TÜRK FUTBOLUNUN BAŞI SAĞOLSUN
Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden Lefter Küçükandonyanis’in ölümü futbolla yakından ilgilenen hangi takımın taraftarı olduğu hiç önemli olmayan tün insanları çok çok üzdü. Hayatta ne olursan ol ister star, istersen sıradan bir insan, her şeyin bir sonunun olduğunun bir göstergesiydi bu ölüm. Türk futboluna adını altın harflerle yazdıran Lefter bu dünya da futbol devam ettiği sürece adından her zaman bahsettirecek ve hep anılacak ve hiç unutulmayacak bir duayendi. Kendisine Allah’tan rahmet, acılı ailesine de başsağlığı diliyorum.
Futbola dönecek olursak Galatasaray’ın önlenemez çıkışı bu hafta da devam etti. Galatasaray her geçen hafta iyi futbolunun üzerine bir şeyler koyarak devam ediyor. İstikrar ve başarı denilince ilk akla gelen isim olan Fatih Terim bu sene gerçekten Galatasaray’ı başarıdan başarıya koşturacak gibime geliyor. Engin Baytar gibi ele avuca sığmayan bir yeteneği tekrar futbola döndüren Fatih Terim, Semih Kaya gibi genç futbolcuyu da Türk futboluna armağan etmek üzere, cim-bom’u durdurmak hiç kolay olmayacak.
Ersun Yenal’ın gelişiyle tabiri caizse duraklama dönemine giren Eskişehirspor, her ne kadar iyi futbol oynasa da maç kazanamamaya devam ediyor. Türk futbolcusunun en önemli özelliği duygusallığıdır, Ersun hoca futbolcularımızı biraz robotlaşmaya yöneltiyor, hep antreman hep antreman sosyal hayatı olmayan bir futbolcu topluluğu ve sonunda ne kadar başarılı olursa olsun o futbolcuların sonu hiç hayırlı olmuyor. İlk yarıda oynayan takım nerede, şimdiki takım nerede mutlaka bir sorun var, inşallah en kısa zamanda bu sorunlar çözülüp Eskişehirspor’u puan cetvelinin üstlerinde görürüz.
Trabzonspor son oynadığı 4 maçını da kazanarak ligde bende varım demeye başladı. Olcan Adın’ın gelmesi yabancı oyuncuların ikinci yarıya iyi adaptasyonu ve Burak Yılmaz’ın form grafiğinin zirve yapması Trabzomspor’u hedeflediği yerlere gelmesindeki büyük etkenlerden bazıları, Karadeniz futbolunun efsanesi Trabzonspor’un artık kabuğunu kırıp ligimize bir şampiyonlukla renk katmasını bekliyoruz.
Beşiktaş ezeli düşmanı Bursaspor’u evinde 3-1 gibi net bir skorla mağlup etmesi otoriteleri pek şaşırtmadı. Son haftalarda oynadığı iyi futbolla bu haftaki maçın mutlak favorisiydi. Bursaspor'da her ne kadar ikinci yarıya iyi başlamış olsa da Beşiktaş deplasmanından puansız ayrılması beni pek fazla şaşırtmadı. Önümüzdeki haftalarda 4 büyüklerin hepsini puan cetvelinin en üstünde görürsek şaşırmayalım, muhtemelen play-off'da bu takımlar arasında geçecektir diye düşünüyorum.
Orduspor Hector Cuper’le ikinci yarıya iki beraberlikle başlamıştı, bir düzelmenin olduğunun göstergesi de bu hafta alınan galibiyet oldu. Sivasspor da son haftalarda aldığı başarılı sonuçlarla geçen sene ligdeki kötü gidişine nazire yaparcasına devam ediyor. İstenirse her şeyin yapılacağını gösteren bir ekiple Sivasspor maç kazanmaya devam ediyor. M.P.Antalyaspor’da deplasmanda Mersin İ.Y. gibi ligimizin iyi futbol oynayan ekibini yenerek iki hafta üst üste kazanmış oldu.
Ligimizin en eski kulüplerinden birisi olan Ankaragücü iki haftalık başarılı direnişini bu hafta gösteremedi. Camiaların kalıcı olduğu, insanların gelip geçici olduğu şu futbol dünyasında işi bilmeyen insanların gelip kulüp yöneticiliğine soyunmalarının sonucunda Ankaragücü’nün bulunduğu konum ortada her zaman söylediğim gibi futbolu bilen oynayacak, bilen yönetecek, bilen izleyecek ve bilenler yorumlayacak , bilmeyenler hangi konumda olursa olsunlar kulüplerin kaoslara gitmemesi imkansız.
Ligimizin iki güzide kulüplerinden Kayserispor ve Gaziantepspor 1-1 berabere kalarak dostça puanları paylaştı. Bu iki takım büyük takımlarımızın altyapısı görevini üstlenmeye devam edecektir.
Haftanın süprizini Fenerbahçe yaptı, 90+5. dakikada attığı golle 3 puanın sahibi oldu. Bu galibiyet Fenerbahçe’nin lige tutunması için bir sebep oldu, tam 2 puan bıraktım derken gelen gol bir anda hesapları tamamen değiştirdi. Caner Erkin’in üst düzey bir performansla oynadığı maçta bir gol atması ve ikinci golün olmasındaki büyük çabası takdire şayandı. Büyük takımların özellikleri, bu tür maçları dakika kaç olursa olsun kendi lehine çevirebilmesidir. Bu galibiyeti de inanıyorum ki futbolcular Lefter Küçükandonyanis’e armağan etmişlerdir.
Manisaspor içinde şunları söylemek istiyorum; 4 sene formasını giydiğim Manisaspor gerçekten Kemal hocanın gelişiyle ligde en iyi oynayan ekiplerden birisi oldu. Her ne kadar maçı kaybetmiş de olsalar şuna inanıyorum ki maçı seyreden herkesin beğenisini almışlardır. Kemal Özdeş’in hem Manisaspor’a hem de Türk futboluna çok şeyler katacağına inanıyorum.
Yazımı Aslı Nemutlu ile bitirmek istiyorum. Ülkemizi temsil eden genç kayakçı kardeşimizin ölümü inanıyorum ki Türk insanının derinden yaraladı, kendisine Allah’tan rahmet geride kalan ailesine de sabırlar diliyorum.
Yorum yazabilmek için giriş yapmalı ya da kayıt olmalısınız.