NBA'de Los Angeles denince akıllara ilk gelen takım kuşkusuz Lakers. Magic Johnson, Kareem Abdul Jabbar, Shaquille O'Neal ve Kobe Bryant gibi ligin sayılı yıldızlarıyla birçok başarıya imza atan Lakers, şehrin diğer temsilcisi Clippers'ı her zaman ikinci planda tutmayı başardı; ancak bu durumdan oldukça sıkılan kulüp yöneticileri NBA'in en önemli isimlerinden Baron Davis'i kadrosuna ekleyerek zirve için mücadele eden bir takım oluşturmanın hesaplarını yapıyor.
Bir önceki sezon sakatlığı nedeniyle çok uzun bir süre kenarda oturmak zorunda kalan Elton Brand'in bu yaz serbest kalması ve özellikle de Golden State Warriors'ın yıldız oyuncuya maximum kontrat önermesi, Clippers'lı yöneticileri zor durumda bırakıyor; fakat Brand'in önceliğinin Los Angeles temsilcisi olduğunu belirtmesi takıma güven aşılıyor.
Brand'in Clippers ile sözleşme yenilemesi durumunda takım olma yolundaki en büyük engellerinin Corey Maggette olacağı kanaatindeyim. Bu yaz Brand gibi serbest kalan oyunculardan biri olan Maggette, geçtiğimiz sezon 70 maçta görev yaptı ve 22.1 sayı, 5.6 ribaunt , 2.7 asist ve 1 top çalma ortalamasıyla oynadı. Aslında istatistiklere bakıldığında bu ismin Clippers için çok önemli olduğunu düşünebilirsiz; ama ben Maggette'nin sadece kendisi için oynayan ve takım başarısını ikinci planda tutan bir oyuncu olduğunu düşünüyorum, aslında onu Ricky Davis'e benzetiyorum. Bu yüzden Clippers'ın özlediği başarılara ulaşabilmesi için Maggette ile sözleşme yenilense dahi bu oyuncuyu takasta kullanarak önemli bir dış şutörü kadrosuna eklemesi gerekiyor.
2008 draftında oyun kurucu pozisyonunu güçlendirmek için ilk tur 7. sırada Eric Gordon'ı seçen Clippers'ın geçtiğimiz sezon sakatlığı sebebiyle forma giyemeyen ve bu yaz serbest kalan Shaun Livingston ile sözleşme yenilemesine ise kesin gözüyle bakılıyor. Tecrübeli oyun kurucu Brevin Knight'ı da kadrosunda bulunduran Clippers'a Baron Davis'in de katılması ile takımın çok farklı bir kimliğe bürüneceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Baron Davis'in Clippers ile anlaşmasındaki en önemli etkenlerden biri de kuşkusuz onun bir Los Angeleslı olması. Daha önce de doğduğu şehrin takımında oynamak istediğini birçok kez dile getiren Davis, hem bir hem de iki numara oynayabilen çok yönlü bir yıldız. Güçlü fiziğiyle pota altından da skor üretebilen tecrübeli isim, üç sayı çizgisinin gerisinden kaydettiği basketlerle takımını tek başına sırtlayabilen bir basketbolcu.
Clippers'ın dış şutlarda en fazla güvendiği isim ise yine Cuttino Mobley olacak. Tecrübeli oyuncu çok önemli bir şutör; ancak istikrarlı bir oyuncu olduğunu söylemek çok zor. Tim Thomas ise, Phoenix Suns'ta yakaladığı çıkışı Los Angeles'a yansıtmayı başaramadı; ama iddialı bir kadro oluşturulmasıyla o da önümüzdeki sezon parlayabilecek isimlerden biri olabilir.
Takım en önemli parçalarının ise Chris Kaman ve Al Thornton olduğunu söyleyebiliriz.Çaylak sezonunda 12.7 sayı – 4.5 ribaunt ve 1.2 asist ortalaması yakalayan Thornton, önümüzdeki sezonlarda ligin önemli isimlerinden biri olabileceğini kanıtladı. Chris Kaman ise, yaşadığı sakatlıklar nedeniyle 2007-2008 sezonunda 56 maçta görev yaptı; ancak görev adamı olma özelliği ve güçlü fiziğiyle dikkat çeken Kaman, pota altında hem savunmada hem hücumda sergilediği performansla her takımın kadrosunda bulundurmak isteyeceği oyunculardan biri.
Sonuç olarak Clippers bu oyuncuları kadrosunda tutmayı başarabilir ise, Batı Konferansı'ndaki rekabetin daha da artacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Clippers ile ilgili en büyük soru işareti, bu oyuncular arasındaki takım kimyasının oluşturulup oluşturulamacağı. Yıldız oyuncuların egolarını bir kenara bırakıp takım ruhunu ortaya çıkarabilmesi durumunda ilk başta Los Angeleslılar, daha sonrada biz basketbolseverler çok daha üst düzey bir rekabeti takip edebilme fırsatı yakalayacağız.