EURO 2008
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN MAÇLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Terzi ile kambur

Evet! Kafamızın karışık olduğu, her şeyi birbirine karıştırdığımız zamanlarda yaşıyoruz.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

Öyle karışık ki kafamız, bütün insanlık tarihi boyunca hayatın her alanında kültürün en temel öğesi olan "oyun"u bile, "savaş" gibi kültürün en temel yok edicisine dönüştürüyoruz. Aklını ve vicdanını daha az kontrol edebilenlerimiz en yalın anlamıyla 'savaşıyor', aklını kontrol edebilenlerin büyük bölümü de hırslarını dillerine dökerek 'savaşıyor.'

 

Neslihan Kurtuluş, Adnan ve ben, Ocakbaşı'nda önden bir 'maç rakısı' attıktan sonra taksiyle İnönü'ye iniyoruz. Hemen solda, Serdar Bilgili başkanlığı döneminde tarihin bir ironisi olarak, deniz tarafındaki kalenin altına, Dolmabahçe Sarayı ve Saat Kulesi'ne nazır kurulan fakat beddualarımız sonucu kar edemediği için kısa zamanda kapanan "rahmetli McDonald's'ın", şimdiki büfenin hemen yanında camı çerçevesi hurdaya dönmüş otobüsler görüyoruz.

 

Yerlerdeki tuzbuz olmuş camlar eski zaman avizeleri gibi pırıl pırıl parlıyor. Adnan, Nazilerin Almanya'da yıllarca aynı sokaklarda yürüyüp aynı barlarda bira içtikleri Yahudilere karşı 'soykırımın' aydınlatma fişeğini attıkları 1938'in 9-10 Kasımı'nı hatırlatarak "İşte bir kristal gece daha" diyor taksiden inerken.

 

Kapının önünde "misafir biletler sorumlusu" Hayati Kurt'u bekliyoruz bir süre. Güç onda olduğu için, Hayati, assolist gibi en son gelmeye pek meraklıdır. Geliyor ve giriyoruz. Kapalının üst sağ yeni açık tarafındaki yerimizi alırken, ilk önce Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Kader" adlı filmiyle Altın Portakal'ı alan tribündaşımız Zeki Demirkubuz'u tebrik ediyoruz hep birlikte.

 

Ve sonra maç başlamadan önce Yusuf'tan "kristal gece"nin ayrıntılarını dinliyoruz.

 

Vaka anlatılanlara göre şöyle gelişmiş; Ankaragücü ve Bursaspor taraftarlardan oluşan tahminen 5 otobüslük "mütteffik güçler" Barbaros'tan inip Çarşı'nın bir zamanlar efsane toplanma yeri olan "Kazan"ın önüne gelince küçük çaplı bir ayaklanma başlatıyorlar. Gelin görün ki, "Kazan", Ramazan münasebetiyle kapalı olduğu için 'müttefik donanması' ofsaytta kalıyor. Ancak bu sırada Beşiktaş takım otobüsü de tesadüfen olay yerine geldiğinden, müttefiklerin bazı ileri gelenleri sanırım "İnmişken çevreye biraz zarar vermekte bir mahzur yok" diye iç geçirerek, sloganlar eşliğinde önce takım otobüsüne sonra geçitin altındaki büfeye daha sonra da çevredeki bir kaç dükkana karşı taarruza geçiyor. Taarruz haberi Köyiçi'nin, Balık Pazarı'nın derinlikliklerindeki çeşitli meyhane ve birahanelerde maça hazırlanmakta olan Beşiktaş taraftarlarına ulaşıyor ve hepimizin televizyonlarda izlediğimiz, sunucuların ağlamaklı fakat iştahli yüz ifadeleriyle "Sahalarımızda görmek istemediğimiz" olaylar klişesiyle sunduğu görüntüler çıkıyor ortaya.

 

Futbolu, kültürü, hayatımızı ele geçirmeye çalışan bu küçük "müfreze savaşı" Ankaragücü/Bursaspor ittifakının yorgun ve yaralı savaşçılarının tribüne girmesiyle bitiyor.

 

BENİM RAHMETLİ TERZİ DAYIM

Maç başlıyor, Beşiktaş başlarda fena gitmiyor. Önce Burak sonra Gökhan Güleç; 2 -0.

 

Benim rahmetli dayım Ahmet Kadir Köse, çok komik adamdı, girmediği kalıp yoktu. En son Rize İtfaiyesi'nden emekli olmuştu ya, bir dönem terziydi. 60'ların sonunda babama diktiği iki takım elbisenin ceketleriyle, 80'lerin başındaki "Grease" fırtınasında epey sükse yapmıştım Samsun'da.

 

Bir gün o anlatmıştı; kambur bir adam takım diktirmeye geliyor. Dayım ölçüsünü alıyor, iki hafta provasını yapıyor ve sonunda elbiseyi bitiriyor. Adam elbiseyi bir giyiyor ki, kamburu hörgüç gibi meydanda. Dayım demişti ki; "Meğer iyi terzi kamburu gizleyen adammış. Ben, hem dünyanın kumaşını ziyan ettim hem yaptığım elbise bi b.... benzemedi hem de elaleme kepaze oldum."

