CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Mert Aydın
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Gizem Altınkaya
Çağrı Develioğlu
Tolga Özek
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

FC Barcelona: Yeniden Yapılanma Dersi

Kendilerini şirket gibi yönetemeyen kurumlar FC Barcelona'nın mali çöküşe yaklaştığı 2003 sonrası gerçekleştirmiş olduğu dönüşümden dersler çıkartmalıdır.


NTVSPOR
Güncelleme: 13:15 TSİ 21 Mayıs 2008 Çarşamba

Türk futbolunun küresel arenada başarısının tartışıldığı bugünlerde Türk futbol kulüpleri sadece sahada değil ekonomik alanda da farkında olmadan ciddi yenilgiler yaşamaktadır. Ekonomik değer yaratmak anlamında Türk futbolunun 4 büyükleri ciddi zaaflar göstermektedir. Kurumsal organizasyonlarını tamamlayamamış, denetim mekanizmalarını oluşturamamış, gelir kalemlerini iyi yönetemeyen, gider yönetimini ise hiç düşünmeyen bu yapılar bireylere bağlı kalmış durumdadır. Kendilerini şirket gibi yönetemeyen bu kurumlar FC Barcelona’nın mali çöküşe yaklaştığı 2003 sonrası gerçekleştirmiş olduğu dönüşümden dersler çıkartmalıdır. Yıllardır bu kulüpleri yöneten yöneticiler ve bu kulüplere gönül verenler için bu sezonki sportif performansı tartışılsa da FC Barcelona’nın dönüşümü ders niteliğindedir.

FC Barcelona, 2000-2003 arasında başkan Gaspart döneminde hem ticari hem de sportif açıdan çöküş yaşadı. 22 yıllık Nunez idaresinden sonra başkanlığı değişim sloganı ile devralan Gaspart konsensüs sağlamak amacı ile 100 kişilik bir danışma kurulu oluşturdu; beş idari birime ayırdığı kulüpte her birime birden fazla sorumlu atayarak yapıyı karmaşıklaştırdı. Yönetimsel sorunlardan dolayı 2001 senesinde €38 milyon, 2002 senesinde €48 milyon ve 2003 senesinde €71 milyon operasyonel zarar edildi. Plansız oyuncu transferleri maliyeti 2 sezonda €287 milyona ulaştı; kulüp bu dönemde hiçbir kayda değer sportif başarı sağlayamadığı gibi gelirlerini de arttıramayarak futbol dünya gelir liginde €123 milyon ciro ile 13. sırada yer aldı. Kulübün kadro giderlerinin cirosuna oranı %88 düzeyine geldi. Kulübün 2003 senesinde toplam borcu 3 yılda ikiye katlanarak €186 milyona ulaştı.

Bu noktada genç avukat Laporta yeniden yapılandırma vizyonu ile başkanlığa aday oldu. Nike eski direktörü Rosell, Diamond Cluster firmasının iki ortağı Ingla ve Soriano gibi başarılı profesyonellerden oluşan genç ve koyu Barcelona’lı bir kadro ile yola çıktı. Soriano ve Ingla çok detaylı bir strateji planı hazırladı ve buna göre net hedefler koyuldu: bütçe açığı olmayacak; €50 milyon para girişi ile yola çıkılacak; kulüp kısa zamanda kara geçecek; ana yatırım bir yıldız futbolcuya yapılacak; Cruiyff zamanındaki prestij ve ekonomik başarı yakalanacak. Yönetime geldiklerinde yapacakları ilk 45 iş tanımlandı; görev dağılımını yaptılar ve yeniden yapılandırmanın şok fazı diye adlandırdıkları dönemi tamamen planladılar. Bu planlar üyelere ve halka açıklandı ve yeniden yapılanma için altyapı hazırlandı. Seçimi dünyanın önemli reklam şirketlerinden Bassat & Ogilvy ortağı Bassat karşısında kazandılar.

