Türk Telekom Ankara Cup Turnuvası'nın ikinci gününde Efes Pilsen ile Türk Telekom arasında oynanan üçüncülük maçı, Beko Basketbol Ligi'nin bu sezon çok daha çekişmeli karşılaşmalara sahne olacağının sinyallerini verdi. Efes Pilsen ise, uzun bir aradan sonra kadrosuyla basketbolseverlere umut aşıladı.
A Milli Erkek Basketbol Takımı'nın 2009 Avrupa Şampiyonası finallerine vize almasının ardından gözler Beko Basketbol Ligi'ne çevrildi.
Yeni sezon öncesinde yaptıkları transferlerle Avrupa'da ve Türkiye'de çok daha iddialı bir konuma gelen Efes Pilsen ve Türk Telekom, bu yıl ilki düzenlenen Türk Telekom Ankara Cup Turnuvası'nın üçüncülük maçında birbirlerini test etme imkanı buldular.
Sezon öncesinde yapılan hazırlık maçlarında takımların sergilediği performans hakkında değerlendirme yapmak tabii ki doğru değil, çünkü iki takım da, özellikle de Efes Pilsen milli takıma fazla sayıda oyuncu göndermesinden dolayı, tam kadro çalışma fırsatı bulamadı.
Sahada, oyunun gidişatını her an değiştirebilecek çok sayıdaki basketbolcunun yanında dikkatleri çeken en önemli noktalardan biri de sertlik düzeyiydi. İki takım da yaptığı sert faullerle hazırlık maçında dahi kolay sayıya izin vermeyeceklerinin mesajını verdiler.
Karşılaşmanın ilk dakikalarında Türk Telekom Erwin Dudley ile pota altında rakibine üstünlük kurmaya çalışırken, Efes Pilsen Mario Kasun'la etkili oldu. İlk çeyrek sert bir pota altı mücadelesi şeklinde geçti ve Ankara ekibi ikinci çeyreğe 20-19 önde başladı.
Charles Smith'in hücumda ve özelliklede savunmada sergilediği olağanüstü performansla oyuna ağırlığını koyan Efes Pilsen, dış atışlarda Serkan Erdoğan dışında etkili olamayan Türk Telekom karşısında farkı 11 sayıya kadar çıkarttı ve soyunma odasına da 45-36 üstün gitti.
İkinci yarıya savunma sertliğini artırarak giren başkent ekibi, çok önemli silahlara sahip olmasına karşın hücumda etkili olamadı. Üç sayılık atışlarda istediği yüzdeyi yakalayamayan Türk Telekom, Ender Arslan'ın da hücumda devreye girmesiyle son çeyreğe 13 sayı geride başladı.
Bekir Yarangüme ve Roderick Blackney'nin sayılarıyla dördüncü çeyreğe hızlı başlayan başkent temsilcisi, rakibine kolay sayı şansı tanımadı ve ilk 4 dakika içinde farkı 5 sayıya kadar indirdi. Kennedy Winston'ın 3 sayılık basketiyle son 12 saniyeye girilirken farkı 2 sayıya indiren Türk Telekom, son saniyeleri büyük bir çekişmeye sahne olan karşılaşmanın bitimine 8 saniye kala Serkan Erdoğan'ın kaçırdığı serbest atışta Erwin Dudley'nin hücum ribauntunu alarak kaydettiği basketle skora 77-77 eşitlik getirdi.
Kalan 5 saniyeyi Vujanic ile iyi kullanan Efes Pilsen, Sırp oyuncunun turnike basketiyle sahadan 79-77 galip ayrıldı.
Bu karşılaşmada her iki takım da tam anlamıyla hazır olmamasına karşın sahada verdikleri mücadeleyle basketbolseverlere umut verdiler.
Efes Pilsen gibi Avrupa'da bir marka haline gelmiş takımlar her yeni sezon öncesinde hedeflerin bütün alanlarda şampiyonluğa ulaşmak olduğunu açıklarlar. Ancak, Efes Pilsen son yıllarda kadro yapısıyla ve yönetim anlayışıyla bu hedeflerin çok uzağında kalmıştı.
Yeni sezon öncesi Efes Pilsen, kendi bünyesinde yetişmiş Ergin Ataman'ı takımın başına getirerek özüne döndü. Savunmasıyla Avrupa'nın sayılı kulüplerinden biri haline gelen Efes Pilsen, Mario Kasun, Charles Smith, Preston Shumpert, Michalis Kakiouzis ile Marvis Thornton gibi savunma ve takım oyununu ön plana çıkartan isimleri kadrosuna ekleyerek 'gerçekten' Euroleague'de final-four'u hedefleyen bir takım oluşturdu.
Karşılaşmayı 17 sayı – 6 ribaunt – 4 asistle noktalayan Mario Kasun, sakatlık problemleriyle uğraşmaması durumunda güçlü fiziği ve yumuşak bilekleriyle takımın uzun süredir özlemini çektiği gerçek bir 5 numara. Yaptığı olağanüstü savunmanın yanı sıra rakip potaya bıraktığı 22 sayıla maçın en skorer ismi olan Charles Smith, istatistiklerine 8 ribaunt – 5 asist ekleyerek takımın en önemli isimlerin biri olduğunu kanıtladı. Preston Shumpert, Milos Vujanic ve Marvis Thornton istatistik kağıdını doldurmayı başaramasalar da sergiledikleri mücadeleyle sahadaki 'kirli işler'i yaparak önemli katkı yaptılar.
Beko Basketbol Ligi ve Euroleague’nin başlamasına bir aydan daha az bir süre kaldı. Bu süre içerisinde milli takımdan dönen oyuncularla yeni transferlerin uyumunun her geçen gün biraz daha artacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Milli takımda sergiledikleri performansla göz dolduran Ender Arslan ve Kerem Gönlüm ile pota altındaki sertliğiyle ön plana çıkan Kaya Peker’in çizgisi kuşkusuz Efes Pilsen'in başarısındaki kilit noktalardan biri olacak.
Bu sezon Efes Pilsen hepimizin çok özlediği başarılara uzanabilir mi bunu şimdiden kestirmek çok zor; ancak bildiğimiz tek şey var o da Türkiye'nin Avrupa basketbolundaki tek markasının geçtiğimiz yıllara oranla çok daha iddialı olduğu. Uyuyan dev uyandı mı hep birlikte göreceğiz.