Merakla beklediğim, A milli takımımızın Macaristan ve Moldova ile oynayacağı karşılaşmalarda forma giyecek oyuncuların yer aldığı aday kadro, dün itibariyle Fatih Terim tarafından açıklandı. Söyleyeceğimizi baştan söyleyelim, hoş biliyoruz ki sözkonusu Fatih Terim olunca ona duydukları aşktan mıdır, kendisinden (nedense?) korktuklarında mıdır bilinmez, bizden başkası da kolay kolay bir şey söylemeyecek. Bu aday kadroda ligin altını üstüne getiren Vestel Manisaspor’dan bir tek futbolcuya dahi yer verilmemiş oluşu en basit ifade ile AYIPTIR!
Kadroyu inceleyelim mi biraz? Yabancılar milli takım kadrolarını takım bazında değil, mevkii bazında açıklarlar biliyorsunuz. Oralarda esas olan futboldur çünkü. Bizde takım bazında açıklanır ki milleti görsün büyüklerin nasıl güzel kayırıldığını. Biz manuel yolla kadroyu, hem de detaylıca mevkii bazında hale getirelim:
Kale: Rüştü, Volkan, Özden
Sağ Bek: Mehmet Topuz, Hamit Altıntop
Sol Bek: Orhan Ak, İbrahim Üzülmez
Stoper: Can Arat, Gökhan Zan, İbrahim Toraman, Servet
Orta Alan-Sağ: Sabri, Gökdeniz
Orta Alan-Sol: Arda, Nuri Şahin
Defansif Orta Alan: Aurelio, Hüseyin
Ofansif Orta Alan: Tümer, Tuncay
Forvet: Hakan Şükür, Ümit Karan, Halil Altıntop, Fatih, Nihat
Peki bir de takım bazında sayısal dağılıma bakalım:
Fenerbahçe: 6
Galatasaray: 5
Beşiktaş: 3
Trabzon: 2
Anadolu Takımları: 3
Yabancı Ülke: 5
Geçelim yorumlarımıza… Öncelikle büyük tabir ettiğimiz takımlar dışından çağırılan oyuncu adedinin sadece 3 oluşu ve kadronun 16 oyuncusunun sözkonusu takımlardan çağırıldığını görünce, kadro kimyası bakımından takımın tamamen popülist bir yaklaşımla kurulduğunu görüyorsunuz. Bu kadroyu bir araya toplamak için yanınıza bir sürü “kurmay” falan toplamanıza gerek yok. Gayet vasat bir kahvehane futbol izleyicisi de, yanına o kurmaylardan bir tane attırıverseniz bu kadroyu toplar. Söyleyeceği şey; büyükleri kollayalım, süs maksatlı Anadolu’dan 2-3 kişi alalım, yabancı ülkelerdekilerle beraber kadroyu açıklayalım. Yani kadro kimyası bakımından kadromuz bir milli felaket.
Gelelim kadro seçiminde hakkaniyetli davranılıp davranılmadığı meselesine. Sol bek pozisyonunda kadroda Orhan Ak ve İbrahim Üzülmez olduğunu görüyoruz. Orhan’ın iki milli maç arası dönemi sakat geçirdiğini (milli takım kampında sakatlanarak) ve bu dönemde Galatasaray’da sol bek formasını önemli oranda Ferhat’ın giydiğini biliyoruz. İbrahim Üzülmez ise milli takımda geçmişte de izlediğimiz, 30’unu aşmış, standart niteliklere sahip bir oyuncu. “Ne uzuyor, ne kısalıyor” denen oyuncu tipinden ve o da sol açıktan sol bek mevkiine 3 maç önce döndü. Peki bu mevkii için Türk futbolunun elinde başka bir alternatif yok mu? Elbette var; Vestel Manisasporlu Hakan Balta ve diğer takım arkadaşları gibi o da aday kadroda yok. Öyle olsun…
Keza stoper pozisyonunda, tercih edilen yeni oyuncu, Sivasspor’a transferinin ardından jet hızıyla yeniden milli takıma yükselen Servet Çetin. Ankaragücü ve Denizlispor’daki istikrarlı oyununu ligin en az gol yiyen lider takımı Vestel Manisaspor’da pekiştirerek sürdüren Burak Özsaraç da yok kadroda.
Formsuz Hüseyin ve ne oynadığı belli olamayan Sabri’nin tercih edildiği orta alanda gayet formda bir performans ortaya koyan Manisalı Selçuk İnan, Uğur İnceman ve Kayserisporlu Ragıp Başdağ’ın olmadıkları gibi…
Şu aralar en formsuz dönemini geçiren Hakan Şükür’ün olduğu kadroda Beşiktaş ve Galatasaray’a ikişer gol atan, kadroya yeniden çağırılan Gökdeniz’in tamamlayıcısı Ersen Martin’in çağırılmadığı gibi…
Ersun Yanal’ın kadrolarını didik didik eden bizler, konu Fatih Terim olunca süt dökmüş kediye dönüyoruz. Sanırım hoca da bundan cesaret alarak bu kez konuyu fazla gözümüze gözümüze sokmuş. Yanlış yapıyor Fatih Terim. Ersun Yanal da kişiselleştirmişti bazı tercihlerini, milli takımlardaki sonu bundan oldu. Şimdi aynı kişiselleştirmeyi yapan Fatih Terim.
Bir örnek daha var. Şimdiki formu itibariyle söylemiyorum ancak geçen yıl ligin ikinci yarısına damga vurmuşken de Terim’in kadrolarına çağırmadığı Hasan Şaş. Öte tarafta Fenerbahçe kaptanı Ümit Özat. Bugünkü form durumları itibariyle isimlerinin gündeme gelmemesi doğal ancak takip ediniz, aklınızda bulunsun, çok iyi şeyler yapsalar da kadroda olmuyorlar. Nedenini kimse bilmiyor. Ersun Yanal en azından Hakan Şükür için sistemime uymuyor derdi. Şimdi soran (sorabilen) da yok ki öğrenelim, neden bu oyunculara milli takım kapısı kilitlendi.
Sonuç olarak Fatih Terim de büyük takımlara torpilli, standart milli takım seçiciliği yapıyor. Kendinden önceki milli takım teknik direktörüne olan antipatisini, onun bugünkü takımına önyargılı yaklaşarak olayı kişiselleştiriyor, büyük takımlarımızın döküldüğü bugünkü ortamda dahi Anadolu futbolunun hak ettiği değeri vermiyor, iyi yapmıyor, kötüye gidiyor. Pek kimse söylemeyecek biliyorum, yine de bizden söylemesi. Bu gidiş, iyi gidiş değil...