Barça kaçtı, FB Ülker kovaladı
Dünkü maçın daha başlangıcında hava atışı sonrasında Barcelona’nın FBÜ potasına vurduğu smacın hemen ardından içimden bu maç böyle gider, Barcelona atar, FB yakalamaya çalışır diye geçirdim. Keşke geçirmeseymişim, tüm maç maalesef bu şekilde devam etti ve sona erdi.
Dolayısıyla, maçın ardından yaptığı açıklamasında oyuna kötü başlamalarının yenilgide etkisi olduğunu söyleyen FBÜ Koçu Neven Spahija’ya kesinlikle katılıyorum.
Barcelona gibi bir takımı yenmenin yolu, hata ve eksikliklerinizi minimize etmekten ve tabir yerindeyse biraz da o gün şanslı olmanızdan geçer. Ne yazık ki, dün FBÜ için böyle bir gece yaşanmadı.
Ancak, yiğidin hakkını da teslim etmek gerekiyor. Dünkü maç, tartışmasız Barcelona’nın hakkıydı. FBÜ, maçı kazanabilir miydi? Evet, kazanabilirdi; özellikle 3. periyottaki şahlanmasının meyvelerini biraz daha alabilselerdi, FBÜ de maçı alabilirdi. Ancak, FBÜ maçı alsaydı bile, dünkü oyunuyla Barcelona yine de daha iyi oynadı diyecektik. Neticede, iyi oynayan kazanmış oldu.
Barcelona, dün gece bana kalırsa iki işi çok iyi yaptı ve galibiyette bu faktörlerin etkisi büyük oldu. Bunlardan biri savunmayla diğer de hücumuyla alakalı.
Savunmadan başlamak gerekirse, deplasmanda ve büyük seyirci baskısı altında oynamalarına rağmen Barcelona’lı oyuncular inanılmaz gayretli bir savunma yaptılar. Maçın sonunda Koç Xavier Pascual’ın da belirttiği üzere, bu denli kuvvetli savunma olmasaydı, Barcelona 3. çeyrekte FBÜ’ye direnemez ve belki de maçı açık ara FBÜ alırdı.
Hücumda ise, Barcelona’nın yüksek sayıda fast-break attığını gördük. Hızlı hücumlarla kolay sayılar buldular ve bu şekilde hem FBÜ’nün savunma direncini hem de moralini çökerttiler. FBÜ takımının hücumdan zaman zaman savunmaya hızlı biçimde dönememesi, Barcelona’nın işine yaradı.
Barcelona maçı kaybedildi, bu mağlubiyette takımın halihazırda son 16 takıma kalmayı garantilemiş olmasının da rolü olabilir; ancak bu yenilgi dünyanın sonu değil. Geçen yazımda da belirttiğim üzere, FBÜ, bu yıl Euroleague’de geçtiğimiz yıllarla karşılaştırıldığında çok daha istikrarlı ve başarılı bir sezon geçiriyor. Bundan sonra da takımımızın yolunun açık olduğuna ve daha da yukarılara tırmanacağına inanıyorum.
Son olarak, dün gece maçın oynandığı Sinan Erdem Salonu’nu 16.000 yakın basketbolseverin doldurduğunu not edelim ve bunun spordaki başarının beraberinde ilgiyi nasıl artırdığına verilebilecek ne denli uygun bir örnek teşkil ettiğini ifade ederek yazımızı noktalayalım.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalı ya da kayıt olmalısınız.