CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Mert Aydın
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Gizem Altınkaya
Çağrı Develioğlu
Tolga Özek
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
NBA TV'DE BU AY
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Kulüplerimizde devamlılık

Geçen hafta biraz teknik bir konu olan ücret ciro oranını sizlerle paylaşmıştık. Bu oranın yüksek olmasının yarattığı ve yaratacağı sıkıntılardan bahsetmiştik. Bu hafta konunun önemli uzantılarından biri olan kadro devamlılığından bahsedeceğiz.


NTVSPOR
Güncelleme: 11:50 TSİ 13 Ağustos 2008 Çarşamba

Tahmin edeceğiniz üzere ücret ciro oranını yükselten temel sebeplerin başında net bonservis giderleri geliyor; yani oyuncu transferi giderlerinin oyuncu transferi gelirine olan farkı. Eğer bir kulüp her yıl kadro revizyonu yapıyor; yeni oyuncularına yüksek bonservis bedelleri ödüyor ve elindeki mevcut oyuncuları da üzerine para vererek gönderiyorsa, ücret ciro oranının çok yüksek olması gayet normal oluyor. Bir de kulüp bu transferleri sportif ve ekonomik başarıya çeviremiyorsa, kulüp borç yükünü arttırmaktan başka bir şey kazanamıyor. Bu bağlamda kadro devamlılığı bir kulüp için ekonomik olarak ciddi önem taşıyor.

 

Bu kısa bilgi notu ışığında ülkemizdeki durumu üç büyükler açısından incelersek durumun ne kadar kötü olduğunu görebiliriz.  Bu konudaki en kötü performansı şüphesiz Beşiktaş gösteriyor.  Beşiktaş son yıllarda Türkiye'nin gider yönetimi en kötü kulübü olarak göze çarpıyor. 2004 yılından beri Del Bosque, Rıza Çalımbay, Tigana ve E. Sağlam ile birlikte yaklaşık 40 oyuncu geldi; 39 oyuncu gitti. Son 4 yıla bakarsak, en son “terlik” krizi sonrası gönderilen oyuncular ile birlikte kadroda kalmayı başarabilen tek futbolcu Mehmet Sedef. Kulüp geçen sezon transfer için yaklaşık 50 milyon YTL harcadı ve Diatta, Higuan gibi oyuncular aldı. Bu sene transferleri daha uygun maliyetler ile yapsalar da yine her yıl olduğu gibi ciddi bir kadro revizyonuna gittiler. İşin daha da kötü tarafı, toplam yatırımlara karşın sportif anlamda bu dönemde sadece 2 Fortis Türkiye Kupası kazanabildiler.

 

Galatasaray kulübü de Beşiktaş'tan daha tutarlı ve sportif anlamda daha basarili olmasına karşın kadro devamlılığı konusunda sınıfta kalan kulüplerimizden. Galatasaray Fatih Terim, Hagi, Gerets ve Feldkamp ile geçirdiği sezonlarda toplam 60 oyuncu transfer etti. Su anda Fatih Terim döneminde gelen oyunculardan Aykut ve Gerets döneminde gelen oyunculardan da Mehmet Topal ve Emre Aşık kadrodalar.  Feldkamp döneminde gelen oyuncuların akıbetlerini bir-iki sezon içerisinde göreceğiz. Kulüp bu sezon da önemli ve maliyetli transferler yapmayı sürdürüyor. Kulübün bu sezon hariç yaptığı 60 oyuncu transferine yaklaşık 60 milyon dolar net bonservis ücreti harcadığını da göz önünde bulundurursanız, durumun ciddiyetini anlayabilirsiniz.  Ancak bütün bu hatalara rağmen, Galatasaray'ın artıları da var. Bunlardan en önemlisi özkaynak düzeni sayesinde yararlandığı ve aynı zamanda ülke futboluna armağan ettiği oyuncular; örneğin Uğur Uçar ve Arda Turan. Bunun dışında son 4 yılda Galatasaray genellikle çekirdek kadrosundaki bazı oyuncuları uzun vadeli kullanabildi; örneğin Ümit Karan, Sabri Sarıoğlu, Ayhan Akman, Hasan Şaş ve Hakan Şükür. Galatasaray'ın en önemli artısı ise bütün bu kadro türbülanslarına rağmen elde etmekte olduğu sportif başarılar olarak gözümüze çarpıyor. Sonuç olarak kulüp son 4 yılda iki kere lig şampiyonu oldu.

