2A’da hiç olmaz şeyler değil elbette bu: Vakti zamanında, 2002 sezonu olsa gerek, bir Siirtspor maçında (rakip kimdi onu hatırlamıyoruz ama) hakemleri kurtarmak için sahaya panzer girdiğini görmüşlüğümüz de vardır! Ne var ki, ortamın bu kadar erkenden, bu kadar gerilmesi pek hayra alamet değil. Sonuçta yumruklanan hakemli, tamamlanamamış maçlı bir haftadan söz ediyoruz....
SÜPER LİG ALAMETLERİ
Süper Lig’in lideri Fenerbahçe 23 maçta 45 puandayken, bu haftaki Akçaabat Sebatspor galibiyetiyle aynı maç sayısında Gençlerbirliği OFTAŞ 50 puan barajını da aştı. 71’den itibaren 10 kişi kaldıkları maçta 1-0’ı koruyup ikinci golü de atmayı başardılar. Muhtelif haftalarda yazdık, tekrarlamakta beis yok: Onları farklı kılan, son ana kadar mücadeleden hiç vazgeçmemeleri. Halihazırda oyunu bütün olarak değerlendiren daha iyi bir takım olmadığından, Fenerbahçe’ninki gibi rakiplerinin centilmenliğiyle değil, mücadelesini vererek koruyorlar puan farkını. Üstelik artık İlhan Cavcav’ın da terfiye tam olarak inanmaya başladığını söyleyebiliriz: Hafta içinde “Ben Gençlerbirliği O.’nun hami başkanıyım. Akıl danışıyorlar sadece” deyip, kulübü olağanüstü kongreye götürme “aklını vermeyi” ihmal etmedi. Artık Gençlerbirliği O. ile Gençlerbirliği arasında “ortak” bir yönetici yok. “Makyajın”, terfi halinde herhangi bir yasal sorunla karşılaşmamak için yapıldığı ortada.
Haftanın “motivasyon sahibi” takımı İstanbul BB. idi: Malatyaspor’un puan kaybıyla birlikte “pazartesi maçı” avantajı kendilerine geçmişti. Pek iyi kullandılar. Karşıyaka karşısında geriden gelip maçı 4-1’e getirmeleri anlamlı. Böylece haftaya yapacakları Gençlerbirliği O. maçına büyük moralle gidecekler. Her durumda ligin seyrinin değişeceği bir maç olacağı kesin. Yine de “farkta”, 75’te zaten 10 kişi kalan Karşıyaka’nın yediği iki golün tam olarak maçın sonuna denk gelmesinin rol oynadığınını da belirtmiş olalım.
Malatyaspor, İstanbulspor beraberliği sonrası 4000 kişilik Bahçelievler İl Özel İdaresi Stadı’na tepkili!: “UEFA standartlarına uygun değil. Seyircimiz içeri giremedi...” Lakin Malatyalılar belki farkında değil ama sarı-siyahlılar sezon başından beri maçlarını orada oynuyor. İstanbulsporlular ise “kazanbilirdik” hayıflanmasında.
Samsunspor galibiyetinin Altay için “görünen” anlamı daha büyük sanki: Puan sıralamasında 4. sırada gözüküyorlar, ki birçok taraftar için orada gözüken sahada gözükenden çok daha önemli malûm. En azından ilk altıya iman tazelemiş durumdalar. Ancak mali meselelerde tüm İzmirlilerden destek bekliyorlar. Samsunsporlular erdemlice yenilgiyi hak ettiklerini kabul ediyorlar. Özellikle savunmada yaptıkları basit hatalar fazla mı göze batıyor?
"ONU DA FEDERASYON YAPTI, BUNU DA, ŞUNU DA..."
Kasımpaşalı yöneticiler, Elazığspor maçı sonunda çıkan olaylardan elbette hakemi sorumlu tutuyor (Hakemin çok iyi bir maç yönetmediğini Elazığlılar da kabul ediyor zaten). Ancak ikinci yarı başından beri galip gelemeyen Kasımpaşa’nın her maçından sonra, hem de henüz yukarıdan o kadar kopmamışken, yaptıkları açıklamalarla gerginliği yükseltip durdukları da ortada. Futbol Şubesi Sorumlusu Süha Sidal, sahaya inen, hakeme yumruk atan taraftardan bile Futbol Federasyonu’nu sorumlu tutuyor: “'Maalesef birileri seyircimizi sahaya indirdi. Bunu sağlayan federasyon ve bizimle uğraşan güçlerdir.” Sonra da, “buradan buyrun” tadında ekliyor: “Orduspor'la yapacağımız maçın sonucunu da yine o kişilere sormak lazım. Her şeyi onlar belirliyor, biz bir şey yapamıyoruz”. “İlk yarıyı nasıl ikinci sırada bitirdi bu takım?” sorusunu, -aklına gelirse tabii!- Başbakan sorunca mı cevaplarlar dersiniz?
Kocaelispor karşısında ikinci yarıda ilk galibiyetini alan Diyarbakırspor çok da huzurlu değil. Son dakikada gelen penaltı golü taraftarlarla-teknik heyet arasını açmışa benziyor. Seri galibiyete ihtiyaçları olduğu ortada. Kocaelisporlular, son dakikada gelen penaltıya biraz da haklı olarak isyan ediyorlar.
Haftanın son yirmi dakikada 10 kişi kalan takımlarından olan Gaziantep BB., T.Telekom’dan uzatma dakikalarında beraberlik golünü yemeseydi ilk altı için gayet iştahlı konuşabilirdi doğrusu. Yine de ikinci yarıda yenilmeme özellikleri devam ediyor. “Sicili” nedeniyle yoğun güvenlik önlemleri altında oynanan Orduspor-Eskişehirspor maçı, Orduspor için sadece alınan sonuçla değil10 hafta sonra kazanmış olmaları açısından da önemli.
Mardinspor-Uşakspor maçı için “alt taraflara yeni bir şekil vermeye aday” demiştik lakin maçın sonunu göremedik. 85’te, 4-3 Uşakspor öndeyken (2-0 geriden gelip) Mardinsporlu bir oyuncunun gördüğü kırmızı kart ortalığı karıştırıyor. Tribüne gönderilen Feyyaz Uçar hakemin kararını kabul etmiyor, sahaya seyirciler giriyor, yöneticiler olayları yatıştırmaya çalışıyor falan falan... Mardinspor’un ağır bir ceza alacağını tahmin edebiliriz, ki sadece düşme meselesiyle ilgilenmek bile yeterince yıpratıcıyken bir de cezalar. Uşakspor’un ise zaten yerine gelen kendilerine güvenleri daha da artmıştır olsa olsa...
ŞEKER PARÇASI
90’da yenen gol kurbanlarından birisi de Şekerspor oldu. OYAK Renault karşısında maçın başından itibaren üstün olan takımdık ama işte bu her zaman yetmiyor malûm...