“Teorik” bir bahisle girelim bu hafta topa: Memlekette puan cetvelleri yanlış tutuluyor! Eski alışkanlıkla -ve tabii biraz da nispeten kolaylığından olsa gerek- hâlâ, aynı puanlı takımlara averaj uygulaması üzerinden kuruluyor cetveller. Oysa Federasyon’un “Lig Müsabakaları Statüsü” madde 7’de her şey açık seçik yazıyor: Puan eşitliği varsa önce “a) Aynı puana sahip ilgili takımların kendi aralarında oynadıkları müsabakalardaki puan üstünlüğüne b) Kendi aralarındaki müsabakalarda puan eşitliği varsa kendi aralarındaki müsabakalardaki gol averajına, (Kendi aralarındaki maçlarda atılan gollerde eşitlik var ise, deplasmanda fazla gol atan takım üstün sayılmaz) c) Kendi aralarındaki müsabakalarda puan ve gol eşitliği devam ediyorsa, genel puantajdaki gol averajına bakılır. Takımlar arasındaki gol averajı da eşit ise daha fazla gol atmış olan takım üstün sayılır”. Kimseye haksızlık yapmayalım tabii; sonuçta biz de TRT’nin puan durumunu esas alıyoruz. Ama gerek Süper Lig’de gerek 2A’da yarış bu kadar kızışmışken, bir sıra gerilemek bile psikolojik açıdan yıpratıcı olabiliyorken; İstanbul BB.-Kasımpaşa minvalinde bu mevzuya değinelim, bilgi tazeleyelim dedik.
CAVCAV GENÇLERE DOKUNUR MU?
Gençlerbirliği OFTAŞ, evinde kaybetmeme geleneğini bozmayarak, Samsunspor’u yenip liderliğini sürdürdü. Ligin başından beri yukarıdan hiç kopmamış olmaları artık Süper Lig meselesini daha ciddi telaffuz etmelerini sağlıyor. Tabii esas olarak, yola “pilot takım” olarak çıkmış olmanın yarattığı gerilimi çözmeleri gerekiyor. Teknik Direktör Metin Diyadin, İlhan Cavcav’ın devre arasında takımda “operasyon” düşünmediğinin, Gençlerbirliği’ne oyuncu kaydırmak gibi bir niyetlerinin olmadığının altını ısrarla çiziyor. Biz yine de temkin payını koyup, “gözümüzle görmeden” inanmayalım! Samsunspor, geçen hafta 90’da yediği golle berabere kalmanın moral bozukluğuyla çıkmıştı sahaya; Malatyaspor önüne ise bu kez hem kaybetmenin moralsizliği hem de Caner gibi bir oyuncularını sakatlık nedeniyle kaybetmiş olmanın can sıkıntısıyla çıkacaklar. Son haftalara girince “cansimidi” vazifesi gören, “Devreyi en az kayıpla kapatma” lafının sıkı kullanıcısı durumundalar.
Haftalardır üçüncülükte, daha yukarısı için pusuya yatan Kasımpaşa, Eskişehirspor’u deplasmanda 3-0 yenerek -İstanbul BB. de kaybedince- genel görüşe göre “ikinci sıraya” çıktı. Oysa bahsettiğimiz gibi ikili averaj sistemine göre İstanbul BB. ikinci sıradaki yerini koruyor. Her durumda “ligin en çok gol atan takımı” (33) durumundaki Kasımpaşa, ilk yarının son iki haftasına rakibiyle artık eşit puana gelmiş olmanın verdiği şevkle çıkacak. Bir türlü tam olarak toparlanamayan Eskişehirspor ise hâlâ “çözüm arayışı”nda; “devre arası gelsin”ci.
Evinde Altay’a yenilerek sezon başından beri ilk kez iki hafta üst üste puan kaybeden İstanbul BB., görülen kırmızı kartlar yüzünden hakemden şikâyetçi. Ekrem Al’la iki maçını da kazanan İzmirliler ise yeniden girdikleri ilk altı potasından artık çıkmak istemiyorlar.
