CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Devrim Çetin
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Ayın takımı Antalyaspor

Ligde üst üste iki galibiyet alan takım pek çıkmazken bu hafta Ankaragücü, Bursaspor ve Konyaspor ikileyerek ciddi atılımlar yaptı. Antalyaspor ise üst üste dördüncü galibiyetini alarak ikinci yarının en başarılı takımı oldu. Şubat ayındaki dört maçlarını da 1-0 kazandılar.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

Fenerbahçe haftaiçi Hollanda’da UEFA’ya veda edip moral çöküntüsü içine girmişken Cuma Galatasaray, Cumartesi de Beşiktaş maçlarından gelen neticelerle yeniden doğrulur gibi oldu. Antalya’da şampiyonluğu neredeyse ilan edecek bir fırsat geçti ellerine. Fakat onlar da akıntının yönünü değiştiremediler ve Antalyaspor’a 1-0 mağlup oldular.

 

İlk beş haftanın sonunda büyükler için genel bir değerlendirme yapalım. Galatasaray çok kötü başladı, Vestel galibiyetiyle kötü gidişat sona erdi sanıldı, arkası daha da kötü geldi. Beşiktaş zaten Vestel galibiyetiyle başladığı için ikinci yarıya iyi girdiklerini düşündük, iç sahada kayıpları yok ama beş haftada gittikleri üç deplasmandan tek puan alabildiler. Fenerbahçe’nin performansı da Beşiktaş’la aynı oldu: içerideki iki maçta kayıp yok, deplasmandaki üç maçta onlar da tek puanla yetindi. Bu sırada, iki beraberlikle başlayan Trabzonspor arkasını üç galibiyetle getirince küme düşme hattından fırlayıp Galatasaray’la Beşiktaş’ı tehdit eder hale geldi. Ligde üst üste iki maç kazanan takım olmadığı için Trabzonspor basamakları ikişer ikişer tırmanıyor. Lige yukarıdan baktığımızda, beşinci sıradaki Konyaspor’la yedinci sıradaki Bursaspor dışında kazanan olmadığını görüyoruz. Demek ki 22. hafta Trabzonspor’un haftası oldu.

 

Fenerbahçe ligin ikinci bölümünde, özellikle ikinci yarılarda ciddi sıkıntılar yaşıyor. Daum döneminde en belirgin özellikleri kötü götürdükleri maçlarda, hele de skoru alamamışlar ise, son bölümde çok kuvvetli bir baskı kurup golü muhakkak bulmalarıydı. Artık bunu yapamıyorlar. Antalyaspor akıllı bir ilk yarıdan sonra ikinci yarının hemen başında Ali Bilgin’le golü buldu. Golden sonra Fenerbahçe yine skoru kurtarmak için bir kıpırdanma içine girdi, bazı etkili toplarla Antalya cezaalanını karıştırdığı pozisyonlar oldu ama genel bir baskı halinde maçı tek kaleye çeviremedi. Hücum bölgesine girerken kaptırdıkları toplar hızlı Antalya akınlarına yol verdi. Antalyaspor bu fırsatlardan dişe dokunur bir hücum girişimi yaratamadıysa da, topu bir süre taşıyarak nefeslenme ve yerleşme ve zaman kazanma imkânı buldu. Bu seyir içinde son dakikalarda Fenerbahçe yine de gol şansı yakaladı ama galiba Antalyaspor da bu sezon son dakikalarda yiyeceği kadar yemişti, maç 1-0 bitti. Ve böylece Antalyaspor üst üste iki maç kazanan takımın altın bulmuş sayıldığı ligimizde dört 1-0’lık galibiyeti peş peşe getirmeyi başardı. İlk maçtaki 1-0’lık yenilgiyi de sayarsak, son beş maçlarının aynı neticeyle bitmesi ilginç. İkinci yarıda topladıkları 12 puan ve yedikleri tek golle 12. sıraya kadar yükseldiler. Haftaya Bursa deplasmanındalar ve aralarında sadece üç puan fark var.

