Efes Pilsen-Tau Ceramica maçında, sürekli aynı sahne tekrarlandı. Tau, farkı 10 sayı civarına getirdi, Efes yakaladı; Tau yine farkı açtı, Efes yine yakaladı. Ancak Efes farkı kapadığı dakikalarda son darbeyi indiremeyince Tau Ceramica maçı 84-78 kazanmayı bildi.
Önce rakip Tau hakkında birkaç yorumda bulunmak istiyorum. Tau Ceramica, bence bu yıl Euroleague’in en iyi takımlarından biri. Zaten A grubunda da lider durumdalar. Son derece geniş ve yetenekli oyunculardan oluşan bir kadroları var.
Tau’nun bu yıl Dörtlü Final ve hatta daha da ilerisinin en güçlü adaylarından biri olduğunu düşünüyorum.
Tau takımının en önemli özelliği kadro derinliği. Her maçta başka bir oyuncu ön plana çıkabiliyor. Bu bir koç açısından çok rahatlatıcı bir durum. Belirli oyunculara mecbur olmadan oynatabilmek, çok önemli bir avantaj. İçeride Scola, Kaya ve Splitter; dışarıda Serkan, Planinic ve Rakocevic Tau’nun önemli silahları.
Tau’nun Türk oyuncuları olan Serkan ve Kaya, takımın iskeletinin önemli parçaları. Serkan ve Kaya ile birlikte geçmişte oynadığım için ikisinin de özelliklerini yakından biliyorum.
Serkan’la aynı okuldan yetiştik ve uzun yıllar aynı takımda basketbol oynadık. Son derece hırslı bir yapısı vardır ve yıllar içinde kendisini oldukça geliştirdi. Avrupa’nın ve Türk Milli Takımının önemli oyuncularından biri oldu.
Kaya’ya karşı da birçok maç yaptım. Pozisyon itibariyle aynı mevkilerde oynadığımız için birçok maçta birbirimizi savunduk. Kaya da önemli bir gelişme trendi yakaladı ve şu anda Avrupa’nın en iyi takımlarından birinde oynuyor.
Serkan ve Kaya’yı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Bu arada Efes maçında seyircinin bu oyunculara karşı yapmış olduğu aleyhte tezahürat ve küfürleri de anlamak mümkün değil. Bu oyuncular profesyonel ve işlerini yapıyorlar. Bir insan işini iyi yapıyor diye yuhalanmamalı; aksine alkışlanmalı.
Efes cephesine gelince, birkaç husus üzerinde durmak istiyorum. Bunlardan birincisi, Efes’in 1 numaradaki sıkıntısının devam ediyor olması. Jenkins, bildiğimiz ve yıllardan beri alıştığımız Efes sistemine uyan bir oyuncu değil.
Efes sisteminde oyun kurucu mevkii son derece önemlidir. Bu mevkide oynayan oyuncunun kendisine oynamaya çalışmasından ziyade takımı oynatması gerekiyor. Jenkins, bu tercihi kendinden yana kullanıyor ve sürekli zorlamalarda bulunuyor.
Efes takımında Jenkins dışında 1 numara pozisyonunda oynayabilecek bir tek Cüneyt kalıyor; ama Mahmuti onu fazla kullanmıyor. Efes’te oyun kurucu pozisyonundaki bu sorun, takımın tüm dinamiklerine sirayet ediyor ve hücum performansını negatif yönde etkiliyor.
Üzerinde durmak istediğim ikinci konu Cenk Akyol. Cenk’in Mahmuti nazarındaki kredisi oldukça yüksek. Kötü de oynasa, maçta süre almaya devam ediyor. Ancak, Cenk’in kendisine verilen bu fırsatı yeterince kullanamadığını düşünüyorum. Bu sadece Tau maçında edindiğim bir gözlem değil.
Cenk’in kapasitesinin yüksek olduğu son derece aşikar; ancak bunu pratiğe taşıyamıyor. Efes’in Cenk gibi bir skorerin katkısına ciddi biçimde ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Umarım önümüzdeki dönemde bu genç oyuncu kendinden bekleneni sahaya yansıtacaktır.
Son olarak Efes’in iç oyuncuları hakkında bir yorumda bulunmak istiyorum. Gerek Euroleague gerek BEKO Basketbol Liginde Efes’in başarılı olabilmesi için Ermal’ın iyi oynaması olmazsa olmaz. Efes’in içeride oynayan diğer oyuncuları olan Prkacin ve Kerem aşağı yukarı kendilerinden bekleneni sahaya yansıtıyorlar.
Ancak Efes’in Ermal’den beklentileri çok yüksek. Güçlü ve sağlam fiziği ile Ermal gerek savunma gerekse hücumda Efes’e daha çok katkıda bulunabilir. Ermal’in daha istikrarlı bir basketbol oynaması gerekiyor.