"Gidecem diyen adamın önünde..."

Emenike dün akşam İsmail Kartal’ın şefkatli kollarının kendisi için açılacağından adı gibi emindi. O yüzdendir ki biz futbolseverlere artistliğin alasını yaptı.

NTV Spor 23 Mar 2015
"Gidecem diyen adamın önünde..."
Emenike havamızı solumaya başlayalı 6 yıl olmuş. Emenike'nin “Körle yatan, şaşı kalkar” atasözümüze uygun bu hale gelebilmesi için 6 yıl yeterli. Çünkü biz adamı hem "benzetiriz" hem de kendimize benzetiriz.
 
Emenike formayı çıkardığında gülmekten karnıma ağrılar girdi.
 
Çünkü bu bizim ruh halimiz... Kadın-erkek farketmez. Hepimiz en az bir kere yapmışızdır aynı hareketi.
 
Bakınız şöyle: Hareketi yaparken, risk alırsın. Ya giderken seni kimse tutmazsa? Bulunduğun ortamı terkediyormuş gibi yapman sana ya o insanı geri getirir ya da tamamen kaybedersin.
 
Emenike dün akşam İsmail Kartal'ın şefkatli kollarının kendisi için açılacağından adı gibi emindi. O yüzdendir ki biz futbolseverlere artistliğin alasını yaptı. Dünyanın hiçbir liginde hiçbir futbolcu böyle bir hareketi yapamaz kolay kolay. Cüret edemez. Haydi yaptı diyelim: Emenike'yi biz mi büyüteceğiz? Anlamak zorunda mıyım?
 
Biz “Babam ve Oğlum” filmini defalarca izleyen ve her defasında daha şiddetli ağlayan bir milletiz.
 
Ne diyordu o filmde? “Görüyon mu Hüseyin efendi! Gidecem diyen adamın önünde dağ olsa duramaz.”
 
Bunu Emenike'ye çevirin lütfen.
 
Futbolda meşrebimiz bayağı genişledi. Kalite düştükçe, meşrebe yaradı. Bu kadar aleni küfür edebilen Emre Belözoğlu o tavrıyla futbol oynasa ne olur oynamasa ne olur! Özellikle kadınlar izlemek istiyor mu sizce?
 
Hakikaten orası Fenerbahçe Cumhuriyeti'ymiş. Başka türlü bu ülkede kim hangi takımın formasını böyle bir tepkiyle çıkarabilir? Benim için kişiler farketmez. Sen bu ülkede hiçbir kulübün teknik direktörüne küfür edememelisin. Emenike, Bilic, Emre diye ayırmıyorum. 'Guguk Kuşu Kadıköy' mü çektik dün akşam ?
 
Saat tam 22.00'de kanal değiştirip El Clasico'ya geçince futbolseverlikte külkediliğinden Monaco prensesliğine terfi ettim. Hissiyatım tam olarak budur!
 
Soğuk duş almanıza gerek yok son günlerde değil mi? Beşiktaş gereken etkiyi yaratıyor maaşallah! Sağlı sollu kanat, yok defans, olmadı Demba Ba, bir de burdan yak Tolgay... Asıl sorun bunlar değil. Konuşmak gereksiz. Takımın ruhunda sancılar var çünkü.
 
Madem olaylar bu noktaya geldi, ülkedeki erkekler için kadınları anlama, empati kurma zamanı geldi de geçiyor. Tıp dilinde regl olmak denir. Halk arasında da adet görmek. Heh bildiniz mi? Hani siz o günlerimizde yaklaşmazsınız bize sinirliyiz diye. Ağlayabiliriz duygusal oluruz, canımız hep tatlı ister falan.
 
Derbi, ne yazık ki takımlarımızın adet dönemlerine denk geldi. Tüm bunların başka bir açıklaması yok. Kimse kusura bakmasın!