l Veysel BALKAYA
Formula 1'de 4 yarış geride kaldı. Avustralya, Malezya, Bahreyn ve İspanya... Artık bir sonraki durak İstanbul Park olacak. Hani şu sadece senede bir gün uğradığımız ‘gitmesek de görmesek de o pist bizim pistimizdir' şarkısının en iyi uyarlandığı en pahalı, en statik ve en bize kapalı ve pahalı olan tesisimiz... Türk sporuna kapalı pistimiz nihayet 11 Mayıs'ta varlığını bir kez daha gösterecek. Bizim heyecanımız büyük. Çünkü dünyanın en büyük organizasyonlarından birine yine tanıklık ve ev sahipliği edeceğiz. Pilotlar trafikten dert yanacak, pistin ne kadar heyecan verici olduğunu kaydedecekler... Bunlar bizi ilgilendiren taraflar. Ancak Formula 1'in son sezonuna göz attığımızda durumun hiç de keyifli olmadığını görmekteyiz.
Büyük ümitlerle girilen sezondan hala bir adım öne çıkabilmiş isim yok! Her yarışı herkes kazanabilir. Pilotlar arasındaki rekabette fazla puan farkı bulunmuyor; herkes birbirine yakın. Ancak bu durum rekabetten kaynaklanmıyor. Tamamen tesadüf sonuçlar ve kazalar üzerine kurulu bir karmaşa söz konusu. F1 pilot rekabetinin kısır tamamen takımlar arasındaki kapışmanın platformunda ilerliyor.
Seyircilerin hayranlıkla izleyebileceği bir pilot yok desek yeridir. Her dönem birkaç karizmatik ismin yer aldığı pist bu sezon yokları oynuyor. Kısacası Schumacher'in pistlere vedasının ardından kimsenin gözü Formula 1'e takılmıyor.
Bu sezon kimi izleyebilirsiniz ki? Geçen yıl kaçırdığı şampiyonluğun ardından hala kendine gelemeyen Hamilton mı? Daha çok küçük ve hiç heyecan vermiyor. Sezon başında yaşadığı ırkçı saldırıların sendromunu atlatamadı. İspanya'da biraz kıpırdadı ve 2. koltuğuna oturdu. Ancak ne stil olarak ne de yetenek olarak kendini kanıtlayabilmiş değil.
Fernando Alonso'ya bakın! İki sezon önce ortalığı alt üst etti. Para için McLaren'e gitti. Orada da Hamilton'un ayağını kaydırmaktan başka bir şey yapmadı. Utanmadan Renault'ya geri döndü. Şimdi Renault karma karışık. Alonso ise 4 yarış sonunda topladığı 6 puanla ‘finişi görünce' takım yetkililerini sevindirir duruma geldi.
Felipe Massa sürücüler klasmanında 4. sırada bulunuyor. Formula 1'in en klişe ifadesi ‘Ferrari koltuğuna mahallenin dolmuş şöforü geçsin o bile ilk 5 içinde yer alır' a karşın Massa'nın durumu aracın performansının üstüne hiçbir şey koyamadığını gösteriyor.
Lider durumda bulunan Kimi Raikonen'in ise Ferrari yükünü taşıyamayacağı ortada.
3. sırada bulunan Robert Kubica'nın ise çok tur atması gerekiyor.
Ruben Barrichello ise İstanbul Park'ta 257. GP'sine çıkacak. Bu bir rekor. Ancak Brezilyalı pilot en zaferini 2004 yılında yaşamıştı. Çin'deki yarıştan bu yana varla yok arası bir durumda.
Tüm bu isimlerin tur attığı pistlerin biraz geçmişine göz atıldığında neyin eksik olduğu ortaya çıkıyor: ‘Karizmatik pilot'... F1 hiçbir zaman olmadığı kadar pilotsuzluk yaşıyor. Geçmişteki isimlerle şimdikileri kıyaslamak mümkün değil. Nerede o eski Formula 1 pilotları? İşte onlardan bir demet...
ARTIK ONLARIN HİÇBİRİ YOK
Alberto Ascari (1950-1955): Formula 1'in emekleme döneminde yarıştığı iki sezonda da şampiyon olmayı başardı.
Jim Clark (1960-1968): İngiliz pilot 1960 ve 68 yılları arasında 2 kez şampiyonluk yaşadı. 1968 yılında Hockenheimring'da kazada hayatını kaybetti.
Chris Amon (1963-1976): İngiliz pilot 1963-76 yıllara arasında 108 yarışa çıktı.
Emerson Fittipaldi (1970-1980): Brezilyalı pilot 2 kez şampiyon oldu. 35 kez podyuma çıktı. Uzun süre en genç podyuma çıkan pilot unvanına sahip oldu.
Niki Lauda (1971-1985): 420.5 puan topladı. Ferrari koltuğunda 3 kez dünya şampiyonu oldu. 1979 çok büyük bir kaza geçirmesinin ardından yarışmaya ara verdi. Ancak 3 sezon ayrı kalabildi. McLaren'de aradığını bulamasa da Formula 1'in gelmiş geçmiş en iyi 10 pilotu arasında yer alıyor.
Nelson Piquet (1978-1991): Brezilyalı 1981, 1983 ve1987'de şampiyonluk şampanyasını patlattı. 1986 Macaristan GP'sinde Ayrton Senna'yı hafızalara kazınan bir şekilde geçen Brezilyalı pilot, Indianapolis'te geçirdiği kazanın ardından kariyerine nokta koydu.
Alain Prost(1980-1993): Profesör lakaplı efsane pilot 4 kez şampiyon oldu. 768.5 puan aldı. Micheal Schumacher'e kadar Formula 1'in en başarılı pilotuydu. Ancak gündemde hep Ayrton Senna ile yaşadığı tartışmalar hatta kavgalar yer aldı. Yine de Alain Prost gibi bir fenomen yarışçı pistlere gelmedi.
Ayton Senna(1984-1994): O, sadece Formula 1'in değil motor sporlarını seven herkesin kahramanıydı. Çok hızlıydı... Ölümü de öyle oldu. 275 kilometre hızla giderken kaza yaptı. 1994'te Imole Pisti'nde hayatını kaybetti. 1988-90-91 sezonlarını şampiyon kapatmıştı. ‘Benim için en kötü derece ikinciliktir' diyen Senna, Formula 1'in efsanesi olarak tarihe kazındı.
Jean Alesi(1989-2001): Fransız pilot 12 sezon yarıştı. Farklı bir tekniği vardı. Çok cesurdu. Fazla bir başarısı olmamasına karşın ciddi bir izleyici kitlesi vardı. Özellikle aldıkları risklerle herkesi hayrete düşürürdü.
Micheal Schumacher(1991-2006): Kırılmadık rekor bırakmadı... 7 kez şampiyon oldu. Formula 1'in gelmiş geçmiş en başarılı pilotu olarak tarihe geçti. Şimdi Ferrari'de yöneticilik yapıyor.