1. Facebook 752,513
  2. Twitter 1,224,708
Nilay Yılmaz

Oynayamam; yerim dar

Nilay Yılmaz · Tarih: 8 Aralık 2011

Ezber bozan ve şaşırtan bir derbinin ardından Şampiyonlar Ligi’nde daha da kaliteli bir oyun izlemeyi umarken futbol bizi ikinci kez şaşırttı. Inter’le Trabzon’da oynadığı maçta takdire şayan bir anlayışla işi Trabzon’da bitirmek için elinden gelenin en iyisini yapan kadro ve Şenol Hoca, Inter maçlarında yaptıklarının tam aksini yaparak altın tepside sunulan fırsata sırt çevirdi.

İyi vurursan gol olmaz Burak; iyi yerden, iyi vurursan gol olur.
10. dakikada, geniş alan oyuncusu olduğunu bildiğimiz Burak tam da istediği gibi bir fırsat bulmuşken yangından mal kaçırır gibi aceleci ve akıldan yoksun bir şutla aslında tüm Trabzonsporlu oyuncuların maç boyunca sergileyeceği anlayışı ortaya koyuyormuş: Top benden çıksın da, sonrası...Allah kerim. Biz de işlerin ilerleyen dakikalarda düzeleceğini boşuna ummuşuz.

Sahayı sadece kendi yarı sahasından ibaret kabul edince rakibin teknik oyuncularıyla daracık bir alanda baş başa kaldılar ve sonu Tolga’nın ellerinde biten sayısız çalım yediler.

Rakibin ilk yarıdaki en tehlikeli ismi Hazard ile Trabzon’un gol umudu Burak’ı kıyasladığımızda Şampiyonlar Ligi’ne veda edilmesinin nedeni daha net anlaşılacak. Bir tarafta topun kendisine gelmesini bekleyen ve sadece düz istikamette hızlı koşabilen, 30 metreden şut attığında çok tehlikeli olabileceğini düşünen Burak; diğer yanda ise futboldaki tüm savunma önlemlerini boşa çıkaran şeyi yapabilen, yani çalım atıp ver kaça girebilen, bir orda bir burada belirip rakip savunmayı karıştıran Hazard. Trabzon bu adamdan ve arkadaşlarından gol yemediyse Tolga gibi refleksleri diri olan bir kaleciye sahip olduğundandı.

Aslında bir anlamda nasıl futbol oynanmazı izledik. Topu sadece tekmelemek, yani o klasik dan-dun oyunu oynamak galip olduğunuzda, puan ya da lehinize bir skor için çabalamanın gerekli olmadığı hallerde -itibar görmese de- kullanılabilir. Ama siz maçı kesinlikle kazanmak zorundayken oyun kurmaya istekli olmaz, üstünüze gelen rakibe ceza alanı çevresinde tehlike yaratana kadar müdahale etmez ve böylece hem rakip oyuncuyu hem de taraftarı şımartıp cesaretlendirirseniz; maçı kazanmak adına yaptığınız ilk iyi iş 42. dakikada rakip sahaya 4-5 oyuncuyla gidebilmek olursa, sol kanattan ilk ortayı 47. dakikada yaparsanız “Türkiye’de bizi kimse sevmiyor, derbiye verilen önemin yarısı bize verilmiyor’’ deme hakkınız olmaz.

Öte yandan, çevikliğiyle öne çıkan ve Milli Takım’a yükselmeyi başaran Tolga’nın öğrenmesi gereken bir takım şeyler hala var bence. Kaleciliğin topun kaleye girmesine engel olmaktan ibaret olduğunu düşünüyor. Bu konuda da hakkını yememek lazım, oldukça başarılı. Ancak oyundaki varlığı hala “top gelirse kurtarırım’’dan ibaret. Oyun kurmayı ya da oyunu başlatmak için arkadaşlarının sahadaki yerlerini almalarını ve mümkünse biraz soluklanmalarını ve rakibin soğumasını hiç beklemeden defalarca aceleyle topu oyuna soktu. İşin kötü yanı ise zaten bir önceki atak nedeniyle Trabzonspor yarı alanında kümelenen rakip oyuncuların Tolga’nın attığı topları kapmak için uzun mesafeler kat ederek yorulmalarına gerek olmayışıydı.

Yüreğiyle oynayan ve çok defa İngiliz usulü faule maruz kalan Halil’i bir kenarda tutarsak, oyuna 65. dakikada giren Henrique, Trabzonspor’un en iyisiydi. Çok iyi şeyler yaptığı için değil; futbolun bir de hücum yönü olduğunu bilebilen tek Trazonsporlu oyuncu olduğu için.

Yorum yazabilmek için ya da .

Merhaba

ntvspor.net sitesi tüm kullanıcılara ücretsiz olarak sunulmaktadır. Siteyi üye olmadan ziyaret edebilir ve sayfalarını gezebilirsiniz.

Ancak kullanıcılar için hazırlanmış kişiselleştirilebilir özellikleri kullanabilmek için siteye üye olmanız gerekmektedir. Böylece;

  • Sayfaları istediğiniz gibi özelleştirebilir
  • Haberlere yorum yapabilir
  • Beğendiğiniz haberleri saklayabilir
  • ve arkadaşlarınızla daha rahat iletişime geçebilirsiniz.

Kullanıcı Sözleşmesini kabul ediyorum

okudum

* Zorunlu alanlar boş geçilemez.
Öneriniz gönderiliyor...