Türk Telekom takımı, BEKO Basketbol Ligi’nin beşinci haftasında Ankara’da Efes Pilsen’i bir sayı farkla 70-69 yendi.
Maça ilgi oldukça fazlaydı. Atatürk Spor Salonu’ndaki iki takım arasındaki maç, Ankaralı basketbolseverlerin uzun süredir izlediği en güzel ve çekişmeli maçlardan biri oldu.
Geçen yazılarımda belirttiğim gibi, Türk Telekom’un Efes’i de yenerek, namağlup olarak lige devam etmesi kesinlikle sürpriz değil. Telekom, bu yıl TBL’nin en iyi takımlarından biri ve ligde şampiyonluğun en önemli adaylarından.
Maçı Telekoma getiren en önemli faktör, aynı geçen haftalarda olduğu gibi sert ve disiplinli savunma oldu. Maçın ilk yarısını Efes 42-34 önde tamamlamasına rağmen Telekom direncini hiç kaybetmedi; ikinci yarıdaki etkili savunması ile rakibini durdurdu.
Telekomlu tüm oyuncular, savunmada büyük gayret içerisindeler. Gerek Alper ve Haluk gerekse daha gençlerden özellikle Muratcan büyük bir istekle savunmaya katılıyorlar. Muratcan’ın Nicholas ile mücadelesi, gerçekten görülmeye değerdi.
Hücumda ise hemen her oyuncu önemli katkılar sağlıyor. Buna kenardan gelenler de dahil. Son periyotta maçın Telekom lehine kırılmasında, Muratcan’ın hücumdaki etkinliği çok önemliydi. Muratcan, bence Telekom takımında daha fazla süre almalı.
Benzer şekilde Jagla Telekom hücümu için çok önemli bir silah. Kenardan gelmesine rağmen, oyuna girer girmez sayı üretmeye başlıyor. Jagla, TBL’de Telekom’un şimdiye kadar oynanan maçlarında ortalama 25 dakika civarında süre almış ve 17 sayı ortalama tutturmuş. Bu, gerçekten iyi bir istatistik. Jagla, uzun bir oyuncu olmasına rağmen, dışarıdan da oynayabiliyor. Bu, karşı takımda ciddi match-up sorunlarına neden oluyor. Efes maçında Haislip ve Kerem, Jagla’yı tutmakta çok zorlandılar. Bu şekilde oynamaya devam ederse, Alman oyuncu Alston’un yerine Telekom’un ilk beşine yerleşecek ve daha uzun süre oyunda kalacaktır.
Efes’e gelince... Kaybettiler; ama bence bazı işler düzelmeye başlamış. Öncelikle Nicholas kendine geliyor. Geçen haftalardaki maçlarına göre daha etkili oynmaya başladı. Nicholas’ın oyunu, Efes’in Avrupa’da ve TBL’de başarılı olması için kritik öneme sahip.
Öte yandan Prkacin, eski oyununa yavaş yavaş dönüyor. Efes’in pota altındaki en önemli silahlarından biri Nikola Prkacin. Ermal ve Kerem’le birlikte bu üçlü, Avrupa’daki en iyi uzun kombinasyonlarından birini oluşturuyorlar.
Efes’te bence acil olarak çözülmesi gereken problem, diğer iki yabancı oyuncu olan Jenkins ve Haislip’ten kaynaklanıyor. Bu oyuncuların her ikisi de henüz takıma uyum sağlamış bir görüntü vermiyorlar. Koç Mahmuti, Telekom maçında Jenkins’ten beklediği verimi alamayınca, onun yerine uzun süre Barış ve Cüneyt’i tercih etti.
Haislip ise, potansiyelinin yarısını bile kullanmıyor. Oyunda dört numara pozisyonunda olmasına rağmen, hemen hemen hiç içeriden oynamıyor ve genelde dışarıdan şut atmayı tercih ediyor. Haislip, çok yüzdeli atan bir şutör değil ve içeride oynamayı tercih etmediği için Efes onun ribaundçuluğundan da hiç faydalanamıyor.
Gerek Türk Telekom gerekse Efes Pilsen, BEKO Basketbol Ligi’nin en güçlü takımlarından. Pazar günü bu takımlar arasında Ankara’da oynanan maçı her iki takım da kazanabilirdi; ama gülen taraf Telekom oldu. Ancak, bu iki takım arasındaki rekabetin ligin ilerleyen haftalarında ve daha sonra play-off döneminde daha da kızışacağını düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde, çekişmeli ve keyifli Türk Telekom-Efes Pilsen maçları izlemeye devam edeceğiz.
Basketbol dolu günler.