Efes Pilsen Siena’yı yenebilir miydi?
Cevap kısaca: Evet, yenebilirdi. Hem de çok zorlanmadan yenebilirdi.
Peki, Efes Pilsen Euroleague’de neden kazanabileceği maçları rakiplerine hediye etmeye devam ediyor? Açıkçası, bu yıl Efes için tarih tekerrürden ibaret. Temel sorunlarını bir türlü çözemiyorlar.
Kadroya baktığınız vakit, temsilcimiz, bireysel bazda birbirinden yetenekli ve değerli oyunculara sahip. Siena takımının oyuncuları ile Efes Pilsen oyuncularını mevkiler itibariyle yan yana koyup karşılaştırın lütfen. Zizis Kerem Tunçeri’den, Kaukenas Rakocevic’ten, Rakovic ve Lavrinovic Raduljica’dan ya da Vujcic’ten daha mı iyi oyuncu? Bence değil. Ne kariyerleri ne de şu anki kapasiteleri itibariyle değiller.
Basketbolda sonuç tabii ki bir matematiksel bir işlemden ibaret değil. Bireysel olarak oyuncuların değerlerini alt alta koyup toplayarak bir sonuç alınmıyor. Netice itibariyle, bu bir takım oyunu ve kümülatif olarak olaya bakmak lazım. O zaman, Efes takım oyununu mu iyi oynayamıyor? Sanırım, bu soruda doğruluk payı var. Efes Pilsen oyuncuları el ele verip bir takım sinerjisi yaratamıyorlar.
Hata ya da eksiklik, koç Perasovic’te mi? Şüphesiz, koç takımın maestrosu, ancak tüm vebali de ona yüklememek lazım. Sonuçta, koç, sahaya girip basketbol oynamıyor, bu oyuncuların işi.
Bu yıl, Efes Pilsen’in hemen hemen tüm Euroleague maçlarını izledim. Kazandıkları maçlarda dahi, takımda ciddi ve kronik bir takım oyunu oynayamama ve maçların kırılma noktalarında bu takım ruhunu sahaya yansıtamama sorunu var. Stres anlarında özellikle hücumda bir tutukluk yaşanıyor, kriz anlarını idare edemiyorlar. Acele atışlar, yanlış seçimler, basit pas hataları, hatta top kayıpları yapıyorlar. Bu, işin hücum boyutu.
Savunmada da benzer acemilikler oluyor. Karşı takım, rahatlıkla üst üste hücum ribaundları alıp birkaç kez top kullanabiliyor, oyuncular arasında spacing ve match-up problemleri yaşanıyor. Bunca yıldır profesyonel düzeyde basketbol oynayan Efes’li oyunculardan beklenmeyecek hatalar sergileniyor.
Bu dediklerimi, hiç şüphesiz Efes Pilsen kenar yönetimi benden çok daha iyi biliyor. Bu hataları gidermek için özel olarak çalıştıklarından da eminim. Ancak, fazla bir yol alamıyorlar. Açıkçası, yıllar önceki Aydın Örs yönetimindeki o takım disiplinini oluşturamıyorlar. Bu konuda, takımın o döneminin önemli oyuncusu, bugünün yardımcı koçu Ufuk Sarıca’ya büyük iş düşüyor diye düşünüyorum. Sarıca’nın, eski Efes felsefesini yeniden oturtmak için Perasovic’e yardımcı olması gerekiyor. Efes Pilsen, Türk basketbolunun dinamosu. Tüm basketbolseverlerin bu köklü kulübümüzden beklentileri de o denli yüksek.
Maccabi-Barcelona maçı notu: Bu hafta merakla sonucunu beklediğim maçlardan biri de Tel Aviv’de oynanan bu maçtı. Nefes kesen bir maç oldu. Barcelona geriden geldi, maçı uzatmada kazanmasını bildi. İspanyol ekibi için deplasmanda alınan önemli bir galibiyet. Barcelona takımı, bu yılda da Euroleague şampiyonluğu için güçlü adaylardan biri olduğunu kanıtlamaya devam ediyor.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalı ya da kayıt olmalısınız.