“Küresel ısınma”nın karı ne kadar uzağımıza götürdüğü malûm. Diyarbakır’da ortaya çıktığındaysa, iş maç tatil edecek noktaya kadar geldi. Yukarıyı pek yakından ilgilendiren maçı Ankara’dan gelen gençler kazandı: Gençlerbirliği OFTAŞ, böyle kritik maçlardan puan çıkarmaya devam ettikçe, İlhan Cavcav’ın ticari hesaplarının da kurbanı olmazlarsa, Süper Lig “yerli Ajax”la tanışabilir. Diyarbakırsporlular, hem hak etmedikleri mağlubiyetten hem de karın iyice kötüleştirdiği zeminden şikâyetçi.
İstanbul BB. deplasmandan galibiyet çıkaran bir diğer yukarıdaki. Maçı ilk yirmi dakikada attıkları gollerle kazanırken, son on üç dakikayı 10 kişi tamamladılar. Orduspor ise kazanamamaya devam ediyor, devam ettikçe de hem tabelada hem sinirsel olarak geriliyor.
FENERBAHÇE’Yİ GEÇEN MALATYASPOR
Üst üçlüden Malatyaspor da yine deplasmanda, Kasımpaşa’da kazanmayı başardı. İkinci yarıya gayet hızlı bir giriş yaptılar; iki haftada attıkları 9 golle 40’a ulaşıp, toplamda Süper Lig’in en golcüsü Fenerbahçe’nin (38) de önüne geçtiler. Ancak başlatılan “kulübe yardım” kampayasında istenen rakamlara ulaşılamamış olmasına canları biraz sıkkın. İstifa edeceğini açıklayan başkan Haşim Karadağ da görevde kalmaya karar verdi. Kasımpaşa, haftalar sonra ilk kez -hem de böyle önemli bir maç sonrasında- hakemlerden yakınmadan, “kötü oynadık yenildik” demeyi başardı. Tabii arkası gelir mi şüpheliyiz.
Eskişehirspor karşısında ilk yarıda 2-0 kaybettiği maçın rövanşını alan İstanbulspor, ilk altıdan bir yere kıpırdamıyor. Hedefleri de zaten o değil mi? Her sezona olduğu gibi buna da “şampiyonluk” diye giren Eskişehirspor’da ise gelinen noktada “Süper Lig’i düşünmek lüks olur” diyen Teknik Direktör Ahmet Akcan haklı gibi. Altıncıyla aralarında 10, on altıncıyla 3 puan var!
“UÇAR”LARDAN TURGUT’UN BAŞARISI
İzmir derbisinden beraberlik çıkınca, Altay ve Karşıyaka altlı üstlü kalmaya devam ettiler. Karşıyaka için Turgut Uçar parantezi açmak farz: Feyyaz Uçar’ın yerine göreve geldiğinde 16. sırada bulunan takımı, ilk altı umudu olan bir yere taşımayı başardı. Yeşil-kırmızılıların (evet, geçen hafta “PKK dışarı” diye bağırdıkları Diyarbakırspor’un renkleri gibi!) kaybetmedikleri hafta sayısının da sekize çıktığını belirtelim.
Kocaelispor-Samsunspor maçı kazananın üste çıkacağı bir maçtı. Tam da bu gerilime uygun şekilde giden maçı Samsunspor son beş dakikada attığı gollerle kazandı. Onlar da ikinci yarıya iyi başlayan takımlardan ama bu gibi durumlarda duymaya alışık olduğumuz “şampiyon bile oluruz” lafları için sahiden erken sanki. Esas sorunu dışarıda kazanamamak olan Kocaelispor, evinde ilk kez kaybetti. Ama Süper Lig umutları da kaybedilmişe benziyor: Fatih Uraz’ın (kaderin cilvesi mi derler, uzun yıllar Samsunspor kalesini de korumuştu) görevine son verildi, takım yardımcı hocaya emanet edildi.
FAŞİZMLE MÜCADELE
“Temiz Türk kanı”(!) taşıdıklarına geçen hafta açtıkları pankartla tüm Türkiye’yi ikna eden Elazığlılar, Gaziantep BB. önünde beraberliği son anda kurtardılar. Pankartı açan üç Elazığlı tespit edilmiş, bir yıl statlara girmeme cezası verilmiş. Devletimiz faşizmle mücadele ediyor işte! Tabii beri yandan “bunlar münferit olaylar” teranesi, “hepimiz kardeşiz” geyiği (zinhar Ermeni değiliz tabii)... Ne kadar yapış yapış. Mide bulandırıcısı da var ama: Afyonspor-Bozüyükspor maçında “Hepimiz Ogünüz, hepimiz Türküz” diye bağıranlar. Katil olmaya bu kadar teşne bu kadar insan...
Uşakspor’un deplasmanda T.Telekom’u yenip kıpırdanması, aşağılara başka bir hava getirdi şüphesiz. Artık son sırada değiller, ligde kalacaklarına dair açıklamalar yapıyorlar. Ama tabii bu hafta berabere kalan Mardinspor ve Akçaabat Sebatspor da aynı şeyleri söylüyorlar.