EURO 2008
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Fenerbahçe Ülker’e başkent morali

Beko Basketbol Ligi’nin 8. haftasına ikinci ve üçüncü olarak giren Fenerbahçe Ülker ve CASA TED Kolejliler arasında Ankara’da oynanan maçı, Fenerbahçe Ülker, büyük ölçüde tecrübesinin yardımıyla 85-66 kazandı.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

Maçın 19 sayılık fark ile Fenerbahçe Ülker lehine bitmesi aslında gerçekleri çok yansıtmıyor. Maç boyunca, dördüncü periyodun ortasına kadar çekişme hiç eksik olmadı.

 

Ankara’daki maça Kolej takımı çok hızlı başladı. Esasen, CASA TED Kolejlilerin ligde şu ana kadar kazandığı maçlar incelendiğinde, Kolej takımı genellikle maçlara çok hızlı başlayarak farkı açtığı ve bu farkı maçın sonuna kadar koruduğu görülüyor. Nitekim, Fenerbahçe Ülker karşısında maçın ilk periyodu, 26-16 Kolej takımının üstünlüğüyle geçildi.

 

Ancak bu sefer, Kolej açısından işler kazandıkları diğer maçlar gibi gitmedi. Bunun temel nedeni, maçın ikinci periyotta Fenerbahçe Ülker lehine kırılmasıydı. Bu kırılma ise Fenerbahçe’nin etkili bir alan savunmasına geçmesiyle oldu. Alan savunmasına geçme kararı, bence Koç Aydın Örs’ün maçta aldığı en önemli karardı. Kolej takımı, Fenerbahçe Ülker’in dinamik ve etkin alan savunması karşısında hücum etmekte zorluk çekti ve fark erimeye başladı. Maçın ilk yarısı böylece 42-39 Fenerbahçe Ülker lehine tamamlandı.  

 

Farkın erimesindeki diğer önemli bir etken de Fenerbahçe Ülker’in özellikle üç sayılık atışlarda ciddi anlamda başarılı olmasıydı. Maçın genelindeki 3 sayılık atış istatistiği incelendiğinde, Fenerbahçe Ülker’in 31’de 13 attığı görülüyor. Bu da yüzde 42 oranına tekabül ediyor ve oldukça iyi bir istatistik.

 

Ancak şunu da belirtmeden geçemeyeceğim ki, sadece şut sokmak üzerine bir hücum stratejisi geliştirmek çok riskli. Bence Koç Örs de bu durumun farkında ve bunu değiştirmek için elinden geleni yapıyor. Fenerbahçe Ülker’in hücumda, özellikle Euroleague maçlarında, içeriden daha çok oynamaya çalışması gerektiğine inanıyorum.   

 

İçeriden oynama konusu ile bağlantılı olarak, Oğuz Savaş için de birkaç yorumda bulunmak istiyorum. Fenerbahçe Ülker takımına en geç katılan oyuncu olmasına rağmen Oğuz, gerçekten de takımla uyumunu çoktan sağlamış. TED maçında Kambala’dan daha verimli oynaması, Koç Örs tarafından da takdir edildi ve sahada önceki maçlara göre daha uzun süre kaldı. Oğuz Savaş bana göre çok daha fazla süre almalı. Kazanan sadece Oğuz ve Fenerbahçe Ülker değil, Türk basketbolu olacak.

 

CASA TED Kolejliler maçına ilişkin olarak Fenerbahçe Ülker’in iki oyuncusuna daha kısaca değinmek istiyorum. Bunlardan ilki Damir Mrsiç. Solomon’un yokluğunda Mrsiç, ne denli iyi bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi. İlerlemiş yaşına rağmen, halen oyunun gidişatı üzerinde belirleyici olabiliyor. Attığı 22 sayı ile Fenerbahçe Ülker’de en skorer oyuncu oldu ve daha da önemlisi attığı sayıların çoğu kritik anlarda geldi.

 

Bahsetmek istediğim diğer Fenerbahçe Ülker’li oyuncu ise Rasim Başak. Fenerbahçe Ülker’in derin kadrosu içinde Rasim’in fazla süre alamaması normal. Ancak, oyunda olduğu süreler içerisinde oldukça önemli işler çıkarıyor. Ankara’daki maçta Rasim, gerek savunma gerekse hücumda takımına büyük katkılar yaptı. Sakat olmasına rağmen sahadaki en özverili oyuncuların başındaydı.   

 

Gelelim Kolej cephesine. Yazımın en başında belirttiğim gibi bu maçın hakkı, 19 sayılık bir fark değildi. Kolej takımı, canla başla mücadele etti ve bence bu seneki çıkışının bir şans olmadığını herkese kanıtladı.

 

CASA TED Kolejliler takımı, bence ligde yabancı seçimini en iyi şekilde yapmış takımlardan biri. 1.65’lik Green, gerçekten de çok önemli bir oyuncu. Green, oyunu adeta okuyabilme yeteneğine sahip. Boyunuzun kaç metre olduğundan ziyade, basketboldaki başarının çalışma ve yetenekle sağlandığının yaşayan bir kanıtı. 

 

Fenerbahçe Ülker maçında, Hansen’in performansı da bence oldukça iyiydi. Hansen, uzunlar karşısında ince ve zayıf kalan fiziğini, atletik kapasitesi ve hızı ile kapatmayı biliyor. Maçta, Hansen’in dördüncü periyodunun ortasında beş faul alıp çıkması, Kolej takımın belini büken temel etken oldu. Bu dakikadan sonra CASA TED’in kontrollü oyunu oldukça bozuldu.

 

Kolej’in üçüncü yabancısı olan Chuck Davis de sezonun başına göre daha olumlu katkı veriyor. Geçmişte dizinden geçirdiği sakatlık nedeniyle, fazla itişmeden hoşlanmıyor ve genelde dışarıdan oynamayı tercih ediyor. Ancak iyi bir yüzdeye sahip ve takımın hücüm yükünü çeken önemli bir oyuncu.

 

CASA TED Kolejliler’in bir basamak daha sıçrayabilmesi için bu üç oyuncu dışındaki yerli oyuncuların da devreye girmesi şart. Özellikle Berent ve Ömer’in bu çağrıya kulak vereceklerini düşünüyorum.

 

Sonuç itibariyle, bu hafta bizi bir kez daha sevindiren gelişme, Ankara Atatürk Spor Salonu’nun tıka basa dolu olmasıydı. Bu gerçekten Ankara basketbolu açısından memnuniyet verici. Her zaman söylediğim gibi, başarı ilgiyi beraberinde getiriyor. Başkentte Telekom ve CASA TED Kolejliler takımlarının başarısı sürdükçe, başkent basketboluna olan ilgi artarak devam edecek.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


ARAMA: