Sezon başlarken Gençlerbirliği OFTAŞ’a biçilen kaftanın pek dar kaldığını görmüştük ilk yarı sonunda. Artık herkesin bu genç ve ısırgan takıma dair haliyle bir tahayyülü olduğundan ikinci yarıda işleri çok daha zorlaşacak. Ancak onlar da artık iddialarını ortaya koymaktan çekinmiyorlar. Zaten evlerinde hiç kaybetmişlikleri yoktu ama sonuçta ikinci yarıya “yakın takipçi” kümesinden Kasımpaşa’ya kaybetmeden başlamak da önemli. Kasımpaşalılar, sezon başından beri her puan kaybından sonra muhafaza ettikleri “ondan şikâyet, bundan şikâyet” halini müdafa da ediyorlar: 1-1’in ardından ''Tahmin ediyoruz ki bizi engelleyecekler. Bu şekilde giderse fazla umudumuz yok, çünkü sonucu başkaları belirliyor. Bunlar olmazsa şampiyon olacağımıza inanıyoruz''lu bir antre yaptılar.
İstanbul BB. devreye üstüste üç mağlubiyetle girmişti. Akçaabat Sebatspor’u üç golle yenmeyei başararak, o kötü bakiyeyi ikinci yarıya taşımadılar. Hedef olarak “ligde kalmayı” koyan bir takım için can sıkıcı bir başlangıç oldu A. Sebatspor için. Sonraki fikstürleri de kolay değil: Mardinspor-Eskişehirspor-Uşakspor. Bu üçgenden puansız geçerlerse, memleket futbol alemindeki belki de ilk Kazak futbolcu Ali Aliyev’in Türkiye macerası tatsız sona erecek diyebiliriz.
“HEPİMİZ ERMENİYİZ....”
Malatyaspor’un 1. dakikada yenik duruma düşmesine rağmen aldığı 6-2’lik “azgın” galibiyet (Taner’in hat-trick’i, Senkerik’in ikilemesi), Teknik Direktör İsmail Kartal’ın “devre arasını iyi değerlendirdik” laflarının belli bir gerçekliği olduğuna işaret ediyor elbette. Türkiye’de yaşadığımızı hatırlayınca, “Böyle bir skora ulaşılmış bir maçta olmayı kim istemez” diye aklımızdan bile geçiremiyoruz. Zaten gergin geçen iki takımın maçlarında artık alıştığımız şeyler oluyor; arbede, yaralılar... Ateşleyici, Hrant Dink’in Malatyalı olduğunu bilen Elazığlıların “Ermeni Malatya” diye tezahürat yapıp, ardından "Ne Ermeniyiz, ne Malatyalıyız. Biz Elazığlıyız, Türkiye sevdalısıyız" yazılı pankart açmaları. Bu kör milliyetçi bağnazlığı insanlık zaten yargılamış, hükmü asmış boynuna. Ama Malatyasporlular keşke “PKK dışarı" diye cevap vereceklerine, malatyadergisi.com’a konuşan Dink’in babasının arkadaşı 82 yaşındaki Bekir Aksoy’un suikaste çok üzüldüğünü belirttikten sonra “Dink`in ailesi çok iyi insanlardı. Babası ve amcasıyla beraber büyüdük. Bu mahallenin tamamı Ermeni mahallesiydi ve birbirimizden hiç ayrılmazdık... Ermeni komşularımızın çok iyiliklerini gördük. Bize karşı destekleri ve arkadaşlıkları çok iyiydi.” deyişini biliyor olup, “Var mı lan inadına hepimiz Ermeniyiz” diyebilselerdi! Heyhat, toz kondurulmayan Çarşı’nın bile geçiştirdiği, Adana Demirspor başkanının tırsıp maçlara “Hepimiz Ermeniyiz, Hepimiz Hrant Dink’iz” pankartıyla çıkma isteğinin arkasında duramadığı (üstüne bir de özür dilediği!) bir iklim işte!
Federasyona olan bonservis borcunun ertelenmesiyle yaşadığı mali kriz içinde biraz soluklanan Diyarbakırspor, Karşıyaka deplasmanında kaybedince, onlar için Gençlerbirliği O. ve Malatyaspor maçları çok daha önemli hale geldi. Karşıyaka sadece evde kazanmayı değil, yenilmemeyi de öğrenmişe benziyor: Yedi haftadır kaybetmiyorlar, ilk altı iddiaları baki.
MARDİN UÇAR MI?
Devre arasında takımın başına Feyyaz Uçar’ı getiren Mardinspor, sekiz hafta sonra galip gelmeyi başardı. Bunun tam da ikinci yarının ilk maçına denk gelmesi de moral arttırıcı elbette. Yeni kurulan takıma rağmen ilk yarıyı oldukça iyi bir yerde kapayan İstanbulspor ise ilk altının gerisine düşmemek için bu mağlubiyetin fazla tesirinde kalmak niyetinde.
Sezona evinde Uşakspor yenilgisiyle başlayıp, çokça bocalayan Altay deplasmanda rövanşı alarak ikinci yarıya iyi başlamış oldu. Onların üçgeni de esaslı: Karşıyaka-Gençlerbirliği O.-Malatyaspor. Geldiği gibi hızlıca giden Timuçin Çuğ’un yerine Gençlerbirlikli-Fenerbahçeli Erkan Sözeri’yi göreve getiren Uşakspor, pek zayıf olan hal ve gidiş notunu düzeltebilecek mi meçhul.
ÇIKIŞ ARAYANLAR
Daha yularıyı hedefleyip de istedikleri yerlere bir türlü gelemeyen iki takım Kocaelispor ve Gaziantep BB. ikinci yarıya beraberlikle başladı. Devre arası yönetimini değiştiren Gaziantep BB. şansızlıktan yakınıyor. Kocaelispor ise devre arası transferi, Mardin’de kendinden bekleneni bir türlü veremeyen İkinci Lig’in gol krallarından Yunus’un ilk maçında attığı golle (85’te) beraberliği kurtarmış olduğu için yine de mutlu.
İlk yarı yararlanamadığı Serkan Aykut’un sakatlığı geçti derken, hazırlık kampında yeniden sakatlanıp sezonu kapatmasıyla kara kara gol meselesini düşünmeye başlayan Samsunspor (17 golle, Uşak ve Mardin’den sonra en az gol atan üçüncü takım durumundalar), “net skor” denilen 2-0’la geçti Orduspor’u. Bir ara çok iyi çıkış yakalayan Orduspor, ilk yarıdan gelenlerle üst üste beşinci defa kaybetmenin sıkıntısı içinde.
“İlk beş haftada her şey belli olur” diyen, devre arası yapılan transferlerden epey umutlu olan Eskişehirsporlular, Türk Telekom beraberliğini beklemiyorlardı muhtemelen. Devre arası tranferlerine güvenen T.Telekom da dışarıda alınan bir puanın kıymetini bilecek takımlardan.