Trabzonspor'un Galatasaray maçındaki en büyük kazancı kuşkusuz Gökdeniz idi. Beşiktaş maçındaki oyununun tesadüf olmadığı gösterircesine adının bahis şikesine karıştığı Galatasaray'a karşı oynadığı oyun ekran karşısında beni duygulandırdı. İddaa oynayanların dikkatine; Gökdeniz artık Trabzon'a oynuyor.
Beşiktaş maçı bu ikilinin sinyallerini vermişti aslında. Tarihi fark atabilecekleri bir maçı beceriksizlik yüzünden tabelada zorlanarak kazanan Trabzonspor'da, uzun süredir hazır olmadığı gerekçesiyle bir türlü oynatılmayan Ersen Martin - aslında burada Lazaroni'yi çok suçlamamak da lazım - ile sabık Gökdeniz'in uyumu, Fatih Tekke gibi bir gücü kaybeden taraftara acaba mı dedirmtişti. Galatasaray maçında gördük ki bu ikili can yakmaya devam ediyor.
Ersen Martin kafamda hep iyi bir oyuncu olarak vardı. Ancak geçmiş sezonlardaki attığı gol sayılarına baktığımda hep 'Acaba Denizlispor'un oyuncu parlatma becerisinin sonucu mu bu kadar popüler.' diye kendi kendime sormuşumdur.
İkinci bir Ömer Rıza vakası yaşamayalım derken, Ersen her hafta fotoğraf çektirerek attığı goller ile mükemmele yakın top oynuyor. İlk yarı o boyuyla yandan gelen topu göğsüne alıp kaleye çektiği vole gerçekten görülmeye değerdi. Kondisyonunu maçın tamamına yayabildiği takdirde bu oyun yapısı ile gol krallığına bile gidebilir.
Gökdeniz bu sene hemen hemen her atılan golde var. Hem her aldığı topta rakibin üzerine üzerine gidip kanattan yenebilecek muhtemel akınları engelliyor, hem de isabetli pasları ve ortaları ile sürekli gol pozisyonu yaratıyor. Artık geçmişe dönüp bakmanın bir anlamı yok, umarım bu performansını sezon sonuna kadar sürdürür ve takımını şampiyonluk potasının içerisinde tutar.
MUSA ve MUSTAFA
İkisi de çok faydalı ve varını yoğunu maça veren oyuncular. Belki rakip Galatasaray olmasa, ortanın solunda oynayacak Musampa, sol beke çekilecek Mustafa Keçeli ile birlikte Trabzonspor sadece Gökdeniz'in bulunduğu kanattan değil iki kanattan da çok iş yapabilir. Bütün bu ekibe iyi bir Yattara eklendiğinde Ziya Doğan'ı yine bunalımlı günler bekliyor olacak. Musa takımın ihtiyaçlarına göre heryerde oynayabilen bir oyuncu. Kayserispor maçında Lazaroni onu solda oynatmıştı, dün akşam ise bir anda sağ bek oldu. İlk yarı öyle rahat iki pozisyonda öyle ortalar yaptı ki televizyonun başında maçı izleyen herkes 'Ben olsam daha iyisini yapardım.' diye ayağa kalktı. Devre arası Ziya Doğan Musa'ya orta çalıştırmış olacak (!) ki Musa ikinci yarı daha ilk topla buluşmasında topu Ersen'in kafasına kondurdu.
Stepanov'un yanına çok sağlam bir göbek oyuncusu bulunur, Fatih Akyel de sağ beke çekilir ise işte o zaman Ziya Doğan tarihte her Trabzonspor teknik direktörünün istediği kadro zenginliğine kavuşacaktır diye düşünüyorum.
OSASUNA
Osasuna İspanya Ligi'nde ritmini yavaş yavaş buluyor. Geçen hafta içerde 2-0 kazandıktan sonra bu hafta geçen senenin iki flaş takımını karşı karşıya getiren maçta rakipleri Celta Vigo'yu deplasmanda 2-0 gibi net bir skorla yendiler. Trabzonspor için ilk maçın kötü skorunu alt etmek oldukça zor. Kaldı ki yıllardır İspanyol takımlarına karşı sürekli kötü skorlar alan bir Trabzonspor var. Ancak Ziya Doğan'a bu tip ümitsiz gidilen ve kazanmak zorunda olunan maçlarda güveniyorum. Aklıma Malatyaspor'u yönetirken Malatya'da 2-0 yenildiği Basel'e karşı maçı 2-0'a getirip Streller'in - Türkiye'ye attığı son gol ile hatırlarsınız - kaydettiği gümüş gol ile elenmesi geliyor. Doğru bir onbir ve agresif bir oyunla Trabzonspor, savunması çok güçlü olan ve çok disiplinli oynayan Osasuna karşısında gol bulabilirse karşılaşmadan hiç beklenmedik bir skor ile ayrılabilir.
7 MAÇ 11 PUAN
Ligin ilk yedi haftası hakkında hiçbir şey bilmeyen birine gidip deseniz ki: 'Trabzonspor bu yedi hafta içinde deplasmanda Beşiktaş'ı ve içeride Galatasaray'ı çok üstün oyunlar ortaya koyarak yendi.', kimsenin aklına Trabzonspor'un 11 puan topladığı gelmez. Trabzonspor önündeki iki maçı ligin en dibindeki iki takım olan Ankaragücü ve Erciyesspor ile oynuyor. Tabii ki büyük maçlarda elde edilen galibiyetlerin anlamı çok farklı ama Beşiktaş'ı Galatasaray'ı yenmenizin bir işe yaraması için bu tip ligin alt sıralarındaki ekipleri 3 puan ile geçmek gerekiyor. Trabzonspor, kendisi hariç sıralamada şu anda ilk 7 sırada bulunan takımlardan 6 tanesi ile karşılaştı. İlk yarının sonuna kadar motivasyonunu yüksek tutup altındaki takımlarla olan karşılaşmaları atlatabilirse alınacak bir Fenerbahçe galibiyeti ile kendini lider bile bulabilir.
NOT:
Selçuk Dereli güvendiğim ve düzgün bir hakem. Ancak şanssızlığından mıdır nedir garip garip maçlar yönetiyor. San Marino - Almanya maçında maç 12-0 iken 'Ben gördüğümü çalarım. Benim için takım, oyuncu, skor farketmez. Kuralları uygularım' imajı verircesine çok tartışmalı bir pozisyonda Almanya lehine penaltı verdi. Kaleci Lehmann penaltıyı atmaya gelince, San Marino'lu oyuncular bu duruma tavır koydular, olaylar büyüdü, durup dururken gerginlik yaşandı vs.
Cumartesi günü de henüz FIFA hakemlere kendilerine şiddetli itiraz eden oyunculara sarı kart göstermeleri gerektiğini daha yeni bildirmişken bütün Galatasaraylı oyuncularla her pozisyonda anlaşılmaz bir şekilde diyaloğa girdi. Geçen hafta oyundan atılan Hüseyin'in günahı neydi peki?