Sayın seyirciler
Olimpiyat Oyunları, Dünya Şampiyonları, Avrupa Şampiyonaları, profesyonel ligler, mahalli ligler, vs… bu organizasyonların hiç biri insanların kavga etmeleri, birbirlerine küfür etmeleri, birbirlerini öldürmeleri için düzenlenmiyor, hiç birinin asıl amacı yarışmak bile değil. Tek amaçları var insanları bir araya getirmek. Tanrının gönderdiği din olgusu bile insanları birbirinden ayırmak için kullanılırken, o Müslüman, bu Hıristiyan, diğeri Musevi diye, spor kim olduğuna bakmadan kabul eder ve çağırır insanları.
Bu cümleleri ne edebiyat parçalamak, ne de laf oyunu yapmak için yazıyorum, La Liga’da yeni sezonun ilk haftasındaki Racing Santander-Barcelona maçının 82. dakikasında Iniesta oyundan çıkarken El Sardinero’yu dolduran on binlerce taraftarın Barcelonalı oyuncuyu ayakta alkışlarken aklıma gelenleri paylaşmak istedim sadece. İspanya futbol tarihinde bir ilki gerçekleştiren milli takımın en önemli oyuncularından, final maçında ülkelerine kupayı getiren golü atan Iniesta’yı 3-0’lık skora, mağlubiyete aldırmadan alkışlayan Racing taraftarının bu davranışı çok olağan da olsa maalesef bizim için gıpta edilecek bir örnek teşkil ediyor. Oysaki kimseden çekmedi Racing Santander taraftarı Barcelona’dan çektiği kadar, 33 maçta sadece 3 kez yenebilmişler Barça’yı ( 5-0, 4-0, 3-0 hiç fena skorlar değil aslında) sadece son 3 maçta 11 gol görmüşler kalelerinde, ama bunların hiçbiri ilk kez kazandıkları dünya kupasında Hollanda’yı 1-0 yendikleri finalde golü atan Iniesta’yı çılgınca alkışlamalarına engel değil. Hiçbir Santanderli, Sevillalı, Getafeli düşünmemiştir milli takımda kaç tane Barcelonalı oynuyor diye, kadroya bakıp bu takım milli takım değil “Barcelona” o yüzden Hollanda’yı tutalim dememiştir hiçbir Real Madridli, bir araya gelmiş, destek olmuş ve alkışlamış, gol diye bağırmışlardır maçın 116. dakikasında Iniesta topu ağlara gönderdiğinde.
Bu kadar zor olan ne? Arada neden bu kadar fark var ? Eğitim ve spor kültürü eksik demekle ne çözülebilir? Madem eksik kim ne yapıyor ? bu soruların cevabini bilmeyi ve yazının devamını bu cevapların üzerine kurmayı çok isterdim.
Yeni sezonun stadyumdan izlediğim daha doğrusu izlemeye çalıştığım ilk maçı Adanaspor-Mersin İdman Yurdu Bank Asya 1. Lig’deki sezonun açılış maçıydı.105 gün sonra takımlarını sahada görecek taraftarlar tribünde, 40 derece sıcakta nefes almakta bile zorlanırken, birden bire kavgaya tutuştular, etrafta uçan koltukları, bayılan küçücük çocukları, etrafta dolaşan ambulansları izlemekten maç izleyemedim, 0-0 biten maç sonunda federasyon takımlara birer maç seyircisiz oynama cezası verdi, peki ne oldu ? Takımlar geçen sezon da seyircisiz oynama cezası almıştı, yani verilen cezalar hiçbir işe yaramadı. Olaylar bir süper lig maçında olduğunda daha fazla ön plana çıkacak ama yine verilen birkaç maçlık ceza dışında kimse bir adım atmayacak. Birinin ya da birilerinin bıkmadan, usanmadan anlatması, öğretmesi lazım. Kendimizi bilmemiz, yanlış yaptığımız kabul etmemiz, düzelmek için çaba göstermemiz lazım.
İnsanları birleştirme konusunda eşi benzeri olmayan sporu bile bu kimliğinden uzaklaştırabiliyorsak bu işte gerçekten büyük bir sorun var demektir. Bu sorun çözülmeden sporumuz asla ileriye gidemeyecektir.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalı ya da kayıt olmalısınız.