l Veysel BALKAYA
Avusturya ve İsviçre Avrupa'nın futbol kültürü bakımından vasatın altında ülkeleri Euro 2008 finallerinde misafir ağırlayacaklar. Bu turnuva için uzun zamandır kendilerine çeki düzen vermeye çalışıyorlar. Özellikle Avusturya... Son yıllarına baktığımızda Avrupa'da belli bir başarı çıtası yakalamış hocaları ülkeye getirdiler ve 'Bizi baştan yarat' dediler. Daum ve Trapattoni gibi Avrupa futbolunun iki farklı fenomeni bu coğrafyadan geçti. Bir de arkalarına sponsor desteği alan kulüpler liglerindeki çıtayı biraz olsun yükselttiler.
İsviçre ise turnuvalarda çokça boy gösterse de Avrupa'nın sıradan ekiplerinden bir tanesi olma kaderini yenemedi. Tarihimizde kocaman bir yeri var İsviçre'nin... Mahallenin kavgalı çocuklarını oynayacağız onlarla hem de onların mahallesinde.
2004'de Yunanistan keyifsiz, kapanan, oynayan değil oynatmayan futbolla kupayı havaya kaldırmıştı. Üstelik Otto Rehhagel, 1960'dan beri oynanan finallerde şampiyonluğu bir ülkenin başındaki 'ilk yabancı teknik direktör' olarak kazanmıştı. Avrupa futbolunun son şampiyonasında duran toplar, ön liberolar ve orta sahanın kalabalıklığı hayati önem taşımıştı. Biraz da sıkılmıştık. Geride bekçi gibi duran savunmadan aldığını en iyi hücumcuya vermekle görevli ön liberolar futbolun yeni efendileriydi. 10 nuramalar onların ayaklarının kendisini görmesi için can atıyordu. İşte bu rüzgar artık en pahalı oyuncuların bu ön liberolar olmasını sağlamıştı. Transfer sezonu öncesinde takımlar artık önce ön libero sorununu çözmekle işe başlamıştı. Kimi takımlara bir tane bile yetmiyordu.
Görünen o ki yine turnuvanın yıldızları arasında bu pozisyondaki 'futbol hamalları' olacak. Fransa Diarra, Makelele, Vieira ile 3 tane birden ön liberoyla finallerde oynayacak. Makelele ve Viera'nın sakatlıkları olmadığı sürece oynamaması gibi bir durum zor gözüküyor.
İsveç'de uzun süren sakatlığının ardından aylardır formadan uzak kalan Galatasaraylı Linderoth tereddütsüz kadroya alındı. İspanya'da Aragones Raul gibi bir prensi evde bırakarak ilk depreme imza attı. İspanyolların Senna, Xavi, Iniesta ve Xabi Alonso orta saha tercihi ön liberoya verdiği önemi gösterdi.
Bizde de durum farklı değil. Mehmet Aurelio, Mehmet Topal, Ayhan Akman ve Emre gibi isimler bu zorlu görevi bekleyecek.
Portekiz'de Scolari'nin Maniche'yi kadroya almaması aşırı öz güvenini gösterse de Brezilyalı teknik adamın önceki turnuvalarda olduğu gibi elindeki 11 iyi oyuncuyu mevki gözetmeksiniz sahaya yayması yüksel ihtimal.
RUSYA'DA ÖZE DÖNÜŞ
Rusya'da Hiddink belli ki Moskova'da geçirdiği günlerde elinden tarih kitabını düşürmemiş. SSCB adıyla tarihinin tek büyük kupasını 1964 yılında kazanan Gavril Kachalin'in yaptığı gibi kadroda Rusya dışında bir ülkede futbol oynayan oyuncu tercihini Nürnbergli Ivan Saenko istisnasıyla bozmuş. SSCB'nin Avrupa futboluna damga vurduğu dönemde Rusya Ligi'nden gelen oyuncuların katkısı büyüktü. Rusya Ligi'nin çok kaliteli olmadığı kesin. Buradan çıkan bir kadroya Hiddink ne kadar katkı sağlayabilir merak konusu. Fakat unutulmaması gereken Hiddink'in çok tecrübeli bir isim olduğu...