Haftaarası ‘İddia ediyorum, sakatlıklar olmasaydı bizi kimse yenemezdi.’ diyerek yine tepki çeken Ziya Doğan kafayı onun hakkında yazılanlara değil de sahaya süreceği onibre taksa kuşkusuz takım için daha hayırlı olacak.
Trabzonspor ligin bitimine 6 hafta kala 39 puanda. Ligte düşme puan barajının 39-40 olduğu düşünülürse aslında hala ligde kalması bile garanti değil. Ancak haftaiçi teknik direktör Ziya Doğan yine sakatlıklardan yakınarak altını oymak isteyenlerden bahsetti. Ben artık bu demeçlerin biraz can havliyle ortaya çıktığını düşünüyorum. Adama demezler mi: ‘Hocam daha 5 hafta öncesine kadar sezon başında gelememekten şikayet ediyordun. Şimdi sıra sakatlıklara şanssızlıklara geldi. Devre arası yönetim – günü kurtarmak adına – astronomik rakamlarla istediğin transferleri de yaptı. Sen de gittin Ankaragücü’ne, Erciyes’e, Rize’ye yenildin. Ben rakip kim olursa olsun oturup rahat rahat seyrettiğim bir tane maçını hatırlamıyorum. Trabzonspor’u seyrederken sanki rakip Erciyes Rize değil de Barcelona Milan gibi geliyor.’
Hayatımda takımdaki teknik, yıldız oyuncu fazlalığından şikayet eden birtek Ziya Doğan’ı gördüm. Her kaybedilen maçtan sonra basına ders verir gibi: ‘Gördünüz mü, bu kadar yıldız oyuncu aynı anda oynarsa işte böyle oluyor.’ diyor. Hocam senin görevin değil mi o takımı yıldızlarıyla beraber sahaya çıkartıp oynatmak. Musampa diye ismini bayağı duymuş olduğumuz bir oyuncu geldi, bir sürü para verildi. Adam ortada yok. Ufukhan ve Ferhat her hafta ellerinden geleni yapıyorlar, ama biraz teknik ve tecrübeli bir oyuncu karşısında son derece komik durumlara düşüyorlar. Alın bugün ikinci golde Altan’ın karşısındaki hallerine bak. Gerçekten sinirlendiğini çok ender gördüğüm Hüseyin bile delirdi golün ardından. Kupa maçı kaybedilmiş çıkıp diyorsun ki: ‘Bunun ikinci maçı da var. Trabzonspor ikinci maçı kazacak güçte.’ Bunu bu konuşmayı yapmadan yarım saat önce anlasaydın da bağıra bağıra gelen Lazarov’un golüne engel olsaydın ya Ziya Hoca.
Son haftalarda yönetim de eskisi gibi ortada değil. Bence en iyisini yapıyorlar. Her hafta verilen mangalda kül bırakmayan demeçlerden sonra gelen yenilgiler karşısında zor durumda kalıyorlardı. Şimdi ‘İyisi mi hiç konuşmayalım. Sezon sonunda göndereceğimiz Ziya Doğan’ın arkasındayız dememiz gerekecek.’ dediler. Trabzonspor’un tek kale oynayıp penaltı kaçırdığı ve son derece şanssız bir şekilde Vestel Manisaspor’a 2-0 yenildiği karşılaşma sonrası Şenol Güneş’i ve Atay Aktuğ’u istifa etmek zorunda bırakan, stadyumun önünde toplanıp ana avrat küfreden taraftarlar şimdi geri dönüp bir düşünsünler istiyorum. Şenol Güneş istifa ettiğinde takımın 6 maçta 8 puanı vardı ama en azından top oynuyordu. Ben şu anda hiçbir puan almak isteyen rakip takımın Trabzon’a 1 puan için geldiğini düşünmüyorum. Çıkıp gayet cesurca Trabzon’da Trabzonspor’u yenmek için saldırıyorlar.
Bir de Albayrak yönetiminin gelip taş üstüne taş koymadan milyonlarca euroyu harcaması var. Bu takımın sadece forması zaten ligi küme düşme potasının üzerinde bitirirdi. Geçen zamana kaybolan yıllara acıyorum. Bu takım şampiyon olamayabilir ama kendi evinde zayıf Anadolu takımlarına bu kadar kolay teslim oluyor olması hem hocanın hem futbolcuların dolayısıyla yönetimin olaya bakışını ortaya koyuyor bence. Çok yazık oldu çok. Atay Aktuğ ve Şenol güneş ikilisinin çok iyi şeylere imza atacağını hissetmiştim, ama olmadı tepkilere dayanamadılar. Şimdi ‘Paralı başkan istiyoruz.’ diyerek Trabzonspor’u Fenerbahçe’yi yönetir gibi yönetmeye çalışan Albayrak ekibini iş başına getiren kongre üyelerimiz ne hissediyorlardır acaba.