Şampiyonluğa oynayan takım belki de en rahat maçında küme düşmüş takıma yeniliyor, ligin ilk beş sırasındaki hiçbir takımın başında sezon başındaki hocası yok, ortalık demeç savaşlarından geçilmiyor, tribünlerdeki tansiyon gitgide yükseliyor… Dana son haftaya kadar kuyruğu kaptırmamaya kararlı bu sezon!
Engin İpekoğlu idaresinde çıktığı ilk maçta Kartalspor'u 2-1 yenen Kocaelispor, hem Sakaryaspor'un hem de Antalyaspor'un puan kaybetmesiyle hiç beklemediği bir anda liderlik koltuğuna oturuverdi. Kalan iki maçları un-elek meselesini çözmüş takımlarla: Giresunspor-Altay. Dolayısıyla oturdukları yerin kıymetini bilememeleri "çok daha acayip" gibi bir başlık atmamıza vesile olabilir. Zaten şehirde de şampiyonluk kutlamaları şimdiden başlamış durumda. Ama yine de erken havaya girmenin tehlikeli olduğunu elbette onlar bizden daha iyi bilir. Kartalsporlular ise yasal olarak 350 kişilik hakkı varken, 3000 civarında kişiyle Kartal'a gelen, maça giremeyince epey arbede çıkaran Kocaelili taraftarlara sinirli. Şeref tribününde küfrettiklerini ileri sürdükleri, taraftarın toplu gelmesinde payı olduğuna inandıkları Kocaelispor yönetimine daha da fazla öfkeliler.
DERBİ MAÇLA AYNI GÜNE DENK GELMESE...
Bu sezon evinde ilk kez kaybeden Antalyaspor, 16 hafta önce Diyarbakırspor'a kaybettikten sonra girdiği yenilmezlik periyodunu yine bir Diyarbakırspor maçıyla noktalamış oldu. Kocaelispor'un fikstürüne bakınca şampiyon olmalarının zor ama en azından yerlerini koruyup ilk ikiden terfi için şanslarının yüksek olduğu gözüküyor: Gaziantep BB.-İstanbulspor. Bu arada bir hissimizi de söyleyelim, "Elimde bir kamera olsa da Anadolu takımlarının hallerini size göstersem, dert babasıyız biz, zaten kitap da yazacağım" diyen "Fenerbahçe atkılı yorumcu" Hikmet Karaman (Evet, o görüntüyü kafaya takmış durumdayım!), Fenerbahçe-Galatasaray maçının kendi takımının maçıyla aynı güne denk gelmesine çok üzülmüştür herhalde! Hani ne olacak kalkar giderdi Chelsea maçında gittiği gibi. Önceki hafta Sakaryaspor'u, arkasından Antalyaspor'u yenmek kolay iş değil; Diyarbakırspor çok iyi bir hava yakalamış durumda. Play-off için yerleri hâlâ garanti değil ama kağıt üstünde avantajlı durumdalar: İstanbulspor-Samsunspor.
Hafta içinde "Son üç maçımızı kazanıp diğer takımların kaybetmesini bekleyeceğiz" diyen Nejat Biyediç, haftanın memnunlarından. Orduspor'u ilk yarıda attığı gollerle yenen Eskişehirspor matematiksel olarak doğrudan terfi yarışının da içinde. Ama en azından son şanslarını kullanmak isteyecek iki takımla art arda oynayacak olmaları işlerinin kolay olmadığını gösteriyor: Karşıyaka-Boluspor. 14 hafta sonra kaybeden Orduspor da play-off hesaplarına devam ediyor: Kartalspor-Giresunspor. Üstelik iş ikili averaja kalırsa halihazırda üstlerinde duran Erciyesspor'dan daha iyiler.
RİJKAARD DEĞİL ÖZKARA OLURSAN...
