l CEM DİZDAR
Gayri safi milli hasılası yüksek olanların kazandığı Dünya Kupası, hiç sürpriz yaşanmadan tadsız tuzsuz biçimde sürüp gidiyor. Kazanması gerekenler kazanıyor, kaybetmeye mahkum 'mazlumlar' kaybediyor.
D grubundan Angola ya da İran'ın bir üst tura çıkması mucizeydi evet ama "aşkın tesadüfleri sevdiği" gibi futbol da mucizeleri severdi, ama olmadı. Varsın olmasın, biliyoruz ki "kazanmak herşey değildir ama kaybetmek hiç bir şeydir."
Portekiz - Meksika maçını, bir işyerinde televizyon izleyicisi açısından ciddi sayılacak bir kalabalıkla izledik. Ortak kararımız şuydu ki, Arjantin'in Sırbistan Karadağ'ı 6 golle yendiği maçı da dahil ederek söylüyorum, bu zamana kadar izlediğimiz en heyecan verici karşılaşma buydu.
İki takım da orta sahayı bol ve hızlı paslarla geçerken, zaman zaman spektaküler (bu da acaip bir ifade, bir kere maç izlerken rahmetli babama söylemiştim da uzun uzun yüzüme bakıp kafasını sağa sola sallamıştı) haraketler yapan futbocuları izledik.
Meksika takımının, artık çıpası mı denir çapası mı bilemedim hadi ön liberosu diyerek konuyu kapatayım, Marquez, canını dişine taktı ama yine de ayağına pek mahir Portekizlilere karşı takımının grubu ilk sırada bitirmesini sağlayamadı.
Denilebilir ki, penaltı gol olsa maçın sonucu da başka olurdu. Ben de derim ki, elbette başka olurdu, en kötü 2 -2 biterdi. Ne varki ben bu maçta Meksika'yı tutmama rağmen, Portekiz'in fevkalade başarılı ayağa oyununu zevkle izledim.
Ancak çoğu insan gibi ben de Meksikalı Bravo'nun penaltıyı nereye attığını göremedim. Daha merak ettiğim de nereye gittiği belli olmayan topun geri gelip gelmediği oldu. O top bana gelse kesin geri göndermezdim onu biliyorum.
Futbol böyledir, bazen tutmaz... Jose Fonseca, girdiği onbinlerce pozisyondan sadece birini gol yapabildi. Ama bu, Arjantin'in karşısında tutturamayacağını göstermez elbet. Bir de o zamana kadar Borgetti'nin dönebilme umudu var ki, bu nedenle Meksika'nın çeyrek finale çıkmaması için bir neden göremiyorum. Meksika da tıpkı Arjantin gibi seri top oynuyor ve çok gol pozisyonuna giriyor.
Bu da bize eşitlerin denk ve sert mücadelesini izleyeceğimizin ipuçlarını veriyor.
Keza Portekiz de aynı biçimde. Onlar da Meksika gibi hızlı top çeviriyor ama daha temkinli oynamayı da beceriyorlar. Bu tarzlarıyla Hollanda'yı kafa kafaya bir oyundan sonra eleyeceklerini düşünüyorum.
Futbolda böyle bir oyun, mutlaka takım tutturuyor insana. Arjantin gibi 'kupa kaşalotu' bir takıma karşı daha ezik görünen Meksika'yı, Hollanda'ya karşı da Avrupa'nın 'yoksulu' Portekiz'i tutuyorum.
Angola ve İran'a da, sonu beklediğimiz gibi olmasa da yaşattıkları kısa süreli umut ve heyecan için şükranlarımı sunuyorum...