Trabzonspor’un kaptanı son maçlarda kariyerinin en başarılı maçlarını oynuyor. Bir orta saha oyuncusu olarak hücuma katılımı ve gol yollarındaki becerisi hep tartışılan Hüseyin, Ziya Doğan’ın yıllardır istediği Ayman’ın takıma katılmasıyla beraber, seneler sonra ilk defa üzerindeki yükü paylaşabildiği birini buldu. Aynı zamanda forveti besleme sorumluluğunu üzerinde hissedip çok pas hatası da yapıyordu. O noktada da Ceyhun’un takıma monte edilmesiyle artık çok daha kendi istediği oyunu oynayabiliyor. Trabzonspor’un kaptanı, Beşiktaş karşısında sahanın her yerinde verdiği mücadele, yaptırdığı asist ve takımı ateşlemesi ile kendisini yıllardır en sert şekilde eleştirenlerin bile beğenisini kazandı.
TRABZONSPOR TARAFTARI
Giden maçın alınmasında Tigana’dan sonra en büyük payın taraftarda olduğunu düşünüyorum. Kazanırken bile çok ciddi şekilde eleştirilen Trabzonspor’un kendi evinde devreyi 2-0 yenik kapattıktan sonra ikinci yarı sahaya çıkarken taraftarın gösterdiği coşku bana 2005 Şampiyonlar Ligi Finali’ndeki Liverpool taraftarını anımsattı. Zaten en ufak olayda Trabzonspor ile Liverpool arasındaki benzerlikleri vurgulamaya bayılıyorum, bunu da yazmadan edemedim. Maçın her dakikasında galibiyete inanmış ve rakibi zorlayan bir taraftar vardı. Sahaya atılan pet şişeler ise gecenin Trabzonspor taraftarı adına tek eksisiydi diyebilirim.
ZİYA DOĞAN VE TİGANA
Ziya Doğan bazen oyuncu seçimleri konusunda ilginç kararlar veriyor. Denizli maçında hatalı goller yiyen genç Tolga’yı kazanmak adına Beşiktaş maçında tekrar görev verdi. Yine aynı şekilde defansın göbeğinde bütün Avrupa takımlarının istediği (!) Stepanov’un yerine Denizli’den 3 gol yiyen Risp-Erdinç ikilisi vardı. Risp cepheden doldurulan toplarda ve takım savunmasında başarılı bulduğum bir defans oyuncusu ama birebir kaldığında rakibe basmadan onu kontrol etmeye çalışan bir yapısı var. Bu duruma şanssızlığı da eklenince Trabzonspor yediği çok gereksiz bir golle yenik duruma düştü. Ardından Erdinç’in kolay teslim olup faul istediği bir pozisyonda Beşiktaş durumu 2-0 yaptı. Halbuki o ana kadar Trabzonspor ısrarla golü arayan ve son derece hatalı kurulmuş Beşiktaş defansının arkasına atılan toplarla çok rahat pozisyonlar bulan taraftı.
Futbol yazarken tarz olarak teknik direktörler hakkında hariçten gazel okumaktan hiç hoşlanmıyorum. O takımla beraber yatıp kalkan bu seviyedeki teknik direktörlerin tercihlerinde bariz ciddi hataların olmasını beklemiyorum. Ama dün seyrettiğim Beşiktaş daha ilk 10 dakikada verdiği pozisyonlar ile kendini o kadar net belli etmişti ki, bunu görememek için ne olmak lazımdı bilemiyorum. Tigana, ligin ilk devresinde Beşiktaş’ın hezimet yaşamaktan kurtulduğu karşılaşmadaki defans kurgusunu farklı oyuncularla tekrarlayarak aynı durumu yaşamayacağını düşünmüştü. Olabilir, hatalı düşünebilir ama bu hatada maçın sonuna kadar ısrar etmesi nasıl açıklanabilir doğrusu anlamak güç. Trabzonspor forvetleri ve orta sahası biraz akıllı davranabilse maç rahatlıkla 7-2 bitebilirdi.
Ziya Doğan ise orta sahadan bozma beki Musa ve bekten bozma orta sahası Mustafa Keçeli’yi aynı anda oyundan çıkartarak son derece doğru değişikler ile oyuna müdahele etti. Zaten Yattara’nın son anda sakatlanması sonucu planları altüst olan Ziya Doğan’ı Yattara’nın yerine Mustafa Keçeli tercihinde çok da suçlayamıyorum. Sonuçta planını uyguladı ve Mustafa Keçeli defalarca yaptığı bindirmelerle Beşiktaş savunmasını zor durumda bıraktı. Ancak kapasitesi sınırlı bir futbolcu ve hücum gücü anlamında mecbur kalınmadıkça Yattara’nın yerine düşünülebilecek bir oyuncu tabii ki değil.
UMUT BULUT
Umut Bulut benim kabiliyet ve teknik kapasite anlamında Trabzonspor’a yakıştırdığım bir oyuncu değil. Ancak maç içerisinde o kadar çok koşuyor ve rakibi rahatsız ediyor ki bu çabasını çok takdir ediyorum. Son 2 maçta attığı 5 gol de iyi niyetli çabalamasının karşılığı. Çok mu seçici davranıyorum bilemiyorum ama Trabzonspor’un forveti olarak gönlümde Fatih Tekke, Vugrineç, Şota gibi topu tutan, adam geçen, hücumu yönetebilen bir forvet var. Umut kesinlikle bu tip bir oyuncu değil ancak özellikle ayağıyla tek vuruş yaptığı son hamlelerinde oldukça başarılı ve takımda Gökdeniz, Yattara ve Ceyhun gibi Türkiye’nin en iyi asist yapan oyuncuları varken kesinlikle çok gol atacak.
TRABZONSPOR GERÇEĞİ
Çok uzun süredir Trabzonspor’u bu derece derli toplu hiç seyretmemiştim. Bu maçı tribünde seyretmiş olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Son senelerde kişiliksiz ve mücadelesiz oynanan onca maçtan sonra galibiyet Trabzonspor’un aradığı şey olabilir. Taraftar o hırslı, diri, rakibe sahanın her yanında basıp korner bile attırmayan takımı sahada görmek istiyor. Trabzonspor sadece bir futbol takımı değil, yıllarca devletin yatırım yapmadığı tarihi çok zengin bir şehrin kaderine başkaldırışı adeta.