Bu, rahat rahat başka bir yazının konusu olabilir, olmalıdır: Frank Rijkaard, Barcelona'nın hocası, son 9 maçta sadece 1 galibiyet aldı. 4 beraberlik 4 yenilgi sayıyı 9'a tamamlıyor. Şampiyonluk Real Madrid'e gitmiş gözüküyor fakat (sezon sonu tasarrufunu bir yana koyalım elbet) işte bu bilançoyla Rijkaard hâlâ takımın başında! Takımın adını tekrarlayalım mı? Barcelona. Hani, dünyanın en iyi beş altı takımından birisi. Peki Sakaryaspor'un 9 haftalık karnesi nasıl? 4 galibiyet, 2 beraberlik, 3 yenilgi. Ama işte yöneticiliği kuşkusuz Barcelonalılar'dan daha iyi bilen Sakaryaspor yönetimi son dakikada yenilen golle alınan İstanbulspor mağlubiyeti sonrasında Hüsnü Özkara'yı anında göndermekte sakınca görmüyor. İstanbulspor evet küme düşmüş durumda, evet şampiyonluk yarışında kabul edilemez bir yenilgi ama bu takımın play-off'ta bir şansı olacaksa sezon boyu takımı çalıştıran, oyuncuların her şeyini bilen bir hoca mı başarılı olur yoksa artık Allah ne verdiyse girişecek bir yeni isim mi? Yani Sakaryaspor'u daha önce de çalıştıran Coşkun Demirbakan'ın işi epey zor: Samsunspor-Erciyesspor.
Son iki maçını Altay ve Sakaryaspor'la oynayacak Erciyesspor'un Giresun deplasmanında aldığı mağlubiyet play-off'a mal olabilir. Bir ara düşme tehlikesi yaşasa da üst üste aldığı dördüncü galibiyetle orta sıralara yerleşen Giresunspor ise artık ligi bitirebildiği kadar yüksek bir yerde bitirmek peşinde.
Mardinspor'u 4-2'yle geçen Boluspor'un, geriye kalan Malatyaspor ve Eskişehirspor maçlarını da kazanıp bir umut üstündekilerin puan kaybetmesini beklemekten başka yapacak bir şeyi yok bu saatten sonra.
MALATYA YİNE KARIŞIK
Karşıyaka için play-off matematiksel imkân dahilinde ancak onlar da trenin kaçtığı kanısındalar artık. Ama şampiyonluk yolunda belirleyici kapılardan birisi olacaklar; bu hafta oynayacakları Eskişehirspor maçına özel önem veriyorlar. Karşıyaka'yı 3-0 yenen Malatyaspor'da pek büyük bir neşe yok: Bir yandan kongre meselesiyle uğraşıyorlar, bir yandan kaptan Atilla Birlik ve Hasan Engin Ekler alacakları ödenmediği gerekçesiyle sözleşmelerini tek taraflı feshettiler, bir yandan eski futbolcularından Celil'in alacakları için kulübe haciz gelmiş durumda.... Allahtan kümede kalma meselesini tam zamanında hallettiler.
Kongre hazırlıkları içindeki bir başka takım Altay da Süper Lig biletini elinde tutan ekiplerden; son iki maçı Erciyesspor ve Kocaelispor'la. Geçen hafta "dörtleme" yapan "Genç Kartal" Adem, bu hafta da "üçleme" yaparak Beşiktaş'a sinyal göndermeye devam ediyor. Altay'a 4-1 yenilen Samsunspor'un kalan iki maçı Sakaryaspor ve Diyarbakırspor'la. Onlar da Süper Lig için vize verecek-vermeyecek takımlardan olacak.
İkinci yarının tamamını evinde oynayıp düşen takım olarak tarihe geçen Elazığspor için "derdi meğer taraftarıylaymış" mı demek gerek? O kadar zaman kazanamadıktan sonra seyircisiz maçta nihayet galip geldiler. Gaziantep BB.'nin bu hafta Antalyaspor karşısında ne yapacağı da lig düğümünün çözümünde çok belirleyici elbette.
ŞEKER PARÇASI
Karabükspor mağlubiyetiyle bu seneye de nokta koymuş olduk. Şimdi önümüze bakmamız gerek artık. "Gelecek sezon kaç teknik adam değiştiririz" hesabını yapmadan (nasıl olsa Metin Yıldız dönüp yine gelir!); "Bu sezon neleri yanlış yaptık?", "Bu iş hamasetle, gazla olmuyor demek" diyerek.