MALATYA’DA HUZUR
Deplasman galibi bir başka takım da Malatyaspor oldu. Gaziantep BB.’yi yenerlerken attıkları gollerin kafayla ve duran toptan olmasının altını çizelim. Gol krallığında pek bir rakibi çıkmayacak gibi gözüken Taner’in iki gol de burada attığının da. Malatya’nın bulduğu söylenebilecek huzur, istikrar ortamı Gaziantep’te pek yok. İki galibiyetle hızlı giriş yapan Suat Kaya, üç haftadır yeniliyor.
İstanbulspor, yine yenilmedi! “Haftanın 90’cısı” olup, Orduspor’u yenmeyi başardılar. Ne yapıp edip, ilk altı içinde kalmayı hedefliyorlar. Orduspor da tam işler yoluna girdi derken, yeniden başlayan mağlubiyet dizisi biraz tedirginlik yaratmış durumda.
Diyarbakırspor, “Kaya”ların Bahri olanı idaresinde üçüncü maçında da puan aldı. “Bölgede” ayrı bir anlamı bulunan Mardinspor deplasmanının herhangi bir tatsızlık olmadan bitmesi iki takımda da sevinç yaratmış durumda. 17 yıldır değişmeyen Atatürk Stadı’nın çimlerinin yenilenmesi için çalışmalarının başlatılması da Diyarbakırspor adına ayrıca sevinilecek bir durum tabii. 15 maçta 15 puan toplayan Mardinspor’un, Yunus gibi bir golcüye sahipken bu kadar maçta sadece 9 gol atabilmesini nasıl izah etmeli peki?
Elazığspor tırmanmayı sürdürüyor. Uşak deplasmanından alınan galibiyet, Mehmet Şahanlı altıncı maçlarında aldıkları on üçüncü puan. Uşakspor ise sadece teknik direktör değil, ligde kalmanın yollarını da arıyor artık.
87, 88, 89, KARŞIYAKA!
Kocaelispor’ın istikameti aşağı yöne doğru. Üç haftadır kazanamamaları bir yana, ligin başından beri deplasman galibiyeti alabilmiş değiller: Sekizde sıfır; üç beraberlik var Allahtan. Dış saha puan cetvelinde sonunculuğa yerleşmiş durumdaki takım da Fatih Uraz, büyük değişiklikler yapacağını söylüyor. Ancak “devre bitsin”ci bir başka takım olan Körfez’in son iki maçının Gençlerbirliği O. ve Malatyaspor’la olduğu düşünülürse işleri hiç de kolay değil. Karşıyaka, Turgut Uçar’la puan almaya devam ediyor. Üstlerindeki takımların puan kaybetmesi de işlerine yaradı. Esas olarak tabii “iç sahada kazanamama” meselesini çözdükleri için mutlular. Beri yandan son dört maçtır, attıkları gollerin dökümü de enteresan: Malatyaspor 1-1 (88), Gaziantep BB. 2-1 (87), Samsunspor 1-1 (89), Kocaelispor 2-1 (88). Geçerken bu gollerin Malatya ve Kocaeli olanlarını, kupa maçında da Galatasaray’a gol atan toplamda 4 gollü Deniz Aydoğdu adını da notlamış olalım. Ankaraspor’dan kiralık gelen, Berlin Türkiyemspor kökenli gence dikkat.
Akçaabat Sebatspor, genç bir kadroyla çıktığı T.Telekom maçında 2-0’lık üstünlüğü koruyamamanın üzüntüsü içinde. Yine de 6 maçtır süren kaybetme halini durdurdular. Yeni yönetim, uzun zamandır “geçici” olarak takımın başında duran Reşit Sivrikaya’nın yerine İhsan Derelioğlu’yla anlaştı.
ŞEKER PARÇASI
“Taraftar itikatı”: “Uğursuzluk bizden mi yoksa” diyerek, sesimizi çıkarmıyoruz!