|
|
 |
Ders: Futbol, Konu: Güzel Oyun
Çek maçı zor. Aslında bu Çek takımı benim son 20 senedir seyrettiğim en kötü Çek takımı. Ancak içim acıyarak söylemem lazım ki bizim Milli Takım da bu turnuvanın - İsviçre'yi elemiş bile olsa - en kötü top oynayan takımı.
NTVSPOR
Güncelleme: 10:44 TSİ 18 Haziran 2008 Çarşamba
Mac 1-1 gidiyor; İsviçre oyunu hızlandırmaya çalışırken bizimkiler skordan memnun, oyunu ağırdan alıyorlar. Derken Fatih Hoca'nin ilk maçta yer vermediği Arda'nın şans dolu golü geliyor. Şans demişken Semih'in kafa şutunu bu turnuvada çıkartamayacak bir kaleci yok zannederdim – dün akşamki Coupet bile çıkartırdı herhalde. Önüme kim gelirse sarılıyorum. Daha sarılma faslı bitmeden arkadan biri sırtıma dokunuyor. Kim bu diye dönüyorum. Karşımda maç boyu arkamda oturan hatta zaman zaman 'Hop Swiss' bağrışlarıyla beni kızdıran genç. Yüzünde bir tebessüm elini uzatıyor: 'Siz bizden daha iyiydiniz. Tebrikler, umarım çeyrekfinale çıkarsınız.' diyor. Maç bittiğinde çıkan bütün İsviçreliler tek tek bizi tebrik ediyor.
Hollanda-Fransa maçı Bern'deyiz. Hepimizde Türk Milli Takım formaları var. Yolda gören Hollandalısı, İsviçrelisi, Fransızı herkes dili döndüğünce 'Türkiye' diye bağırıp gülümsüyor. Bilmeyenler icin biraz bahsedeyim. Hollanda maçları eğlencenin en yoğun - evet bu sefer ne yazık ki İngiltere de yok - yaşandığı karşılaşmalardır. Bütün şehir 'Orange' renge bürünür ve içki seller gibi akar. Garip kılıklı 1.90 boyunda 50 yaşüstü insanları görüp şaşırırsınız. Futbolun bir eğlence olduğunu çok iyi anlamıştır Hollandalılar. Örnek vermek gerekirse Bern'deki Stade de Suisse Wankdorf'un kapasitesi 32.000, maç için Bern'e gelen Hollandalı sayısı 80.000. Üzerinde İsviçre forması bulunanlara formamı gösterip gülüyorum, gelip tebrik ediyorlar. Günün sonuna doğru artık tebriklerden bunalıp bir ara 'Acaba formayı çıkartsam mı?' diye bile düşündüm doğrusu.
Karikatür olayına gelince, bence gayet kaldırılabilir ve mizah dolu bir çizimdi Hakan Yakın ve Fatih Terim'i hicveden karikatür. Eger İsvicre'ye yenilseydik Fatih Terim'i nasıl bir ortamın bekleyeceğini hepimiz biliyoruz. Yaşı 30'un üzerinde olan futbol izleyicileri Türk spor basınının Fotospor dönemini hatırlar. Attıkları başlıkları burada 20 sene sonra bile yazamıyorum. Ersun Yanal'ı son derece haksız ve saygısız bir şekilde gönderip takımı kurtarsın (!) diye görev başına getirilen Fatih Hoca'nın federasyon ekibiyle beraber İsvicre maçlarını getirdiği hali düşününce buraya gelen ve İsviçre'yi İsviçre'de eleyen Türkiye'nin formasıyla etrafta cirit atan bir Türk taraftarı olarak görüntü daha da netleşiyor. Maç sırasında Fatih Terim'in saha kenarindaki hareketlerine, kendini kaybetmesine bakıyorum da...