 

Fenerbahçe’de Volkan’a değinmek lazım. Performansı iyi olmayabilir ama, son yenilgiden beri ona yapılan eleştirinin şekli dehşet verici. Alenen alay ediliyor ve hiç doğru olmayan bir biçimde bütün fatura ona kesiliyor, taraftara da o gösteriliyor. Bu eleştiri tarzının Volkan’a da, arkasında bekleyen genç Serdar’a da bir faydası olamaz. Dolayısıyla Fenerbahçe’ye de...

 

22. hafta itibariyle liderle farkı bir puan eksilttiği için kârlı görünen Galatasaray aslında iç sahada puan kaybettiğinden dolayı belki de bu haftanın en hasarlı takımı. Bunu Beşiktaş deplasmanının izlemesi “zorlu” bir fırsat bir bakıma. Yenebilirlerse bu hafta aldıkları bir puanı kâr hanesinde görebilirler, aksi halde dillerine doladıkları liderle puan farkı onları ikinci derecede ilgilendirir bir konu haline gelmek üzere. Ve bir değil, birçok takım Galatasaray’ın durduğu noktaya gözünü dikmiş vaziyette...

 

 

Denizlispor beraberliği Galatasaray için ligi bitirebilirdi. Çünkü büyük takımlar böyle ters sonuçlardan sonra eldeki bulgurdan olmaya çok meyilli yapılardır, iki hafta sonra dördüncü sıraya, lig sonunda da altıncı ya da yedinci sıraya düşebilirler. Galatasaray için de, Beşiktaş için de hâlâ bu ihtimal var. Fakat hem Fenerbahçe’nin yenilmesi, hem de haftaya bu iki takımın birbirleriyle oynayacak olması, en azından ikisinden birini bir süre için kurtarabilir.  Hangisini, bilemem... Ama Galatasaray’ın, Vestel istisnasnı bir kenara koyarsak, ikinci yarıda ciddi bir tıkanma içinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sorunun iki ön liberoyla ilgili olmadığı da Denizli maçında görüldü. Nerede olduğu da bulunamıyor anlaşılan. İlk yarıda çok ofansif diye eleştirilen takım şimdi çok defansif, ya da hiç ofansif değil diye eleştiriliyor, geçen seneki takım ruhunun eksikliği vurgulanıyor, falan filan... Sorunun motivasyonla ilgili olup olmadığı da Beşiktaş maçıyla anlaşılır zaten.

 

Denizlispor ikinci yarıya en kötü başlayan takımlardan biri. Trabzonspor maçında attıkları üç golle bir toparlanma sinyali verdilerse de, yedikleri dört gol tersine işaret ediyordu. Aldıkları sonuçlarla Rizespor’un beş puan gerisinde, düşme hattının içinde kaldılar. Fakat bu sezon meselâ Galatasaray’a iki maçta da yenilmeyerek Fenerbahçe’nin gönlünü aldılar. Üstelik ilginç bir biçimde bu sezon Galatasaray’la oynadıkları iki maç da 1-1 bitti! Fakat bu 1 puan onları da kurtarmıyor. İlk yarıda, ilk haftalardan sonra tırmanışa geçmişlerdi, bunu yine yapmak zorundalar. İçerideki Ankaragücü önemli bir başlangıç fırsatı olabilir.

 

Trabzonspor iki haftadır en gollü maçlara taraf oluyor. 4-3’lük Denizli galibiyetinden sonra bu hafta da Beşiktaş’ı iki gol geriden gelip 3-2 yendiler. Ve bu skorla, galiba “Beşiktaş iyi oynuyor” tezi de bir kenara bırakıldı. Oysa şu iyi dönemlerinde Trabzonspor deplasmanında ilk yarıda iki farklı galibiyeti yakalamak önemli bir başarı. Bana öyle geliyor ki, Beşiktaş bu tip bir maçı kazanmaya hazır olmadığı için kaybetti. Trabzonspor çok silahlı bir takım. Hem göbekten, hem kanattan son derece etkili olabiliyor. 2-0’dan sonra sinmeyip bütün silahlarıyla ve büyük bir iştahla saldırıya geçince, Beşiktaş göbekte Delgado ve Ricardinho’suyla, defansta Gökhan Zan’ın eksikliğiyle fazla yumuşak kaldı ve neye uğradığını şaşırdı. Tigana Beşiktaş’a geleliberi ilk defa bir büyük maçı bu kadar “kolay” kolayladı ve bu da onu aldattı galiba. Yumuşak orta sahaya önlem almadı ve her şey o kadar çabuk olup bitti ki, bir noktadan sonra defansif  tedbir almasının da bir anlamı kalmadı. Fakat ikinci yarı boyunca, Beşiktaş gerideyken bile hiçbir girişimde bulunamadı. Hücum yapamadan sayısız kontra yedi. İçeride Ceyhun, kenarda Gökdeniz biraz daha iyi top çıkartabilseler 3-2’de de kalmazdı o maç. Yani Beşiktaş adına bu yenilginin idari bir hatadan kaynaklandığı söylenebilir.

 

Trabzonspor artık iştahlı bir takım. Üç hafta evvel düşme hattının hemen üzerindeydiler, şimdi beşinci sıradaki Konyaspor’un dört puan arkasına sokulmuş vaziyetteler ve müteakkip maçları Konya deplasmanında. Galatasaray-Beşiktaş derbisinden çıkacak puan kayıplarını da hesap edersek, hiç beklenmedik bir anda ilk ikiye göz kırpmaya başladıklarını söyleyebiliriz. Ve oynadıkları oyunla, orayı elan işgal edenlerden daha layık olduklarını da söylemek mümkün. İlginç bir lig oluyor hakikaten. Trabzonspor’un Beşiktaş’ı ilk yarıda da 3-2 yendiğini hatırlatalım.

 

Galatasaray’la Beşiktaş’ın puan kayıpları Gençlerbirliği-Kayserispor maçını daha da ilginç bir hale getirdi. Birbirlerini bir puan farkla takip eden bu iki takımdan hangisi kazansa resmen şampiyonlar ligine aday olacaktı. Gençlerbirliği iki kez öne geçmeyi başardı ama Eren’in kırmızı kart görmesiyle üstünlüklerini koruyamadılar ve karşılaşma 2-2 sona erdi. Kayserispor’un rakiplerinin üç haftadır kırmızı kart görüyor olması ilginç (Ankaragücü 2, Erciyes 2, Gençlerbirliği 1 kırmızı kart gördü). Gökhan bu maçta golleriyle değil asistleriyle ön plana çıktı, ikinci asisti doğrudan Mehmet Nas’aydı. İlk yarıda vurduğu şık bir vole de üst direkten çizgiye düştü. Gençlerbirliği’nde ise, rakipten epeyce dayak yiyen Promise takımının ikinci golünü atarak şık bir mücadele örneği sergiledi.

 

2-2’lik skor iki tarafı da yerinde saydırdığı için biraz can sıkıcı görünüyor ama bir yandan da hedeflerini canlı tuttuğu için keyifli. Gençlerbirliği ilk yarıda 5-0 yenildiği Manisaspor’la deplasmanda karşılaşacak. Kayserispor ise evinde Rizespor’u ağırlıyor.

 

İki hafta üst üste kazananlardan biri de Konyaspor. Geçen hafta Beşiktaş’ı yenmişlerdi, bu hafta da kendi dolaylarında gezinen Sivasspor’u yendiler. Bu arada Gençlerbirliği-Kayserispor’dan başlayarak zirveye kadar herkesin puan kaybettiği haftanın sonunda son derece kârlılar. Onların da Galatasaray’la dört puanlık bir mesafeleri kaldı, hepsi hepsi...