Kısa bir denetim ve tespit çalışması sonrası stratejiyi doğruladıktan sonra yeni yönetim idari yapılanmayı değiştirip kendi içinden bir CEO atadı. Daha önce tanımlanan liyakat esaslı görev dağılımını yaptılar ve tam zamanlı olarak işe koyuldular. İlk yıl kriz yılı olarak tanımlandı. Yöneticiler kendi kaynaklarından €25 milyon yatırarak Ronaldinho’yu transfer ettiler. Borç La Caixa bankası ile yeniden yapılandırılıp uzun vadeye yayıldı. Hedef hiçbir sezon bütçe açığı vermeden borcu kapatmaktı. Kulübü yeni üyelere açıp, üye aidatlarını ve kombine kartları zamlı satarak kulübe kaynak yarattılar. Giderler ciddi anlamda kısıldı; yüksek giderli oyuncular elden çıkarıldı; maaşlar sabitten maç başına döndürüldü. Lig maçları yayın hakları yıllık €54 milyona 5 yıllığına satıldı. Kulüp formasını milli forma olarak gördüğünden krizde bile formasına reklam almadı. İlk yıl sonunda gelirler 123ten €170 milyona çıkarken, giderler 196dan €163 milyona düşürüldü. Net kar €1.5 milyon oldu ve hiç bir sabit varlık satılmadı. Bu kriz yılını başarı ile atlatan Laporta yönetimi kriz sonrasında durmadı:

· Nike ile teknik sponsorluk için kurulmuş olan %50-50 ortak şirket (joint venture) yapısını geliştirildi. Her yıl €30 milyon gelir elde ediliyor.

· Maç günü gelirleri devamlı artarak kombine sayısı 85,000e ulaştı. Dünyanın en çok maç günü geliri elde eden 3.kulübü olundu.

· Maç günü dışı stat gelirleri konferans, müze ve stat turu ve catering ile 7 kat arttırılarak yıllık €21 milyona ulaştı.

· Altyapıdan Messi, Dos Santos, Bojan gibi yıldızlar yetiştirildi.

· 2006da TV sözleşmesinin son 2 yılı €210 milyona MediaPro’ya devredildi. Sonrasında 5 yıllık €750 milyonluk bir anlaşma yapıldı.

· 2006 Haziranında kulüp €42 milyon yatırım yaptığı yeni tesislerini açtı.

Sonuçta kulüp yönetim devamlılığı ve planlı adımlarla yola devam eden kulüpte gelirler üç sezonda %110 arttı ve 2006da €259 milyon ciro ile dünya gelir liginde 2. sıraya gelindi. Gider yönetimi de aynı disiplinde devam ettiğinden her yıl operasyonel kar sağlandı; 2006da €17 milyon ve 2007de €20 milyon kar edildi. Bu dönemde iki lig ve bir Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu kazanıldı. Kulüp bu değişim yönetimi ile ders kitaplarına konu oldu. Bu başarı iyi tespit, planlama, yetkin ve profesyonel yönetim ve iyi uygulama ile gerçekleşen tam bir yönetim bilimi zaferidir. Acaba ülkemizde bu başarıdan ders alacak spor kulübü çıkar mı?

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 enes zontul - İstanbul 27 Haziran 2008, Cuma 13:07  
ntvspor seviyorum ben fenerbahçeliyim bizim yeni teknik direktör aragones
 metin oktay - Zonguldak 20 Mayıs 2008, Salı 00:35  
Herkez diyor, ispanyada şu; premier ligde bu oluyor diye. Ama en önemli nedenlerden biri unutuluyor. Kişi başı milli gelir ortalaması. Asıl ders kitaplarına girecek olan asgari ücretle çook da zor olmasına karşın yaşamayı beceren türklerdir. Herşeyin başı para. Reklam ve pazarlama 0. organizasyon ve turnuva hazırlama 0. 0 larla dolu bir ülkede yaşıyoruz. Bence bizim takımlarımız halen bile çok iyi idare ediyor.
 Mehmet Hacıoğlu - Bursa 19 Mayıs 2008, Pazartesi 15:48  
Ben de galatasaraylıyım arkadaşım.Ama Türkiye'de işi, işi bilenler yapmıyor, orada burada tanıdığı olan yönetime gelir ve aklının çalıştığı kadar iş yapar.Ben Galatasaray'ın mali yönden pek de iyi işler yapacağına inanmıyorum. Tabiki umuyorum ama çok zor. Fenerbahçe de yakında sıkıntılı günlere hazır olsun. O para bir gün kesilecek, zaten paranın da nereden geldiği meçhul.Forma satarak o kadar para kazanamazsın.Burası Türkiye, herkese hatırlatırım.Umarım bu düzen değişir.19Mayıs Kutlu Olsun

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Trabzonspor 11 26
2 Beşiktaş 11 22
3 Ankaraspor 11 22
4 Sivasspor 11 21
5 Galatasaray 11 20