Sezon başından beri Galatasaray’ın temel problemi olan enerjisizlik hali için artık bir önlem alınması gerektiğini defalarca yazmış, son olarak Erciyesspor maçından sonra bir isyan seviyesinde dile getirmiş biri olarak, sonuç ne olursa olsun, Gerets’in Beşiktaş önünde ilk 11’de yaptığı değişiklikleri desteklediğimi belirterek başlıyorum yazıma.
Belli ki opsiyon kullanılarak uzayan sözleşmenin ardından taraflar net şekilde ortaya çıktı, herkes söyleyeceğini söyledi. Bir ihtimal Song ama kesinlikle Hasan Şaş ve Hakan Şükür’ün, kimseler tarafından adam akıllı açıklanamayan nedenlerle ortalarda görünmüyor olmaları, Gerets’in bir yıl daha Galatasaray’da kalacağının açıklanmasının hemen ertesine denk geliyorsa, bundan anlam çıkarmamak saflık olur.
Ben, adı ne olursa olsun takımın her daim hakiminin teknik adam olması gerektiğini sonsuz ve sınırsız şekilde savunan bir insan olarak, Gerets’in duruşunun önemine dikkatinizi çekerim. Belçikalı, bu sezon değilse de önümüzdeki sezon için en önemli adımını atmıştır. Bundan sonra seçim bahane yaratan, bu sezon için performansları asla isimleri kadar yıldızlaşamayan oyunculara düşer; ya gelir çalışır ve oynarlar, ya da eski birer Galatasaraylı olarak gönlümüzde yerlerini alırlar.
Gelelim maça ve başlayalım Gerets’in 11’inin şifrelerini çözmeye, aklımız erdiğince. Gerets düne kadar hep geçen senenin Galatasaray’ını aradı. Çeşitli varyasyonlar deneyerek geçen yılın başarılı oyun ve skorlarını bulmayı denedi, olmadı. İşin psikolojik yönü, çok önemli olsa da, bir yana; takıma katılan Inamoto, Arda gibi isimlerle geçen yıl yapılanı yapmak, teknik olarak pek olası gözükmüyordu. Hoca bu hamleyi devre arası kampında yapsa daha etkili olurdu belki ama o da bu riski almak için bir yıl daha burada kalması gerektiğini düşünerek hareket etti. Neticede bu sistem değişikliği, temenni ederim ki kalıcı bir uygulamadır ve eğer kalıcı olacak ise bilin ki, esasen önümüzdeki sezon için atılmış ilk adımdır.
Ne yapmak istedi Belçikalı? Arda, Ilic, Karan, Şükür, Necati, Kabze, Carrusca, Şaş gibi forvet ve forvet arkasında görev verdiği isimlerden orta alan organizasyonunda arzu ettiği desteği bulamıyordu Gerets. Bu vazife omuzlarında kalan Inamoto’nun kapasitesi ve yeterliliği çok açık ortadaydı. Tüm bu iş takımın ve sözleşmesi uzamayan teknik kadronun genel enerjisizlik hali ile birleşince 3 puanlı sistemin en kötü Galatasaray’ı karşımıza çıkmıştı.
Gerets orta alan devrimi yaptı öncelikle. Sistemini 4-3-2-1’e çevirdi, kanatların esas sahiplerini bekler, yardımcı kanat oyuncusu rolünü ise sağ iç, sol iç orta alan ve sağ açık, sol açık forvetler olarak belirledi. 3’lü orta alan ile (dün Mehmet Güven, Okan ve Ayhan) savunmanın önündeki bölgede güvenli bir alan oluşturmayı, hem de pas organizasyonu yapabilmeyi denedi. Niyeti Arda ve Kabze ile Necati’nin yanında çoğalmayı sağlamaktı.
Peki hangi hamleler başarılı oldu, hangileri olamadı? Göbekteki üçlünün pas organizasyonu, geçmiş maçlara göre üst seviyedeydi. Burada bence bir hata, Okan sağ iç, Mehmet göbekte oynamalıydı. Okan iyi bir oyuncu, Galatasaray’da kendini de buldu ama asla bir orta alan göbeği oyuncusu değil. Bir yanını çizgiye dayaması gerekiyor, toparlanabilmesi için. Bu sistem kalıcı olacak ise, Okan sağ iç mevkiinin değişmezi olur, 99-00 sezonunda olduğu gibi.
Necati santrafor olarak, Arda ve Kabze ise tamamlayıcılar olarak etkili olamadılar. Bu sistemin seçiminde Arda Turan kilit isim, öncelikle bunu belirtelim. Sol çizgi kombinasyonları savunmacılar tarafından ezberlenen Arda’ya biraz serbestlik kazandırmak için doğru zaman olarak düşünüyorum.
Bence forvet ve forvet arkası hattındaki üç ismin nitelikleri, sistemin maç özelinde belirleyicisi olmalı. Misal ikili Kabze-Nacati forvetinin arkasında serbest adam olarak Arda kullanılsa idi, daha etkin bir tercih olurdu kanaatindeyim. Yok 2-1 şeklinde oynanacaksa illa ki, o ”1” asla Necati olmaz, doğru isimler Karan, Kabze ya da Şükür olacaktır. O zaman “2” için Arda, Ilic, Carrusca, Necati isimlerinden ikisi tercih edilebilir ve sonuç alınması ihtimali artar.
Netice itibariyle sonuç arzu edildiği gibi olmasa da, hücum hattında pozisyon bolluğu yaşanamamış olsa da Gerets’in operasyonu, gerek isimler, gerekse diziliş anlamında alkışlanacak bir harekettir.
Not: Necati-Tolga değişikliğindeki manasızlığa kısaca dikkat çekelim ama uzatmayalım. Uzatıp asabımızı da bozmayalım. Zaman zaman gördüğümüz teknik adam dumurlarından biri olsun, kafamızı yorup da vakit kaybetmeyelim, ne yapmak istedi bu adam diye. Ama bu saçmalamalar ilahi olarak cezalandırılıyor. (Erciyes’e karşı 28’de Mehmet oyundan alınıyor, 2 dk. sonra Orhan sakatlanıyor. Trabzon deplasmanında 30’da Ferhat oyundan alınıyor, 5 dk. sonra Song sakatlanıyor) Oyuna amaçsızca sokulan Tolga’nın auta giden topu durduk yere kornere atması sonucu gelen penaltı ile kaybedildi maç. Futbolun ilahi yönüne buyrun…