 

Ricardinho'yu sahada göremeyince Tigana'nın bir kambur elbisesi diktiğini hem de dayım gibi diktiğini düşünüyordum ki, bunu düşündüğüm sıralar ilk yarının sonuna doğruydu, Tita altı pastan topu havaya dikti. Mazallah o gol olsaydı ikinci yarı bütün Beşiktaşlılar için çok zor geçecekti.

 

Sahi, bu kadar para verip alınan bu kadar mahir oyuncuların bir arada oynatılamamasında siz de benim gibi 'futbol bilgisi'ne dair bir sorun görüyor musunuz?

 

ÇALIM, ÇALIM, ÇALIM VE GOL

Maç ikinci yarıda durgun başladı ama tribündekiler keyif içinde. Kapalı önce hep birlikte "93-94 sezonunda / İki takım şampiyonluk yolunda / Ne oldu Ankara'da / Sekiz sıfırı unutma"yı söyledi. Ardından sanki bir mitingdeymiş gibi "Zalad gelsin sizi kurtarsın" ve hemen ardından "Adnan Polat gelsin sizi kurtarsın" sloganları atılıyor. Ama benim ilgimi daha çok bize yakın bir yerde ki küçük bir azınlığın attığı "Evren gelsin sizi kurtarsın" sloganı çekiyor. O sırada kapalının ortası "Oooooo Beşiktaşım oleyyyy"e geçince küçük grubun sesi de kabaramadı, birkaç cılız çıkıştan sonra söndü gitti.

 

İkinci yarıya Ankaragücü daha iyi çıktı. Gerçi Burak iki pozisyonda sağdan ok gibi daldı, bir topu kaleciden döndü, bir topu da Nobre'nin kafasından geri sekti ama o sıralarda, "iyi bir futbolcu" olmamakla birlikte Türkiye'de gördüğüm en iyi çalımcılardan Ceyhun, bir kaç pozisyonda Beşiktaş ceza sahası önünü enine çalımlarla geçti. Ve sanki "Arkadaşlar hazırlanın birazdan bir tane çakacağım" der gibiydi.

 

TİGANA'DA DAYIM GİBİ BİR TERZİ Mİ?

Bu sırada İnönü "Oooooo Beşiktaşım oleyyyy"le yıkılmaya başladı. İnönü'ye gelenler bilir; bir bu şarkı bir de "Kartal gol gol gol" Türkiye tribünlerinde temposu ve şiddeti gittikçe artan yegane sloganlardır. Beşiktaş taraftarı kendi sesiyle kendini öyle provoke eder ki, bu iki tezahürat taraftar bitap düşene kadar tribünleri inletir. Orada bir yerdeyseniz içiniz bir hoş olur ve nasıl olur da bu kadar adamın böylesine ustalıkla organize olabildiğine şaşar kalırsınız.

 

Taraftar gazın doruğuna ulaşmıştı ki, Ceyhun içinden geçirdiğini yaptı golünü attı. Ondan sonra oyun Ankaragücü'nün derli toplu atakları, Beşiktaş'ın akıldan yoksun ileri çıkma çabalarıyla son buldu.

 

Maçtan çıkarken sanırım çoğu insanın ağzında tıpkı benim gibi buruk bir tat vardı. Neden böyle oluyordu? Bir devre gayet iyi top oynayan bir takım ikinci devre neden darmadağın oluyor, futbolcular topu unutuyor, acemi mangası gibi el ve ayak koordinasyonunu yitiriyordu? Sizin yanıtınız ne olur ama ben bunu Beşiktaş'ın iyi idman yapmamasına/yaptırılmamasına bağlıyorum. Yani sizce de ortaya dayımın terziliğine benzer bir durum çıkmıyor mu?

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 ADEM POLAT - İstanbul 03 Ocak 2008, Perşembe 11:21  
Bence Beşiktaşlı taraftarlar Ankaragücü'ne olan kinlerini bitirmeliler.Kaç yıl geçti aradan artık unutun.Zaten Ankaragücü'nün 3 büyük takıma karşı İstanbul'da galip geldiğini ne zaman gördünüz.
 berna yılmaz - Samsun 21 Mart 2007, Çarşamba 12:01  
ben koyu beşiktaşlıyım bu yıl şampiyon olacağımızı düşünüyorum ki inşallah oluruz ölene kadar arkasındayım beşiktaşlı doğdum beşiktaşlı öleceğim ii günler
 sadri zengin - Aydın 27 Eylül 2006, Çarşamba 20:00  
sayın dizdar.görüşleriniz ve analiziniz dogru fakat eksik ben sizler kadar bu camiada deyilim ama enazından bildiğim ve gördüğüm tek ise beşiktasın cok saglam bir idman yaptıuğı ve futbolcuların canın cıktığı bunun engüzel örneğide segen yalcının gidişi ama beşiktastaki asıl sorun uyumsuzluk ve yardımlaşma.benım size asıl dikkat cekemk istediğim konu kanatlar şimdi sorarım size kanatsız bir kartal nasıl ucarki.delgado ve ricardinya beşiktasın istediği futcular deyil.ikisi yanyana oynarmı diye soruyorlar bence ikiside beşiktasşta oynayamaz.beşiktasa sergen gibi teknik tümer gibi agresim i.üzelmez gibi süratli bi sol kanat lazım.orta sahada bi sorun yok .zaten türkiyede ortasaha futbolu oyanayan takımda yok.

ARAMA: