EURO 2008
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN MAÇLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Trabzonspor siyasi parti mi oluyor?

Şu 2006 yılı bitsin de öyle yazayım diyordum. Olmadı; lig bitti yönetim hala saçmalamaya devam ediyor. NTV Spor haberlerini seyrediyordum, rahat bırakmadılar, dayanamadım ‘Artık içimi dökmem lazım.’ dedim. İki arkadaşımı aradım, bağırdım çağırdım yetmedi, oturdum mecburen klavyenin başına.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

Haftalardır her maç sırasında notlar alıyorum, tam oturup yazımı yazacağım sırada bütün hevesim kaçıyor. Takımı yenilen teknik direktör basın toplantısına çıkmaz ya, benimki de o hesap. Ne yapayım ben takım tutmayan bir köşe yazarı değilim ki. Trabzonsporluyum…

 

Ntv Spor Haberleri. İlk haber: Trabzonspor Asbaşkanı İbrahim Hacıosmanoğlu yine mangalda kül bırakmıyor. Önce Canaydın nasibini alıyor. Özhan Canaydın’ı yalancılıkla ve ihanetle suçluyor Hacıosmanoğlu. Toplantıdan önce Hacıosmanoğlu, Özhan Canaydın’a gidip gündemde 1.5 ay önce çözümledikleri konunun olup olmadığını, eğer varsa bu toplantıya girmelerinin gerekmediğini söylüyor. Canaydın da ‘Hayır. Böyle bir konu konuşulmayacak’ diyor. Ardından toplantı sırasında Haluk Ulusoy konusu açılıyor ve Özhan Canaydın duruma müdahele edip, konunun açılmasını engellemiyor. Kendi çıkarları için Türk Futbolu’na ihanet ediyor ve Hacıosmanoğlu’na toplantı öncesinde yalan söylediği için yalancı oluyor. Hacıosmanoğlu sonra başlıyor bakan Mehmet Ali Şahin’e yüklenmeye. Türk Futbolu’nun içine düştüğü kaostan bakanı sorumlu tutup hemen istifa etmesi gerektiğini söylüyor. Arada başarı ile sürdürdüğü başbakan yardımcılığı görevinden de bahsedip bir yandan da gönlünü alıyor. Ardından zaten her zaman belirttiği Aziz Yıldırım sempatisini tekrar vurgulayarak Aziz Yıldırım’ın duruşunu beğendiğini bildiriyor. Tüm konuşma ilkokul müsameresi gibi.‘O bana bunu dedi ama bak sonra bunu yaptı, yalancı Canaydın.’

 

İkinci haber: Syzmek Trabzonspor’a futbolu bıraktığını ve kesinlikle Trabzon’a dönmeyeceğini bildiren bir mektup yollamış; telefonun öbür tarafında çiçeği burnunda kulüpte futboldan sorumlu olan Haşim Sayidoğlu var. Syzmek’e ulaşamadığını, psikolojik sorunları olan Syzmek’in menejerine ulaştığını ve mektubun Szmek tarafından yazıldığını doğrulattığını söylüyor. Futbolu bırakmasının tek taraflı bir karar olduğunu yapacak bir şey olmadığını söylüyor. Syzmek Trabzonspor kulübünün en basit anlamıyla malvarlığı. Bu adamın ne kadar sıkıntılı bir zaman yaşadığı ortadayken kulübün tavrı bu mu olmalıdır?

 

Yönetimdeki arkadaşlar siz ne yapıyorsunuz? Trabzonspor’un spor bakanı ile ilgili ‘İstifa etsin. Türk Futbolu’ndaki kaosun sorumlusu kendisidir.’ şeklinde yapacağı açıklama Hacıosmanoğlu tarafından mı yoksa kulübün başkanı tarafından mı yapılmalı. Ama başkan böylesine sert bir açıklamayı yapamaz ki. Çünkü Trabzonspor siyasetin içine boğazına kadar batmış durumda. Nuri Albayrak başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çok yakın aile dostu. Başbakan yardımcısı Mehmet Ali Şahin’e bu kadar net bir mesaj vermesi yakışık kaçmayabilir. Kaldı ki zaten Trabzonspor’un devletin spor bakanı ile ilgili bu kadar fütursuz açıklamalarda bulunmasının ne kadar kulübün yararına olduğunu size bırakıyorum. Öbür taraftan Haluk Ulusoy ise Trabzonlu ve yargılandığı konular arasında Trabzon’da yapılan birtakım usülsüz harcamalar var. Durum böyle iken bir de işin içine Ankaraspor onursal başkanı olan ve adı Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olduğu takdirde AKP’nin başkanlığı için de geçen Melih Gökçek giriyor. Ankaraspor maçından 2 gün önce Trabzon’a gelen Gökçek, Trabzon’dan çok olumlu dayanışma mesajları verdi. Haluk Ulusoy gittiği takdirde federasyon başkanlığı adaylığı için ortada dolaşan isimlerden biri de Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’ti zaten.

 

Kimin haklı, kimin haksız olduğu beni hiç ilgilendirmiyor. Takım tutar gibi Ulusoy’cu olmayı da anlayamıyorum. Bunlar ne biçim işler, Trabzonspor’u bu kadar siyasetin ve pazarlıkların içine sokmanın kime ne faydası var? AKP’nin futbolla yakından ilgilenme politikasının sonucu Ankaraspor ve Trabzonspor’un iktidar partisiyle olan yakınlığı su götürmez. Futbol federasyonu kılpayı kurtuldu, şimdi yeni seçimde ne olacağı belli değil. Belediye destekli klüp yönetimlerini ise hiç karıştırmıyorum. Ancak gerçek futbolseverler politik futboldan her ne kadar nefret ediyor olsalar da, Haluk Ulusoy da o kadar sıkıntılı bir futbol federasyonu başkanı ki futbol camiası tarafından istenmiyor. Yani memlekette şöyle doğrudüzgün siyasetle ilgisi olmayan ve bu futbol federasyonunu yönetebilecek bir kişi yok benim gördüğüm kadarıyla.

 

Trabzonspor’a çok yazık oluyor. Bu kadar büyük bir kulüp ve camia saçmasapan ve kısır çekişmelerin içinde sürüklenip gidiyor. Taraftarın nefret ettiği Fatih Akyel’i kurtarıcı olarak transfer ediyor, oyuncusu futbolu bırakıyor, teknik direktörü dedektif gibi kim hangi uçakla nereye gitti geldinin peşinden koşuyor, takım ilk devredeki 10 maçın 2 tanesini seyircisiz oynamak zorunda kalıyor. Takımın futbol çaresizliğini ise Gökdeniz’in Bursaspor maçında kendisine ‘Topu bana neden vermedin?’ diyen Umut’a bakışı ortaya koyuyor.

 

Şu takımı siyasetin içine bu kadar soktunuz ya sırf bunun için ‘Bırakın, gidin be kardeşim. Şu ana kadar okuduğunuz yazının ne kadarı futbol yorumu size bırakıyorum. Bu takım çok kötü yönetimler ve teknik adamlar gördü ama ben kendimi hiç bu kadar takımdan ve futboldan uzak hissetmemiştim.

