Kortların efendileri

“Son dönemde seyrettiğimiz en iyi maç” lafı biz spikerlerin klasik söylemlerden biridir. Bu tarz ifadeleri zaman zaman seyirciyi maçın içinde tutmak için sarfederiz.

NTV Spor 13 Tem 2015
Kortların efendileri
“Son dönemde seyrettiğimiz en iyi maç” lafı biz spikerlerin klasik söylemlerden biridir. Bu tarz ifadeleri zaman zaman seyirciyi maçın içinde tutmak için sarfederiz. Ama dünkü final hakikaten de öyleydi. Gece geç saatte arabada evime giderken hala zihnimde bazı ralliler canlanıyordu.
 
Dünyanın şu anda en formda 2 oyuncusu tenisin en önemli finalinde karşı karşıya geldi ve bu ağır sıklet düellosu tenisseverlere tadı uzun süre damaktan çıkmayacak anlar yaşattı. Tribünler de keyif öylesine üst düzeydeydi ki yönetmen ne zaman seyirciye dönse 32 dişini göstermekten çekinmeyen tenis aşıklarını görmek mümkündü. Bunun yanında tabii ki totem yapanlar, dua edenler de cabası. Sonuç olarak bir tenis maçından alabileceğimiz maksimum hazzı bu iki oyuncu bizlere verdi.
 
Djokovic kazandı. Küçük bir farkla da olsa favori zaten o gösteriliyordu. Ama Federer hayranları da üzülmedi. Çünkü Federer çok iyi oynayarak kaybetti. Üzülmek için hiçbir sebep yoktu. O elinden geleni yaptı. En iyi oyunlarından birini oynadı. Sadece rakibi çok çok daha iyiydi. Nole neden 1 numara olduğunu bir kez daha gösterdi.
 
Federer final maçına gelene kadar olağanüstü bir servis performansı ortaya koymuştu. Herkesin merak ettiği konu bu performansın devam edip etmeyeceğiydi. Son 2 haftada sadece 1 kez servisini kırdırmıştı. Andy Murray karşısındaki müthiş galbiyetin temelinde bu servisler yatıyordu. Federer finalde de bu performansa devam etti. Tek fark karşılayanın farklı olmasıydı. Djokovic dünyanın en iyi servis oyuncusu değildi belki ama en iyi return oyuncusu olduğu aşikardı.
 
İstatistikler Federer'in de Djokovic'in de ilk servislerden yüzde 74 ile puan aldığını söylüyor. İlk servisleri oyuna sokma oranları da denk. Ancak ikili arasındaki en büyük fark ikinci servis returnlerinde kazandıkları puanlar. Burada Djokovic'in yüzde 51'e yüzde 40 üstünlüğü var. Bu da daha fazla return puanı ve daha fazla servis kırma şansı demek. 
 
Federer için görünen tek çıkış yolu Djokovic'in belirli bölümlerde oyundan düşmesi olabilirdi. Art arda oynayacağı 2 kötü oyun onu böylesine yakın geçen bir maçtan uzaklaştırabilirdi. Ama olmadı. Üst üste 3 puan bile kötü oynamadı. Konsantrasyonu hiç azalmadı. Baskı altında bilakis vites yükseltti. En iyi servislerini attı. Rakibini şaşırtmayı her seferinde başardı.
 
Federer çok iyi oynadığı bir Grand Slam'den daha eli boş ayrıldı. “Bazen bir turnuvada iyi oynayıp da eliniz boş ayrılabilirsiniz, bu ikincilik tepsisi benim için kupayla aynı anlama gelmiyor. Bunu hepiniz biliyorsunuz” diyen Federer için 18. Grand Slam şampiyonluğunun gelip gelmeyeceğini büyük ihtimalle Djokovic'in form grafiği belirleyecek.