Giresunspor'u 2-0 yenen Kocaeli'de kutlamalar geçen hafta olduğu gibi sürüyor. Fiili olarak terfiye en yakın takım durumdalar. Bazı arkadaşlar “Kocaelispor düşmanı” diyecek tabii ama teoriyi işin içine sokalım: Altay'dan puan alamamaları halinde Sakaryaspor da maçını kazanırsa, ikili averajda Sakarya'nın gerisinde olduklarından bir anda play-off oynamak durumuyla yüzyüze gelebilirler. Engin İpekoğlu, durumun farkında, nispeten itidalli konuşuyor.
Aslında Antalyaspor'un son hafta hem evinde hem de çoktan küme düşmüş İstanbulspor'la oynayacağını düşünecek olursak, onlar da Süper Lig rezervasyonunu yaptırmış durumdalar sanki. Fakat İstanbulspor, tam da Sakaryaspor'a yaptığı gibi bir şey yapmaya kalkarsa... İşte o zaman, bu hafta Antalya'da tura çıkan binlerce taraftarın sevinci de kursaklarında kalabilir. Zira örneğin herhangi bir puan eşitliği durumunda üçlü averajda en kötü takım Antalyaspor. Tabii bu arada Gaziantep BB. maçı için birtakım iddialar ortaya atan Eskişehirspor Başkanı Nebi Hatipoğlu'nu da sertçe kınıyorlar.
Yeni hocaları Coşkun Demirbakan'la çıktıkları ilk maçta Samsunspor'u 3-0 yenerek ümidini son haftaya taşıyan Sakaryaspor'unki en kolay hesap: Erciyesspor'u yenip, Antalyaspor'un ya da Kocaelispor'un puan kaybetmesini bekleyecekler. Ama mesele, Erciyesspor'un da play-off'a kalabilmek için mutlaka kazanmak zorunda olması. Daha önce Sakaryaspor'la bir kez play-off'ta finale kadar yükselmiş Coşkun Demirbakan, play-off vaziyetlerine şimdiden hazırlanıyor yani.
YOLLARIMIZ BURADA AYRILIYOR...
Eskişehirspor hafta içinde Sergen'le, yaygın söylentiye göre uğruna Metin Diyadin'i gönderdikleri Sergen'le, yolları ayırma meselesiyle gündeme geldi. Sergen yaptığı açıklamada meselenin futbolcuların alacaklarını dillendirmesi olduğunu söylüyor: “Futbolcu arkadaşlarım ‘Alacaklarımız var. Kaptanımız da sensin. Alacaklarımızı başkanla konuş' dediler.Ben de kaptan olarak çıktım ve başkanla konuştum. Ama bu görüşmede başkanımız bana kaptan olarak değil de sanki futbolcuları ayartan kişinin ben olduğumu söylemeye çalıştı. 'Bu şartlarda seninle işimiz olmaz' dedi. Benim de, benle işim olmayan takımla işim olmaz. Eşyalarımı toparladım ve gittim. Ama daha sonra başkan alacakları olan herkesin ödemeleri çek ve senetle vermiş. Arkadaşlarıma da helal olsun. Beni öne attılar ama kendileri alacaklarını aldılar, idmana da çıkmışlar.” Sezon sonunda futbolu bırakıp yorumculuğa başlayacağını da ekliyor. Bu hafta Karşıyaka'dan aldıkları beraberlikle artık play-off'a odaklanacak Eskişehirspor, senelerdir olduğu gibi iyi başlayıp kötü bitirme geleneğini orada kırabilecek mi göreceğiz. Karşıyaka'da ise play-off şansının kesin olarak bitmesinin üzüntüsü var.
Neredeyse sezon ortasına kadar epey çalkalanan Diyarbakırspor, 2-1'lik İstanbulspor galibiyetiyle play-off'u garantiledi. Doğrusu, başarı. Fakat işler güllük gülistanlık değil: İç transferde takımın yarıdan fazlasının sözleşmesinin bitmesi, FIFA'nın eski oyuncuların alacaklarına dair vereceği kararın beklenmesi biraz gerginlik yaratıyor.
HAFTANIN VOLESİ
Boluspor, “haftanın volesi”ni vuran takım: Erciyesspor'un evinde yenilmesiyle ilk altıya girdiler. Şimdi her şey kendi ellerinde; Eskişehirspor'u yenerlerse play-off maçları için İstanbul'a gelecekler. Ligi kapatan Malatyaspor'da ise mevcut başkanın da tekrar aday olmayacağını açıklamasının ardından başkanlık için aday çıkmayınca kongre ertelendi. Gelecek sezonun hesabını yapacak durumda da değiller yani.
Erciyesspor, teknik direktör Mehmet Bulut'un deyimiyle “şaka gibi” bir maçtan sonra skor tabelası 2-1 Altay'ın üstünlüğünü gösterince, ilk altıdan kendi kendine çıkmış oldu. Sakarya'da doğrudan terfi peşindeki Sakaryaspor'u geçmeleri çok zor tabii. Son 10 dakikada attığı gollerle Erciyesspor'u geçen Altay'da “Adem Büyük” dediğimiz üçüncü hafta bu: Genç Kartal, yine gol attı. Öte yandan İzmir ekibi de kongre işleriyle meşgul takımlardan birisi. Uzaktan takip ettiğimiz kadarıyla sezon başından beri güzel bir futbol adamlığı portresi çizen Nafiz Zorlu'nun başkanlığa aday olmayacağını açıklaması sadece Altay için değil memleket futbolu için de bir kayıp.
ŞAKA GİBİ...
Erciyespor-Altay maçına “şaka gibi” deyince Orduspor-Kartalspor maçına diyecek ne kalıyor? 14 hafta sonra ilk defa önceki hafta kaybeden Orduspor, ki evinde sadece 1 defa kaybetmişti, Kartalspor'a evinde 5-2 yenildi. Şüphesiz kaleci Şenol'un (muhtelif zamanlar yazdık, tekrar edelim; kendisi 1997'de Şekerspor'u 1. Lig'e çıkaran adam olduğundan gönlümüzde önemli bir yer tutar) maçın ilk yarısında oyundan atılması önemli bir faktör bu yenilgide. Play-off için artık Giresunspor'u yenmeleri de yetmiyor. Maçtan sonra çıkan arbede biraz da bu kadar farklı bir mağlubiyetten kaynaklanıyor elbette. Lige şahane başlayan, sonra düşüşe geçen Kartalspor ise hiç değilse finali sükseli yapma hevesinde olduğunu açıkça gösterdi. 2A'ya bu sezon çıkan bir takım için gösterdikleri performans gayet iyi doğrusu.
Kongresi ertelenen bir başka takım Elazığspor'un, giderayak kendisi gibi düşen Mardinspor'u yenmesi ancak takımın istatistiklerinde yer edebilecek bir galibiyet artık.
ŞEKER PARÇASI
Deplasmanda alınan Mersin İdman Yurdu galibiyetinin anlamı hiç değilse ilk beşteki yeri koruyup ekstra play-off'lardan bir imkân aramak. Dolayısıyla gayet önemli buradan gelen üç puan. Ne de olsa ekstra play-off denilen şey her zaman bir sürpriz getirebilir...