Grup maçlarında sergilediği performansla diğer takımlardan çok daha farklı bir seviyede olduğunu gözler önüne seren ve rakip potalara ortalama 104 sayı bırakan ABD, kendilerine rakip olabileceği düşünülen son olimpiyat şampiyonu Arjantin'i rahat bir şekilde geçerek adını finale yazdırdı.
Karşılaşmanın ilk dakikalarında 4-3 geriye düşen ABD, yakaladığı 18-1'lik seriyle skoru 21-4'e getirerek ilk çeyreğin bitimine 2 dakika kala farkı 17 sayıya çıkardı. Arjantin için maçın kaderini değiştirebilecek oyuncuların başında gelen Manu Ginobili'nin ayağındaki sakatlık nedeniyle sahada yalnızca 6 dakika kalabilmesiyle aslında maç ilk çeyrekte sona erdi. Bunu Carlos Delfino'nun maç sonunda söylediği şu sözlerden çok daha net bir şekilde anlayabiliyoruz: "Takımımızın en skorer ismi Manu Ginobili'yi ilk çeyrek tamamlanmadan kaybettik ve NBA yıldızlarından oluşan bir ekip karşısında 21 sayı geriye düştük. Altın madalya şansımızı yitirdik; ama sergilediğimiz mücadeleyle gönüllerin şampiyonu olduk."

İkinci çeyrekte yaptığı alan savunmasıyla ABD'nin pota altından kolay sayı bulmasına izin vermeyen son şampiyon, özellikle de Luis Scola'nın hücumda sergilediği olağanüstü performansla yavaş yavaş farkı kapatarak maça yeniden ortak oldu. Farkın kapanmasında Birleşik Amerikalı oyuncuların dışardan yüksek yüzdeyle şut kullanamamasının etkili olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu noktada Arjantinli oyuncuların yaptığı mücadeleyi küçümsememek gerekiyor, fakat ikinci çeyrekte 19 sayılık farkın 6 sayıya kadar inmesinde en büyük pay yine ABD'li oyuncularındı.
Son olimpiyat şampiyonu karşısında ilk çeyreği 19 sayı farkla üstün tamamlıyorsunuz ve rakibinizin en önemli silahı sakatlığı yüzünden maçı kenardan izliyor. Her nekadar basketbol sürprizlere açık bir oyun olsada böyle bir durumda oyuncuların üzerindeki stresi atarak rahatlaması ve mücadele gücünün düşmesi çok normal.
İkinci yarı başlarken kafalarda soru işareti vardı. Acaba Arjantin hızlı bir başlangıç yaparak ABD'ye korku dolu anlar yaşatabilecek miydi? Ancak, Birleşik Amerikalı oyuncular boyalı alandan Dwight Howard, üç sayı çizgisinin gerisinden LeBron James, Kobe Bryant, Carmelo Anthony'nin ürettiği sayılarla ve en önemlisi de savunmada sahaya yansıttıkları olağanüstü enerjiyle oyunun gidişini istedikleri zaman çok rahat bir şekilde değiştirebileceklerini rakibine kabul ettirdi ve Arjantin'in pamuk ipliğine bağlı olan umutlarını yerlebir etti.

ABD'nin en çok alan savunması karşısında zorlandığı bir gerçek, fakat bunun da üstesinden gelmeyi öğrendikleri ortada. Birleşik Amerikalı oyuncular her zaman dış atışlarda yüksek yüzdeyle oynayamayacaklarının farkındalar ve bu nedenle topu mutlaka pota altına indirmeye çalışıyorlar. Geçtiğimiz turnuvalarda fark kapandığı zaman bir oyuncu sahneye çıkarak kahraman olmanın hesaplarını yapıyordu; ama artık durum farklı ve NBA yıldızları topu ilk önce pota altındaki oyuncu ile buluşturmaya çalışarak doğru basketbol oynuyor.
Nitekim Arjantin maçında fark altı sayıya kadar indikten sonra ikinci yarının ilk dakikalarında savunmada ve hücumda çok daha farklı bir ABD izledik. Savunma baskısıyla çaldıkları topları hızlı hücumlarla kolay bir şekilde sayıya çevirerek rakibin direncini kırdılar ve farkın açılmasıyla rahatlayarak çok daha yüksek yüzdeyle şut kullanmaya başladılar. ABD'li oyuncuların şutlarının da girmeye başlamasıyla birlikte oyundan tamamen kopan Arjantin ise, kendisini NBA yıldızlarına bir kez daha kanıtlamak isteyen Luis Scola ve Carlos Delfino'nun bireysel çabalarıyla oyunda kalmaya çalıştı. İlk çeyrekte psikolojik olarak teslim bayrağını çeken son olimpiyat şampiyonu, enerjilerinin tükenmesi ve ABD'nin ikinci yarıya çok hızlı başlamasıyla rakibine boyun eğdi.
İSPANYA UMUT VERMEDİ
Litvanya'yı mağlup ederek finale yükselen ilk takım olan İspanya ise, yarı finalde sergilediği performansla hayal kırıklığı yarattı. Özellikle üç sayı çizgisinin gerisinden çok önemli silahlara sahip olan Litvanya karşısında savunma düzenini oturtamayan İspanya, savunmadaki hatalarını hücum ribauntları ve pota altında ürettiği sayılarla kapattı. Beklenen mücadele azmini ortaya koyamayan İspanya bir diğer Avrupa temsilcisi Livanya'yı devirerek altın madalya şansını sürdürdüyse de İspanya'nın ABD karşısında sürpriz yapması çok zor.