 

Nurullah Hoca yine tedbirli ve rakibi üstüne çekerek başladı maça. İlk yarıda golü yemesine rağmen Konyaspor akıllı oynamaya devam etti, Nurullah Hoca’nın korktuğu gibi şuursuz akınlarla beraberlik peşine düşmedi ama, az gittiği rakip kalede Neca’nın olağanüstü performansıyla nokta atışlar yaparak öne geçmeyi de başardı. İki çok klas gol vuruşu izledik Neca’dan. Bundan sonra şuuru tamamen bir yana bırakan Sivasspor birkaç etkili şutla şansını denediyse de, o şans doksanda Konyaspor’lu Erman Özgür’e güldü ve 3-1’lik bir deplasman galibiyetiyle Konyaspor çok önemli bir adım attı. Şimdi içeride Trabzonspor maçı var. Nurullah Hoca’yla Ziya Doğan Hoca’nın formda takımlarını, ille bol gol görmek gibi bir tutkunuz yoksa muhakkak izlemeniz lazım. Bu maçı kazananın dünyası değişebilir.

 

Sivasspor lige üç galibiyetle girmişti. Geçtiğimiz hafta kendi evlerinde Antalyaspor’un düşme ihtimaline hürmeten kendi hedeflerini tâli saydılar. İçerideki bu ikinci yenilgiyle Antalyaspor’u şimdi dikiz aynasında görebiliyorlar. Ve bu düşüşe Fenerbahçe deplasmanında çare arayacaklar.

 

Bursaspor da iki galibiyetle atılım yapanlardan. Rizespor’dan sonra Sakarya deplasmanını kayıpsız geçtiler ve yedinci sıraya yükselip Galatasaray’la puan farkını da altıya indirdiler. İstatistikler bu iki galibiyetten sonra derhal düşüşe geçeceklerine işaret ediyor, rakip de Antalyaspor. Onların da bir duraklama dönemine girmesi muhtemel, dolayısıyla bir beraberlik, hem de 0-0, neden olmasın? Bursaspor’da Pancu, biri röveşata olmak üzere iki golle yıldızlaşırken, Sinan Kaloğlu da, son yirmi dakikada girip bir gol ve asıl bir asistle dikkat çekti.

 

Sakaryaspor bu yenilgiyle son sıraya düştü. Artık, işi mucizelere kalmış Erciyesspor’un bile üç puan gerisinde olduklarına göre, ligden koptuklarını söyleyebiliriz. Futbolcular da yavaş yavaş bunu telaffuz etmeye başladılar. Ligde kalabilmek için dokuz puan üstlerindeki Rizespor’u geçmeleri gerekiyor, işleri çok zor. Ve Şaban Yıldırım’la Süper Lig’de şimdiye kadar hiç başarılı olamadılar ki!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ankaragücü Vestel’i yendikten sonra bir dağılma sürecine girmemeyi başaran ilk takım. Gaziantepspor’u ağırladıkları maçta 1-0 geriye düştükleri halde toparlanıp 2-1 kazandılar ve 29 puana ulaştılar. Bu sonuç, Ankaragücü’nü düşme potasından iyice uzaklaştırdı, Ceyhun’suzluğun bir sonucu olarak düşme mücadelesinin içinde kalsalar taraftardan da tepki alabilirlerdi, şimdilik bu olasılığı bertaraf etmiş görünüyorlar. Gaziantepspor ise Erdoğan Arıca’yla iki İstanbulludan alınan puanlarla işini görmüş sayılıyor anlaşılan. Şaşaalı dört puanın dışında yine aksak gidişatları sürüyor. Onlar için de tatsız bir sezon. Ne düşerler, ne çıkarlar, fazla bir heyecan yaşamazlar gibi görünüyor.

 

Ankaraspor da bir ara ilk beşe kafa sokmasına rağmen Gaziantepspor’la aynı durumda. Puanları da eşit zaten. Düşme hattına en yakın takım olan Rizespor’la deplasmanda 1-1 berabere kalarak aşağıyla mesafeyi korudular ama aldıkları bu 12. beraberlikle yukarıda gözleri olmadığı da ortaya çıktı. Bu beraberlikler ciddi bir sıkıntı. Galatasaray ve Fenerbahçe’den sonra ligin en az yenilen takımı Ankaraspor, ama 13. sırada duruyorlar! Fenerbahçe galibiyetiyle şaşaalı puanlar alan Rizespor da, iki haftadır yerinde sayıyor. Bursa maçında çok kötüydüler, Ankaraspor’a karşı da kendi evlerinde pek bir varlık gösteremediler. Rıza Çalımbay önümüzdeki haftalardan itibaren Rizespor’un sorunlarının biteceğini ve yükselişin başlayacağını söylüyor. Bunu neye dayandırdığını bilmiyorum ama bu hafta Kayserispor deplasmanında puan almaları bana zor görünüyor. Denizlispor’un ilk yarıdaki gibi bir çıkış yakalamamasını dilemek zorundalar.

