EURO 2008
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Bir mucize olsa Angola çıksa

O günün maçı kuşkusuz C Grubu'ndaki Arjantin - Sırbistan Karadağ maçıydı. Hal böyle olunca Angola'nın Meksika'ya direnişi pek ilgi görmedi ve bu direniş yazılı medyada ister istemez Türkiye liginin orta alt sınıf takımlarına gösterilen ilgiyle sınırlı kaldı.



NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

l CEM DİZDAR

Maçı Cahide Sayfiye'nin barına ilişmiş olarak izledim. Ekran büyük ama ses yok. Maç başladıktan bir süre sonra mekana Türkiye popüler kültür sahasının mühim şahsiyetlerinden Gülben Ergen zuhur etti. Ve tahmin edersiniz ki, maça olan o bir avuç ilgi de kayboldu gitti ve maç 'taraftarsız' kaldı.

Maç ki ne maç, Meksika yüklendikçe yükleniyor ben bardaki taburede hop oturup hop kalkıyorum.

Oysa Meksika gol atma konusunda hayli mahirdi bundan önce. Ne varki Angola'nın 'işsiz güçsüz' kalecisi Ricardo, o denli kendinden emin di ki çıkardığı toplarla ülkesine Dünya Kupası tarihinde ilk puanını da kazandırdı.

İkinci devre başladığında Ergen sahnede yeni albümünün çıkış parçasını play back olarak okurken, maça yüzü dönük tek kişinin şahsım olduğunu görmek tarafımca ayrıca bir gurur vesilesi oldu. Kendi kendime "Sen bu oyunu bayağı bir seviyorsun usta" dedim ve devam ettim.

Haliyle öyle bir mekanda ve o ambiyans (bu da güzel tanımdır, bir de konsept var ki o daha da güzeldir!) altında benim pozisyonum biraz sakil duruyor farkındayım ama insan da kendini engelleyemiyor.

Meksika gerçekten çok renkli top oynayan bir takım. İyi bir stilleri var. Seri ve çok pas yaparak oyunun sürekli diri tutuyorlar. Müdafaayla ilk karşılaştıkları alanda yan paslarla savunmayı sağa sola sallayarak sürekli arka alana kaçacak küçük delikler açıyorlar. Topu ayağında bu kadar tutmayı başaran bir takımın karşısında müdafaa yapmak hakiki bir zulme dönüşüyor.

Hele ki, Macanga atıldıktan sonra Angola tüm takım olarak olağanüstü enerji harcadı. Buna rağmen maçın sonlarına doğru bir kaç sürpriz çıkış bile yaptılar ki, 'büyücülerinin nefesi biraz daha kuvvetli olsa' maçı bile kazanabilirlerdi. Yine de insan bir mucize olsa da Angola çıksa gruptan diye geçiriyor içinden.
Gördüğüm o ki, Marquez'in başına bir hal gelmezse bu Meksika, çeyrek finali gidecek takımların başında gelir. Yarı final ve finalle ilgili bir tahminde bulunmak için de bir iki maç daha izlemek gerek.

İyi müdaafa gösterişli hücum
Grubun beni en çok şaşırtan takımı İran oldu. Top ayağına yakışan bu kadar topçudan bu kadar kötü bir takım çıkarmak bize özgü bir şey sanırdım, yine yanıldım.

Karşında Avrupa'nın en kalburüstü forvet ve orta saha oyuncularından kurulu Portekiz var ve sen katı bir müdafaa anlayışıyla kendini ateşe atıyorsun. Portekiz pozisyona giremezse, kornerden, o olmadı yan toptan, duran toptan bir şeyler yapacak bir takım. Bu kadar sinersen Portekiz gibi bir takım karşısında kaybetmeye mahkumsun komşum.

Çıkıp oynayacaksın, diyeceksin ki çocuklarına, "Çıkın eğlenin, işinize bakın. Yenilin farketmez ama insanları sıkmayın." İran hem sıkıcı top oynadı hem de tabir-i caizse 'kabız.' Bir kaç dişe dokunur atak o kadar. Oysa oyunu ileride tutacak kadar maharetli oyuncuları var. Artık oyunu rakip sahada tutmayı beceremeyen takımların maçı kazanma şansları çok düşük.

Ve görüyoruz ki aslında futbolcuların becerileri, bazı özel oyuncuları dışında tutarsak, birbirine çok yakın. O zaman sorun gelip organize olma meselesine dayanıyor. İran gibi çalkantıları hiç dinmeyen bir toplumun sosyal organizasyonunun sancıları, futbol takımlarına da yansıyor. Hepsinin tek tek kafaları, bilekleri çalışıyor ama bir türlü organize olamıyorlar.

Evet Deco, Ronaldo, Figo, Costinha gibi topçuların karşısında oynamak elbette kolay değil. Ama futbol da insanı 'kahraman' yapıyorsa böyle maçlarda yapıyor. İran'ın aklı bir üst tura çıkmaya yetecek kadar bilgi dolu değildi.

Portekiz de tıpkı Meksika gibi benim çeyrek final adaylarımdan biri. Bir kere çok akıllı top oynuyorlar. Dahası her maçı değiştirecek bir sürpriz oyuncu çıkarıyorlar gibi sanki. Bu maçta Deco'da olduğu gibi.

Christiano Ronaldo, henüz adının hakkını verememiş olsa da maç içinde öyle incelikler yapıyor ki rakibine, "Yuh! Ayıptır! Bir insana bu da yapılmaz ki" diyorsunuz. Keza iyi de bir müdafaa hattı var Portekiz'in. Gerçi Angola ve İran öyle ahım şahım saldırmadılar ama, müdafanın sağa sola yerleşirken yaptığı o organize dalgalanış Scolari'nin işi en arkadan itibaren ciddi tuttuğunu gösteriyor.

Portekiz her maçında hepimizi heyecanlandırmaya devam ederken, modern müdaafa nasıl yapılırın da örneklerini verecek gibi görünüyor.


 

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 ADEM POLAT - İstanbul 28 Aralık 2007, Cuma 01:53  
2. hafta maçları bence çok sıkıca çok az pozisyon vardı.Sadece Angola'yı tebrik etmek lazım.

ARAMA: