CANLI İZLE
FUTBOL
DÜNYA'DAN FUTBOL
BASKETBOL
NBA
VOLEYBOL
FORMULA 1
MOTOR SPORLARI
TENİS
OLİMPİYAT
DİĞER
EURO 2008
RÖPORTAJLAR
YAZARLAR
Ercan Taner
Güntekin Onay
Cem Dizdar
Can Belge
Kıvanç Koçak
Cevahir Evren
Nurullah Bakır
Nevzat Aydın
Kaan Tunçbilek
Ömer Gözü
Mert Özlü
Adnan Bostancıoğlu
İlker Acun
Dorukhan Acar
Veysel Balkaya
Mehmet Sevinç
Fırat Bayar
CANLI SONUÇLAR
İSTATİSTİKLER
VİDEO
YAYIN AKIŞI
HAFTANIN YAYINLARI
LİNKLER
Ana sayfam yap
NTVMSNBC
NTV
CNBC-e
NBA TV
e2
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
N. Geographic
İletişim

Türkiye iftiharla sunar

Türkiye, EURO 2008'e gitmek için Atina'da çıktığı dördüncü maçında Son Avrupa Şampiyonu Yunanistan'ı 4-1 ile geçerek önemli bir avantaj elde etti. Yunan futbolseverlerin de alkışlarıyla tebrik ettiği ay-yıldızlı temsilcimiz, grubunda yenilgisiz liderliğini sürdürdü.


NTVSPOR
Güncelleme: 19:18 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

Yunanistan-Türkiye maçının son dakikalarında Yorgos Karaiskakis Stadyumu’nu hınca hınç dolduran Yunanlılar, seyircisiz Türkiye A Milli takımı alkışlarken aklıma, Dikili halkının keyifle anlattığı bir anı geldi, her seferinde ilk kez dinliyormuşçasına etkilendiğim, “Yaklaşık 3 bin kişinin izlediği Dikili Belediye Spor ile Midilli Paleskviakos futbol takımı arasında oynanan maçta, Yunanistanlı seyirci olmadığından, Dikililerin yarısı Midilli takımını diğer yarısı Dikili takımını desteklemiş...”

 

RASTLANTININ BÖYLESİ

185 yıl önce bugünlerde Osmanlı hakimiyetinden kurtulmuş olan Yunanistan’ın kutlamaya hazırlandığı bayramın arifesinde oynanacak olan maçın gerginliğini kırmaya çalışıyordu her iki taraf da; Yunanistan Futbol Federasyonu Başkanı Vasilis Gagacis, “Hiçbir bozuk ses duyulmasının söz konusu olmadığını” belirtirken, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, “İki ülke arasında güzel bir dostluk köprüsü kurduk” diyordu. Ayrıca medya da bu kritik karşılaşma öncesi havayı yumuşatma eğilimindeydi; Yunanistan'ın en çok takip edilen gazetelerinden Elefterotipiya ikinci kez, ‘Hoş geldiniz’ başlığı atıyordu manşetine, Türkiye A Milli Takım Atina’ya indiği gün (Daha önce de, Luxemburg’da, Türkiye ile AB arasında müzakerelerin başladığı 4 Ekim 2005’de aynı başlığı atmışlardı.)

 

Maç ‘rastlantının böylesi’ atmosferden bir an önce çıksın ve ‘olası’ bir talihsizlik yaşanmasın en büyük temenniydi. Tabi 32 bin kişilik Yorgos Karaiskakis Stadyumu’nun ambiyansını da dikkate almak gerekiyordu, Yunanistanlı yetkililer hakaret içeren pankartlara dahi izin vermemişlerdi. Sahaya atılan yabancı maddeleri saymazsak, kendi aralarındaki kavgaları görmezden gelirsek (ki bunu iyi yapıyoruz) her türlü önlem alınmıştı. Saha ve hava şartları maç için son derece elverişliydi. Artık sadece futbol vardı.

 

KARAMBOLLERLE GELEN GOLLER

İsviçre ve Avusturya'nın ev sahipliğini yapacağı Euro 2008’e vize almak için sıraya giren 50 ülkenin yer aldığı gruplarda, bırakalım puan kaybını, gol dahi yemeyerek farklı bir unvan taşıyan iki komşu Yunanistan ve Türkiye’nin mücadelesi izlenmeye değerdi. Olympiakos Piraeus ve Ethnikos FC maçlarını oynadığı Karaiskakis Stadyumu'nu (yaklaşık 110 yıllık bir geçmişi var) tamamen dolduran Yunanistanlılar, maçın başlamasıyla birlikte coşku sazını ellerine aldılar, takımlarını müthiş destekliyorlardı. Oldukça hızlı başladı ev sahibi ekip, en etkili oldukları kanat varyasyonlarının ilkinde, savunmada yaşanan karambolü iyi değerlendirdiler ve Kyrgiakos’un (Fenerbahçe’nin UEFA’daki rakiplerinden E. Frankfurt’ta da izlediğimiz defans oyuncusu)  ayağından henüz 5. dakikada gole ulaştılar. Bu golün şokunu atlatmak bir hayli zaman aldı. Yunanistan’ın alışılagelmiş, tam saha presi önde oldukları bu bölümde Türkiye’nin oyun kurmasını güçleştiriyor, daha çok yan pas yapmak zorunda bırakıyordu.

 

İskoçya'nın Hearts takımında oynayan Fyssas’ın kanadında zaaflarından yararlanmaya çalışan milliler Sabri ve Hamit ile bindirmeler yapıyor fakat oturmuş defans kurgusuyla Yunan ekibi takım arkadaşlarının açığını kapatmayı başarıyordu. Kazanılan serbest vuruşlarda da yine özellikle Dellas forvet hattına izin vermiyordu.

 

(Golü bulmanın bir tek yolu kalıyordu, karambol yaratmak) Kaleci Nikopolidis’in yumruklarıyla uzaklaştırdığı topu içeriye şişiren Sabri, yaşanan karambolde topu önünde bulan Tuncay olunca, skor dengelenmiş oldu. İlk yarıda takımlar birbirlerine üstünlük sağlayamamışlar, sadece gol yememe unvanlarını birbirlerinden almışlardı.

 

TERİM’İN GÖKHAN SÜRPRİZİ

Türkiye A Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim boy ortalaması bir hayli yüksek Yunanistan savunması karşısına, iki kule Gökhan Ünal ve Hakan ile çıktı. Bu beklenmedik bir hamleydi ve rakibi kendi silahıyla vurmanın hesabıydı. İlk yarıda ev sahibinden çok daha fazla orta yapmış olmamıza karşın iki kule topla ceza sahası içerisinde çok fazla buluşma şansına sahip olamadı. İkinci yarının hemen başında ceza sahasında etkili olması istenen ikili, ceza sahasının dışında paslaşınca, buna en çok şaşıran kaleci Nikopolidis oldu, öyle ki Gökhan’ın beklenmedik bir anda çıkarttığı şuta uzanamadı ve Türkiye skor üstünlüğünü ele geçirmiş oldu. Bu golle şaşkınlık yaşama sırası ev sahibi ekibe geçti.

 

Etkili ataklar geliştiren Yunanistan yakaladığı net pozisyonlarda gole ulaşamayınca stres yaşamaya başladı. Önce Bolton'lı Giannakopoulos, bomboş pozisyonu kaleye göndermek yerine havaya dikti. Ardından Dellas uygun durumda topu üstten dışarı attı. Kaçan pozisyonlar stresi daha da arttırıyordu.

 

Yunanistanlı futbolcular, Türkiye’nin ani atakları karşısında daha da çaresiz kalmaya başladılar. Kronometreler 71’i gösterirken maç boyunca üstün bir performans gösteren Tümer, Basinas’dan kaptığı topla rakip kaleye doğru yöneldi. Uzaktan sert vurduğu top (kolay falso alan ‘teamgeist’in marifeti diyelim) havada yön değiştirince Nikopolidis 3. kes topu ağlarında gördü. Artık galibiyet çok yakındı, yapılabilecek tüm hamleler Rehhagel’den geliyordu, yanında oturan ne kadar forveti varsa sahadaydı. Terim ise son sözünü Gökdeniz’i oyuna alarak söyledi ve Trabzonspor’un yıldız futbolcusu Maradona estetiğinde bir golle skoru belirledi, 1-4.

 

GEÇMİŞ OLSUN İBRAHİM

Maçın başlarında sakatlanarak oyunu terk eden İbrahim Üzülmez’in 1 ay sahalardan uzak kalacağı belirtiliyor. Beşiktaş’ın yıldız oyuncusuna geçmiş olsun diyor, en yakın zamanda sahalara dönmesini diliyorum.

 

Ayrıca, olaylı Valencia-Inter maçını yöneterek dikkatleri üzerine çeken Alman hakem Wolfgang Stark, maç öncesi ev sahibi takımı kollar düşüncelerini boşa çıkarttığını, son derece soğuk kanlı bir şekilde işini yaptığını da eklemek istiyorum.

 

NORVEÇ’İ YEN ADINI YAZDIR

Avrupa Futbol Şampiyonaları tarihinde ilk kez elemelerde grup ikincileri, herhangi bir hesap yapmadan, play-off oynamadan finallere doğrudan gidecek. Türkiye elde ettiği bu galibiyetle grup birinciliği için büyük bir avantaj sağladı, ayrıca Norveç de sahasında Bosna Hersek’e yenilerek planlarını ikincilik için yapmaya başladı. Türkiye çarşamba günü Norveç’i yenmesi halinde grubunda Euro 2008’e gidecek ilk takım olmayı garantileyecek.

 

Not: Bu satırları yazarken, bir taraftan da Haris Alexiou’nun “Apopse thelo na pio” adlı şarkısını dinledim. Eşsiz sesiyle, ne de güzel ruhunu okşuyor insanın, “Bu aksam içmek istiyorum / sınırlarımın ötesine geçmek / dumanın içinde günah çıkartmak / yitip giden düşlerim için” derken…

NTV Spor paketine abone olmak için tıklayın
   • En çok puan alan haberler
 turan tutucu - Mersin 26 Mart 2007, Pazartesi 23:07  
turan güleryüz:bu ülkenin takımı dünya şampiyonu olsa bile kafayı takacak gereksiz şeyler bulur bazıları... 4-1 bile kesmedi mi?bırak adamlar ne ya pıyorsa yapsın.ayrıca yunan şarkıları dokunaklı ve de güzeldir.bizim şarkılar gibi.hoşgörü ve sevgi ile özentilik ayrı şeylerdir.yasssu...
 Turan Güleryüz - Ankara 26 Mart 2007, Pazartesi 16:23  
sayın yazar çok tozpembe konuşuyor. Atatürk'e hakaret içerikli pankartı görmediniz galiba, bir de onlarca ırkçı anlam ifade eden haç işaretleri (gamalı haçın dışında, bir de o haç vardır). özellikle bu haçlar maç boyunca kaldırılmadı. dinleyin yunanca şarkınızı. zaten biz hep özentiliğimizden dolayı bazı şeyleri beceremiyoruz.
 fannn - Mersin 25 Mart 2007, Pazar 21:07  
maçı aldık ya.şimdi yunanların yaptığı taşkınlığa atladık hemen...gerek yok. benzer şeyleri biz yapmayalım.ayrıca maç sonunda o taşkın yunanlar bizim topçuları alkışladı.bunu es geçiyoruz nedense.aslolan oyundur.şiddeti değil güzel şeyleri yazalım..tuncay daha uygun olan hakana veremezmiydi? sorusu .gerek yok.ya hakan kaçırsaydı ne derdik ozaman?tuncayda özgüven yok. der bir asmadığımız kalırdı.sonuçta artılarımız yunanlardan fazla olduğu için kazandık.onlar kaçırdı biz kaçırmadık pozisyonları.önemli olan oynayarak olasılık yaratmak.olasılığı gerçeğe dönüştürmek.teşekkürler hepsine.nikopolidis'e de ..

ARAMA: