Adriyatik Basketbol Ligi Şampiyonu: Sırbistan Temsilcisi Partizan
Sanırım, eski Yugoslavya’dan dağılan ülkelerin köklü basketbol kulüpleri arasında halen en büyük olanı Sırp Partizan.
19-21 Nisan 2011 tarihleri arasında Slovenya’nın başkenti Ljubljana’da düzenlenen Adriyatik Basketbol Ligi Final Four maçlarında Sırp Partizan, yarı final ayağında Buducnost’u, Sloven Union Olimpija ise Krka’yı yenerek finale adını yazdırmıştı.
21 Nisan’da Stozice Arena’da oynanan final maçında, Partizan takımı Union Olimpija’yı 77-74 yenerek, bir kez daha (ve üstüste 5. kez) Kupayı evine götürdü.
Maçın başından sonuna değin üstünlüğünü koruyan, ilk yarıyı 43-39’luk skorla önde bitiren ve maçın sonundaki çekişme dakikalarından galip çıkmasını bilen Partizan, kendi evinde Slovenya’nın en köklü ve önemli basketbol takımı olan Union Olimpija’yı yenerek mutlu sona erişmeyi bildi.
Maçın oynandığı Ljubljana’nın yeni spor kompleksi Stozice Arena’da (2013 yılında Slovenya’da düzenlenecek olan Avrupa Basketbol Şampiyonası’nın final maçlarına da evsahipliği yapacaktır) yaklaşık 12.000 basketbolsever arasında belki “nicelik” anlamında düşük ama verdikleri destek ve yaptıkları tezahürat anlamında “niteliksel” olarak azımsanmayacak derecede yüksek bir Sırp seyirci grubu da bulunuyordu. Hatta Sırp seyirciler, kendilerinin son derece alışık olduğu, ancak “centilmen” Sloven seyircisinin biraz da yadırgadığı biçimde (örneğin salonda meşale yakmak gibi) takımlarını desteklediler ve maçın sonunda da sahaya inerek takımlarının mutluluğuna katıldılar.
Partizan takımında 20 sayı üreten Jerrells, en çok sayı üreten oyuncu oldu. Jerrells’i, Gist 12 sayı, Kecman 11 sayı, Jawai ise 10 sayıyla izledi.
Olimpija’da ise Ilievski 15 sayı, Jagodnik 12 sayı (Basketbolseverler, yaklaşık 10 yıl önce ligimizde Türk Telekom ve TED Kolejliler formasını giyen bu oyuncuyu hatırlayacaklardır. Zamanında ben de kendisiyle karşı karşıya oynamıştım), Udrih 12 sayı ve Ozbolt 11 sayıyla oynadılar.
Ekonomik kriz ortamında, hem Partizan hem de Union Olimpija’nın finansal sorunlarla boğuştuğunu hemen herkes biliyor. Ancak bence her iki takım da, nispeten mütevazi olan bütçeleriyle hem Euroleague’de hem de Adriyatik ve ulusal liglerinde başarılı oldular.
Ne olursa olsun, eski Yugoslav basketbolu halen bir ekol ve bu coğrafyadaki ligin kalitesi ve aşağıdan genç oyuncular yetişmesinin önemi büyük. Bu çerçevede de Partizan, Cibona, Olimpija gibi büyük kulüplere ciddi görev düşüyor.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalı ya da kayıt olmalısınız.