İkinci devre sahaya çıkış sahnesi gözümün önünde. Türkiye’de ne kadar gösterildi bilemiyorum. Büyük ihtimalle çelik konstrüksiyon, boru ve demir kaplama sanal reklamlarından seyredememişsinizdir. İsviçre Milli Takımı kosarak taraftarını son derece motive edici bir şekilde sahaya fırlarken bizimkilerde bir bitiklik var, sanki zor yürüyorlar. İsviçre zaten teknik kapasitesi yüksek bir takım değil, koşarak savaşarak ellerinden geleni yapıyorlar. İlk yarıdaki topu suyun içinden geçirmeye çalışan oyuncularımızı görünce maçı kazanmakla ilgili zerre kadar umudum yok. Ama Fatih Hoca'nın dediği gibi: 'This is football. That is football. Everything is something happened.' Yani bu futbol, herşey olabilir. Nitekim aşağı yukarı herşey oluyor Basel'de; oyuncu değişiklikleri işe yarıyor, Semih'in kafasını kaleci çıkartamıyor ve 'Hadi artık maç bitsin de gidelim' dediğimiz dakikalarda Arda'nın şutunda top defansa çarpıp ağları buluyor.
Çek maçı zor. Aslında bu Çek takımı benim son 20 senedir seyrettiğim en kötü Çek takımı. Ancak içim acıyarak söylemem lazım ki bizim Milli Takım da bu turnuvanın - İsviçre'yi elemiş bile olsa - en kötü top oynayan takımı. Belki de tarihte ilk defa uygulanacak şekilde gruptan çıkan takımı o maçın sonunda atılan penaltı atışları belirleyecek. Şansımız var ve turu geçersek bizi Hırvatistan bekliyor olacak. Almanya, İspanya, İtalya, Hollanda ve Fransa ile oynamadan yarı finale çıkma şansımızın olması çok umut verici. Üstelik bu tip maçları da oynayabilecek bir takımız. Fatih Hoca sinirini bir kenara koyar ise çeyrek finale çıkmış bir Türk Milli Takımı'nı çok da zorlanmadan yarıfinale taşıyabilir, buna tecrübesi fazlasıyla yeter. Buna benzer bir yorumu Türkiye-Çin maçından sonra Kore'den yapıp tutturmuştum. Ancak o zaman takımın başında misyonsuz, vizyonsuz, karizmasız ve 'ışığı önüne değil gözüne tuttuğumuz' Şenol Güneş vardı. Hadi rastgele çocuklar…
|
koray düzkaya - Ankara |
16 Haziran 2008, Pazartesi 11:28 |
|
bu ne kadar terim kompleksidir
anlamadım gitti daha iyisini
yapacaksınız buyrun siz geçin ama
olmaz klavyenin başından eleştirmak
daha kolay
|
ömer - İstanbul |
16 Haziran 2008, Pazartesi 10:36 |
|
şenol güneş' e ballı diyen
yorumcuların şimdi terim hakkında
nasıl methiyeler düzeceğini göreceğiz
önümüzdeki günlerde. ne kimse dünyanın
1 numaralı kalecisi cech' in yaptığı
akıl almaz hatayı, ne 2-0 da direkten
dönen topu, ne o topa müdahale etmek
isteyen emrenin rakibinin alnına giden
tekmesini ve es geçilen penaltıyı
konuşacak. yine imparator terim
olacak. neyse terim' e rağmen dün gece
beni sevinçten uyutmayan bütün
oyucuları canı yürekten kutlarım...
|
uğur baş - İstanbul |
16 Haziran 2008, Pazartesi 02:00 |
|
abi dogru sölüyonda;bu takım deli bi
takım bak acayip hiçbiyerde olmayan
galibiyetler alarak çeyrek finale
çıktık.bu eledigimiz çek takımı dünya
sıralamasında 4. sırada dikkatinizi
çekerim
|
|
|
 |
| LİGDE PUAN DURUMU |  |  | | | | O | P | | 1 | Beşiktaş | 34 | 71 | | 2 | Sivasspor | 34 | 66 | | 3 | Trabzonspor | 34 | 65 | | 4 | Fenerbahçe | 34 | 61 | | 5 | Galatasaray | 34 | 61 | |
|
|