 

Devamlılık ve kurumsallık konusunda iddialı olan Fenerbahçe de diğer büyüklerden çok farklı değil. Fenerbahçe son 4 sezonda Daum, Zico ve Aragones ile çalışarak hoca konusunda devamlılığı yakalayamadı. Kulübün oyuncu kadrosunda da 4 sezonda sadece 6 oyuncu sabit kaldı-  Volkan Demirel, Deniz Barış, Önder Turacı, Selçuk Şahin, Alex de Souza, Semih Şentürk. Kulüp elindeki önemli değerleri kadrosunda tutamadı, hatta Tuncay Şanlı, Ümit Özat, Rüştü Reçber, Van Hooijdonk, Mehmet Aurelio gibi pek çoğunu bir gelir elde edemeden kaybetti. Kulüp sadece 2007de yaklaşık 60 milyon YTL transfer harcaması yaptı.  Bu sene de sadece Guiza'ya 14 milyon Euro ödediler. Unutmayalım ki bugün gönderilmek için değişik yollar aranan Kezman'da bu rakama yakın bir bedelle transfer edilmişti. Büyük ihtimalle Auerlio'nun yerine alacakları oyuncu için de çok ciddi bir bonservis ücreti ödeyecekler.  Dolayısıyla Fenerbahçe de bu konuda üç büyüklerin genelinden farklı bir portre çizmiyor. Fenerbahçe'nin de Galatasaray gibi bazı artıları mevcut; birincisi kulüp Türkiye'de gelir yönetimi en başarılı uygulayan kulüp. Ayrıca Fenerbahçe de sportif anlamda oldukça başarılı; son 4 yılda iki lig şampiyonluğu ve şampiyonlar ligi çeyrek finali oynama başarısını gösterdiler.

 

Trabzonspor sadece kadroda değil, yönetimde bile devamlılık sağlayamıyor. Bu seneki atılım olumlu gözüküyor ve Türk futbolu için bu kadronun başarıya ulaşması en büyük dileklerimizden ancak kulüp 1996'dan beri bir türlü istediği noktalara gelemiyor. Bunun sonucunda da kısa vadelerle yönetim, hoca, oyuncu revizyonları yapıyor. Diğer Anadolu kulüplerimize değinmemize bile gerek yok;  genelde transferler sezonluk, hatta devrelik yapılıyor.  Burada Kayserispor ve Sivasspor gibi tutarlı ve başarılı kulüpleri bir kenara ayırmak gerekli ancak genel itibari durum maalesef böyle. Hatta Diyarbakırspor gibi 4 sezon öncesinin oyuncu ücretini ödeyemeyen kulüplerimiz de var.

 

Bu durumda Türk futbolunda ciddi bir devamlılık sorunu var demek yanlış olmayacaktır.  Bu devamlılık sorunu da ülke futbolumuza “gider yönetimi” zafiyeti olarak yansıyor. Yapılan revizyonlar kısa vadeli olduğundan sportif veya ekonomik başarıya önemli katkılar sağlayamıyorlar. Sonuç olarak yapılan yatırımın geri dönüşü ciro ve kar artışı olarak karşımıza çıkmıyor. Zaten ekonomide bütün büyük yatırımların geri dönüş vadeleri uzun soluklu olduğundan yıllık yapılan kadro revizyonu yatırımları devamlılık sağlanmadığı sürece her zaman kulüplerimize zarar olarak dönecektir. Bu bağlamda kulüplerimiz hem ekonomik, hem de sportif perspektiften bu devamlılık sorununu engellemek durumundalar.  Yani sözde değil özde nokta transfer politikaları, bu transferlerin hem sportif başarı hem de gelir yönetimi mantığı gözetilerek yapılması ve çekirdek kadroların korunması kulüplerimiz açısından hayati önem taşıyor.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 emilio46 - K.Maraş 06 Ağustos 2008, Çarşamba 05:52  
evet beşiktaşın kötü yönetildiği ortada ama muhalefet konuşmaktan başka bişey yapmıyor seçim zamanı kimse meydana çıkmıyor bunda acaba suç demirörenin mi yoksa muhalefetin mi?
 wolky - İstanbul 05 Ağustos 2008, Salı 13:00  
BJK'nin bu seneki transfer politikası geçen senelere göre çok daha derli toplu. Tabii bunda artık ciddi bir kriz olan ekonomik sıkıntıların da etkisi var ama neticede öyle ya da böyle geçen senelere göre daha aklı başında hareket ettiler.Bu yüzden de geçen seneki iskelet kadro korundu,takımın maestroları diyebileceğimiz ouncular ekonomik sıkıntılara rağmen de satılmadı,elde tutuldu. Geçen sene en sorunlu yer defanstı ve bu mevkiye yönelik transferler yapıldı ağırlıklı olarak.Bunları görmek lazım
 acar taylan - Mersin 03 Ağustos 2008, Pazar 17:58  
yazarın fenerbahçe eleştirisi biraz zorlama olmuş sanki.

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Trabzonspor 11 26
2 Beşiktaş 11 22
3 Ankaraspor 11 22
4 Sivasspor 11 21
5 Galatasaray 11 20