 

Gelelim haftanın en ilginç neticelerinden birine. Vestel için geçen hafta “Erciyesspor’a da yenilirlerse ciddi ciddi küme düşme ihtimali doğabilir” demiştim, yenildiler. Bir yandan sanki bir toparlanma sinyali verdiler diyeceğim ama, rakip de son sıradaki Erciyesspor’du, ne kadar ölçüdür bilemiyorum. İkinci yarıdaki beş maçta Beşiktaş’a attıkları gol dışında golsüzler, tek puanı Trabzon’dan aldılar. Böylesi bir gidişat görmemiştim daha önce. Bir vakitler altı puan farkla lider giden takım bu hafta da kazanamazsa, artık Denizlispor’un maçlarını kollar hale gelecek.

 

Erciyesspor’a gelince. Haftalar sonra bir sıra yükseldikleri için başta Bülent Korkmaz, bütün camiayı tebrik etmek gerek. Güven’in 65. dakikada attığı golle Rizespor’a iki puan daha yaklaştılar. Şimdi düşme potasını terk etme ihtimalleri ciddi ciddi var. Yolun başında bunun bir mucize olacağını söylemiştik, şimdi vaziyet öyle görünmüyor. Bundan sonrası mucize gerektirmeyen istikrarlı bir performansla halledilebilir. Bu da ikinci yarıda ne kadar başarılı olduklarının kanıtı işte. Sıradaki Gaziantepspor sıkı bir deplasman, ama imkânsız değil. Onlar da sallanabiliyor...

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 ADEM POLAT - İstanbul 03 Mart 2008, Pazartesi 11:46  
Antalyaspor'u aldığı galibiyetten dolayı tebrik ederim.
 Birol Kırbaş - Bursa 27 Şubat 2007, Salı 08:35  
Çetin Çakmak kardeşim ilk yarıda oyanan Antalya-Bursa maçında saha dışında ve tribünlerinizde yaşanan "pislikleri" ne çabuk unuttun.Merak etme biz Türkiye'nin en gürültücü taraftarı olmamıza rağmen en az kavga çıkaran yada intikam alan taraftarıyız(örn.Malatya,Kayseri vs.) Eğer olurda bu yıl Antalya'dan 50 kişi olsun gelebilirseniz ne kadar düzgün bir taraftar grubu olduğumuzu görürsünüz.Umarım dostluk içerisinde bir maç olur ve ilk yarıdaki yenilginin rövanşı alınır!
 M.Çetin ÇAKMAK - Antalya 27 Şubat 2007, Salı 08:16  
A N T A L Y A S P O R    BU TAKIM İLK YARIDA HAK ETTİĞİ GALİBİYETLERİ KIL PAYI KAYBETMİŞ AMA İNANCINI HİÇ KAYBETMEMİŞTİR. BİZ BİR TARAFTAR OLARAK GEÇEN HAFTA PAZARTESİDEN BERİ ANTALYASPOR FENERİ YENECEK DİYORDUK AMA BİZE FENERLİLER YA İNANMADILAR YADA İNANMAK İSTEMEDİLER.. BU SONUÇ TÜM CAMİAMIA HAYIRLI OLSUN.. BEN İNANIYORUM Kİ BU HAFTA BURSA MAÇINDA SAHA DIŞINDA PİSLİKLER OLMAZ İSE YİNE GALİP GELECEĞİZ... TÜM TAKIM CANI GÖNÜLDEN KUTLUYORUM...

ARAMA:
LİGDE PUAN DURUMU
    O P
1 Galatasaray 1 3
2 Trabzonspor 1 3
3 Beşiktaş 1 3
4 Konyaspor 1 3
5 Bursaspor 1 3