Havza'dan geriye kalan
20 Ocak 1989'dan sonra sadece Samsunspor'un renklerine değil, futbolumuza da siyah rengi ekledik.
22 yıl sonra: Emin Kar
Bu köşede vakti zamanında seyrettiğim futbolcuların şimdi nerede olduklarını ve nelerle meşgul olduklarını yazıyorum gücüm yettiğince. Gönül isterdi ki burada Samsunlu Tomic'in de ne yaptığını, Muzaffer'in ne işle uğraştığını aktarabilseydim. Ya da Samsun 19 Mayıs Stadı’nda, tuttuğum takıma attığı golle beni üzen Kıbrıslı Mete'nin şimdi hangi takımı çalıştırdığını yazabilseydim keşke. Keşke...
Ne yazık ki gidenlere dua etmek, kalanlar için Tanrı'ya şükretmek düştü bize sadece.
20 Ocak 1989'daki "o" kazadan kurtulan bir isimle konuştum bu hafta. "O" takımın kaptanı Emin Kar'la...
Emin Kar 1961 yılında Trabzon'da doğar. Trabzon Yalıspor'da futbola başlar. Seçmeler sonrası Samsunspor'da bulur kendini. 1981 yılında başlayan Samsunspor macerasında, Tanju'nun Galatasaray'a gidişiyle takımın kaptanı olur...
1980'li yıllarda ligin ve kupanın tozunu atan Samsunspor'un vazgeçilmez oyuncularından biri olur:
"Samsunspor'la önemli başarılara imza attığımızı düşünüyorum. Samsunspor'da iki kez 2. lig şampiyonluğu yaşadım. 1985-86 sezonunda ligi üçüncü bitirdik. Farklı Fenerbahçe galibiyetleriyle hep gündemde kaldık. 20 yıldır sahamızda yenemediğimiz Galatasaray'ı yenmeyi başardık. Kupada final oynadık. Güzel günlerin ardından geriye dönüp baktığımda gereken ilginin gösterildiğini düşünmüyorum. Konyaspor'un Poljak'a, Denizlispor'un Doğan Seyfi Atlı'ya, Manisaspor'un Meduna'ya gösterdiği ilginin onda biri Havza'da hayatını kaybedenlerin ailelerine ya da kazadan sonra yaralananlara gösterilmedi. Ama son dönemlerde en çok üzüldüğüm olay Çaykur Rizespor-Samsun maçından sonra 55 plakalı arabamın taş yağmuruna tutulması oldu."
Emin Kar, 20 Ocak 1989'daki "Havza"daki kazanın ve sonrasındaki hastane sürecinin ardından 19 Ocak 1990'da döner Samsun'a. Futbolculuk döneminden bugüne dek iki farklı dönemde menajerlik görevi üstlenir. Kaza sonrası emeklilik yaşamını mütevazı bir şekilde Samsun'da sürdürüyor. Samsunspor'un maçlarını hatta idmanlarını bile kaçırmıyor. Fırsat buldukça deplasman maçlarına da gidiyor...
Taraftarla siyaset karşı karşıya
Türk Telekom Arena'nın açılışındaki taraftar-siyasetçi polemiği haftaya damgasını vurdu. Yakın zamanda taraftarla siyasetin karşı karşıya kaldığı anlardan biri de 2002 yılında Fenerbahçe taraftarıyla Mesut Yılmaz arasında olmuştu...
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi maçı nedeniyle ligdeki Trabzonspor maçı ertelenir. Bu durumu protesto eden Fenerbahçe taraftarı 17 Mart'taki Malatyaspor maçı öncesi Kadıköy'de toplanarak dönemin federasyon başkanı Haluk Ulusoy'u istifaya davet eder. Maçın başlayacağı sırada da Başbakan yardımcısı Mesut Yılmaz için "Sandıkta Görüşürüz Mesut Bey" pankartı açılır ancak güvenlik güçleri duruma hemen müdahale eder... Mesut Yılmaz'ın partisi Anavatan ise Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 5 oy oranı ile barajın altında kalır. Mesut Yılmaz da partideki genel başkanlık görevinden istifa eder...
Gelmezsen küserim…
"Açılımın takımı" Dersimspor ile Beşiktaş'ın İstanbul'da yapacağı maçın iptali sosyal medyada büyük tepki topladı. Ancak söz verip de tutmamak sadece Beşiktaş'a özgü değil.
Fenerbahçe ile Urfaspor arasında 1974 yılı Ağustos ayında özel bir maç yapmaya karar verir. Urfasporlular, Fenerbahçe için kurbanlık koyunlar alır, yemekler için en lüks yerleri hazırlar. Maç için bilet bile basılır. Ancak Fenerbahçe Kulübü maç için Urfa'ya gidemeyeceğini bildirir. "Sözünde durmayan şampiyon takımın sevgisini yüreğimizde taşıyamayız" diyen Urfalılar da Fenerbahçe'ye küser...
Döndüm kıbleye doğru...
1991-92 sezonunun 3. haftası... Fenerbahçe-Bakırköyspor karşılaşması. Maçta 1 gol atan Tanju kaçırdığı golden sonra Mustafa Kemal Artalan'ın objektifine böyle yakalanır. Fenerbahçe, Bakırköyspor'u 4-2 mağlup eder...
Yorum yazabilmek için giriş yapmalı ya da kayıt olmalısınız.