l Ömer GÖZÜ
Bu hafta Ankara takımları, üstelik ellerinde imkan varken, ligde ses getirecek sonuçlar alamadılar. Gençlerbirliği, başlarda biraz zorlasa da, şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe karşısında Kadıköy'de tutunamadı. Ankaragücü, UEFA Kupası'na katılma yolundaki Beşiktaş'a sahasında yenilerek rakibinin umutlarını son haftaya taşımasını sağladı. Gençlerbirliği Oftaş, kendinden hemen bir puan altındaki Denizlispor'a sahasında boyun eğerek yedinci sıradaki yerini rakibine kaptırdı. Yalnızca Ankaraspor küme düşmesi kesinleşen Çaykur Rizespor karşısında deplasmanda kazanarak sıralamada dört basamak birden yükseldi.
***
Cumartesi oynanan ve maalesef üzerinde değinilecek pek az şey yaşanan Oftaş - Denizlispor maçına yine Ankaralıların yoğun ilgisizliği damgasını vurdu. Yurt dışında, özellikle de İngiltere'de küme düşmesi kesinleşen takımların son hafta maçlarındaki onbinlerle ifade edilecek miktarda seyirciyi gördükten sonra, hem izleyen, hem oynayan, hem de görevliler için zaman kaybından öteye gidemeyen bir maçtı. Tribünlerde her zamanki gibi yalnızca birkaç yüz kişi vardı.
Stresten uzak iki takımın, ilgiden uzak maçında sahaya futbol adına daha güzel şeyler konmasını beklemek tabii ki hayalci bir yaklaşım olurdu. Oysa sahada bir tarafta Tozo, diğer tarafta Yusuf Şimşek gibi seyretmesi keyif veren iki oyuncu vardı. Galatasaray gibi, “teknik direktörsüz takım” furyasına katılan ve hafta içi Güvenç Kurtar'la yollarını ayıran Denizlispor, ilk kez yer aldıkları Süper Lig'de kendisinden beklenen “ligde kalma” hedefini çok önceden gerçekleştirmiş olan Oftaş karşısında maça biraz daha konsantre olmuştu. Baştan sona orta saha mücadelesi şeklinde geçen karşılaşmada ilk yarıda biri kendi kalesine olmak üzere iki gol bulan konuk ekip, ikinci yarıda da iyi kapanarak rakibine gol şansı vermedi ve rahat bir galibiyet aldı.
İkinci yarıda Yakubu ve sonrasında da takımın en golcü ismi Serkan Atak'ı oyuna alarak gol bulmaya çalışan Oftaş, devrenin hemen başında kazandığı penaltıyı kaçırmasaydı bu amacına ulaşmış olacaktı. Açık alanda süratiyle etkili olan Yakubu, kapanan Denizli savunmasının içinde hiç etkili olamadı. Topa daha çok sahip olan rakibi karşısında ani ataklar bulan Denizlispor'un farkı açması işten bile değildi. Öte yandan maçın son 15 dakikasında hakem Abdullah Yılmaz'ın Oftaş kaptanı ve defansın bel kemiği İlhan'a çıkardığı gereksiz sarı kart, bu oyuncunun belki de kendini en çok göstereceği Galatasaray maçında cezalı duruma düşmesine neden oldu.
Önümüzdeki hafta, şampiyonluğunu ilan etmek üzere olan Galatasaray karşısına çıkacak Oftaş'ın sarı kırmızılıların yoluna taş koyması, bu mevcut oyun konsantrasyonuyla olanaksız görünüyor.
***
Her zamanki gibi tribünleri dolduran Ankaragücü taraftarı karşısında, ana hedeften uzaklaştığı için olsa gerek, son yıllarda görmediğimiz kadar az sayıda taraftar desteğiyle sahaya çıkan Beşiktaş, iyi bir oyun ortaya koymamasına karşın kazanmasını bildi.
Geçen haftaki iddiasız Kasımpaşa maçında, defansta kendisinin veliahtı olarak gösterilen 17 yaşındaki Abdülkadir Kayalı'yı oynatan Hakan Kutlu, puan ve sıralama için olmasa bile, taraftar ve camia için özel öneme sahip Beşiktaş karşısında bu kez ideal onbirini sahaya sürdü. Oturmuş defans, kalabalık bir orta saha, ileride tek forvet olan Bebbe'ye Murat Erdoğan ve Gökhan'ın desteğiyle şekillenmiş hücum kurgusu ilk yarı boyunca iyi işledi. Bir türlü istenen formu yakalayamayan Bebbe ile olmasa bile Murat ve Gökhan'la pozisyonlar bulan sarı lacivertliler son vuruşlardaki dikkatsizlikleri sonucu gol kaydedemedi. İlk yarıda İlkem'in çizgiden çıkardığı top dışında organize atağı bulunmayan Beşiktaş, önce Delgado'nun frikiğiyle kaleyi yokladı, sonra Murat Duruer'in gereksiz hareketi sonucu kazandığı penaltıyı gole çevirerek öne geçti. Bu pozisyonda ters açıda kalan hakem Hüseyin Göçek'in bir an için tereddüt ettiyse de yardımcısının uyarısıyla verdiği penaltı kararı doğruydu.
İkinci yarıda önce takımın en golcü ismi Jaba'yla forveti ikileyen, sonra da etkisiz kalan Bebbe yerine Diawara'yı oyuna süren Ankaragücü, net fırsatlar yakalayamasa da, rakibine de ciddi pozisyon vermedi. Ancak yine bir duran topta, Tello'nun sol ayak içiyle üst direğin içine kestiği frikiğinin, bu yıl oldukça şanssız ve formsuz bir sezon geçiren Serkan'ın ayağına çarpıp filelere gitmesiyle iki farklı yenik duruma düştü. Bu dakikadan sonra maçla ilgili beklentisi kalmayan sarı lacivertlilerde, aylardır sakatlıkla boğuşan orta saha oyuncusu Onur Acar'ın, son iki dakika için oyuna girmiş olsa bile, tekrar sahalara dönmesi maça dair belki de tek sevindirici olaydı.
Bu sezon ligi haftalar önce kafasında bitirmiş görünen Ankaragücü'nün kadrosu 100. yıl hedefine uygun bir şekilde genç ve yetenekli oyunculardan oluşuyor. Fakat önceki yıl Trabzonspor'a satılan Umut Bulut'un yerini ileri uçta bir türlü dolduramayan başkent ekibinin yeni sezonda transferde önceliği bu mevkiye vermesi şart görünüyor.