NBA, dünyanın en büyük spor organizasyonlarından bir tanesi ve kuşkusuz her basketbolcunun hayali bir gün NBA takımlarının formasını giyebilmek; ama son dönemde kontratlardaki sıfırların sayısı rüyaların bir adım önüne geçmiş durumda.
Oyuncuların kulübünden alacağı ücretler her zaman karar verme aşamasında belirleyici bir unsurdu, bunu inkar etmiyorum; ancak çok yakın bir zamana kadar oyuncular dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan NBA'in parçası olabilmek ve en iyi basketbolculara meydan okuyabilmek için bonservis ücretlerini kendi ceplerinden ödüyorlardı.
Avrupa kulüplerinin basketbola yaptığı yatırımın artmasıyla birlikte yıldız isimler için Avrupa çok ciddi bir seçenek haline geldi. Bu sezon ezeli rakibi Panathinaikos'un hanedanlığına son vermeye kararlı olan Olympiakos, Atlanta Hawks'ın bu yaz kısıtlamalı olarak serbest kalan oyuncusu Josh Childress'a 3 yıl için 20 milyon dolar değerinde bir teklifte bulundu.
25 yaşındaki yıldız oyuncuya NBA'de talip olan birçok takım vardı; ancak Childress kısıtlamalı olarak serbest kaldığı için diğer kulüpler Atlanta'nın kendi önerdikleri ücretle eşleşen bir kontrat sunacağını düşünerek rotalarını farklı yönlere çevirmişlerdi. Genç yıldızın kısıtlamalı olarak serbest olması Avrupa'ya transfer olmasını engellemiyor, çünkü NBA ile FIBA arasında bu konunda herhangi bir bağ yok.
Atlanta'nın önceliğini bir diğer serbest oyuncusu Josh Smith'e vermesinden rahatsız olan Childress, geçtiğimiz günlerde Olympiakos'lu yöneticilerle görüşmek için Yunanistan'a gitti ve yıldız oyuncuya yakın kaynaklardan alınan bilgiye göre başarılı oyuncuyla büyük ölçüde anlaşıldı.
Bu transfer gerçekleşmese dahi önerilen ücret Avrupa standartlarında gerçekten dudak uçuklatacak boyutta. Aslında bu da bize, her geçen yıl ile birlikte aradaki farkların adım adım da olsa kapanmaya başladığını gösteriyor.
New Jersey Nets'in Sloven yıldızı Bostjan Nachbar ise, 14 milyon dolar karşılığında Rusya'nın Dinamo Moskova takımıyla 3 yıllık sözleşme imzalamayı tercih etti. Konuyla ilgili açıklama yapan 28 yaşındaki yıldız oyuncunun şu açıklamaları ise oldukça dikkat çekiciydi: "Rus takımıyla sözleşme imzaladığım için mutluyum, hatta çok mutluyum. Bu teklif, insana hayatında yalnızca bir kez gelebilecek bir teklifti."
Tek hayalinin NBA'de forma giymek olduğunu defalarca dile getiren ve Memphis Grizzlies ile başarılı bir çaylak sezonu geçiren Juan Carlos Navarro ise, Barcelona'nın önerdiği olağanüstü kontrat nedeniyle yuvaya dönmeyi tercih etti.
Sakatlık yaşamadan önce Kanada temsilcisi Toronto Raptors'ta oldukça başarılı olan Jorge Garbajosa'nın ise bir diğer Rus temsilcisi Khimki ile büyük ölçüde anlaştığı ve imza atma aşamasına geldiği bildirildi.
NBA'de 7. sezonunu tamamlayan Toronto Raptors'ın Sloven pivotu Primoz Brezec ise, İtalyan takımlarından Virtus Roma'nın yolunu tuttu. Sırp pivot Nenad Krstic'in de NBA'de kalmayı istemesine rağmen Avrupa kulüplerinden aldığı yüksek ücretli tekliflerden dolayı Euroleague dönebileceği ifade ediliyor.
Bu örnekleri arttırmak mümkün, ben sadece en dikkat çekici isimler hakkında konuşmak istedim. Bu oyuncular elbette NBA'in en önemli yıldızları arasında yer almıyor, ancak benim vurgulamak istediğim, daha önceki zamanlarda bizlere imkansız gibi gelen transferler gerçekleşebiliyor. Nasıl NBA Avrupa'daki yıldız isimleri çekip alabiliyorsa, Avrupa kulüpleri de basketbola ayırdıkları önemli bütçeleriyle NBA'in önemli isimlerini kadrolarına ekleyebiliyorlar.
Sonuç olarak NBA ile Avrupa kulüplerinin bütçelerini kıyaslamak tabii ki mümkün değil, ama Avrupa kulüplerinin önerdiği ücretleri gördükçe aradaki farkın her geçen yıl adım adım da olsa kapanmaya başladığını ve Avrupa kulüplerinin cazibesinin arttığını söyleyebiliriz.