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 sezer yazıcı - İstanbul 18 Ocak 2007, Perşembe 00:42  
yaa su yazıları baska bı adam okusa derkı bu takım deıl baska bısıy yaw jyazılan heryoruma imza atarım bu takıma ayman rısp benı baglamaz bı adam aldık heh tama sımdı dunya futboluna ayak uydurduk dedım o garıbımde 6 ay dayandı (zoruda kaldı) gıtı allah yolunu acık etsın.bı de bundan sonra bıze duzgun adam gelmez abı bız anca ayman lar ve bu gıbı 2,3. sınıf adamların oynayacagı 3. dunya futboluna kalırız yaw bıraz dunya futbolunu seyredın de bısıyler oğrenın ogrenmenın yası yoktur ya bakın barca modelı bu takımı belkı bıraz kımıldatır.allah sonumuzu hayır etsın ben askere gıdıcem 2008 yazı burda olucam 2009 sezonu bısıy degısmesse bu takım50 sene daha bekler .........
 fatih sarmusak - İstanbul 09 Ocak 2007, Salı 09:21  
bence burda eksik olan bişey var.trabzonspor haluk ulusoyu neden destekliyor.haluk ulusoy döneminde bir kere bile sampiyon olamayan hatta ve hatta bir kere küme düşme potasına girmiş ve son olarak tarihini en kötü ilk yarısını geçiren ve bu ilk yarıda sadece hakem hatalarıyla 7 puanı gasp edilen trabzonspor kimi neden destekliyor.hakemleri çete gösteren başkan bu çetenin başında kimin oldgunu unutmuş herhalde.tayyip erdoganın en yakın iki adamının gökçek ve albayrak ın erdoganın istemedigi birini başkan görmek istemeleri ne kadar gariptir. bütün bu siyasi gelişmeleri bir kenara bırakalım .yönetimde su anda hacıosmanoglu ve sayitoglu denen 2 felaket var. birinin    röpörtajını izlerken 2 saat sonra    birbirlerini yalanlıyacaklarmı diye bekliyoruz. 5 ay sonra sözleşmesi bitecek futbolcuya 1 milyon dolara yakın bonservisle takıma getirmek için saglık kontrolüne sokup sonra anlaşamadık demek herhalde    dünyada bir bizim takımda olmuştur.ne yapıcaktık acaba futbolcu sakat olsamıydı alacaktık. futbolcunuz sakat birz daha indirim yapın alalımmmı diyecektik. TRABZONSPOR KLÜBÜ   birilerinin   boy göstermesi için gelinecek bir yer   degildir. eger   illa adınızı    duyurmak istiyorsanız   gidin popstara   katılın.eminimki orda daha   başarılı olursunuz. ama    herşeye ragmen ben başkanın iyi niyetli biri oldugunu düşünüyorum. ama iyi niyetli diye cami hocasını takımın başına getirirseniz hiç bişey yapamaz.ilk olarak bu iki yöneticinin takımdan uzaklaştırılması gerektigini düşünüyorum.ve yönetimin en büyük yanlışı     ZİYA DOGAN        .evet adam gibi adam ama   başarılı olamamış birini takımın başına getirmek(fatih terim başarılı olmasına ragmen geri döndü ve hiç bişey yapamadı) sonrada anlamsız futbolcu istekleriyle   başbaşa kalmak. ziya doganın istedigi futbolcular. takımdan gitti diye dua ettigim hayatımda gördügüm enkötü defans oyuncularından tayfun cora. erdinç . belki emrah .oda musa büyük diye bir felaket yaşıyoruz diye. trabzon spor olarak   sen gökdenizi    yaptıgı herşeye ragmen takıma geri kazandırmaya çalış sonra fatih akyeli    takımdan uzaklaştır. burda fatih gider yada gitmez önemli degil önemli olan yapılan çifte standart tır.tranfer yapmak için takla attıgımız   bir ortamda iyi sayılabilecek bir oyuncuyu elimizden çıkarmaya ugrasıyoruz.ve hayatımda en cok güldügüm olaylardan biri.marcelinhoyoyudünyanın en iyi futbolculardan biri diye alıyoruz. 10 numara   forvet arkası. ziya efnedi diyorki elimde orda oynuyacak daha iyi birisi var o yüzden onu alısık olmadıgı bir yerde kanatta oynatıyomuş. ya çok afedersiniz bizim elimizde ronaldinho lampard figo deco falan varda bizim mi haberimiz yok.kimmiş bu futbolcu. madem öyle   adamı kalye geçir eminimki jefersondan daha iyi kalecilik yapar.eger biraz adamsan adam gibi yorumlar yapta bizide daha fazla sinirlendirme.son olarak smyek futbolu bırakmış çok hayırlı oldu.zaten yöneticiler elinden yabancı çıkarmak istiyodu.belki bu sene hiç bişey yapmayan smyek e üstüne bide   para verirler futbolu bıraktıgı için.evet türk fubolu kaos ta ama   trabzonun bulundugu durumu kaos la açıklamak biraz hafif kaçar
 opeth - İstanbul 07 Ocak 2007, Pazar 20:32  
Son maçta fenerbahçeye kaptırılan şampiyonluktan sonra trabzonspor yıkıldı.Ogünden beride ayağa kalkamadı.Bu süre içinde tekrar yükselişe geçebilmesi için çabalar sarfedildi.Geçdiğimiz yıllarda da ikinci olunarak bu sıçramayı yapabileceğin tekrar o eski gücüne kavuşabileceğini gösterdi ancak yönetimin değişmesi yeni gelen yönetimin futboldan zerre kadar anlamaması bu göstergeyi çürüttü.Yönetimleri boyunca yaptıkları herşeyde saçmalayan albayrak ve diğerleri trabzonsporu sıradan bi takım haline getirmek için ellerinden geleni yaptı ve yapmaya da devam ediyor.Futbolun F sinden anlamayan insanların bir kulübün başında olmasını aklım almıyor ve hala orada burada bu insanlar birlik ve beraberlikle takımın yükselişe geçebileceğini söyleyip duruyor.Ben bu laflara ancak hadi ordan diorum...

ARAMA: