Beşiktaş'ın çocuğu Carvalhal
Son Belediye maçında, Beşiktaş’ın kendi evinde sergilediği tatsız-tuzsuz futbol, Quaresma olmadan Stoke City maçını kazanmanın zor olacağını açıkça ortaya koyuyordu aslında. Belediye’ye karşı çözüm olmayan Holosko’yu ve aynı maçta tam anlamıyla bir hayal kırıklığı olan Fernandes’i sahada görünce, Carvalhal’in aslında çaresiz durumda olduğunu görüp duran toplara bağlı kaderimize razı olduk.
Kabul etmek lazım, Beşiktaş ilk yarıda resmen döküldü. Takımın bu sezonki en iyi transferlerinden biri olarak görülen Egemen yine öyle bir geri pası verdi ki Stoke City oyuncuları kendi çabalarıyla bu kadar tehlikeli olamamıştı. Neyse ki, aynı Egemen maçın iki dakikada 0-2 olmasını önleyip Fernandes’e maçın adamı olma yolunu açtı. Aksi halde, iki farkla mağlup haldeyken sahada iki Fernandes bile olsa galip gelmek mümkün olmazdı.
Almeida Beşiktaş’ın bu sezon en çok eleştirilen oyuncusu. Ama penaltı pozisyonunda öyle bir hamle yaptı ki, rakibin en kariyerli oyuncusunun penaltı yapmaktan başka çaresi kalmadı. İkinci golü yemekten kıl payı kurtulduğumuz pozisyon Beşiktaş’ın oyuna ortak olabileceğini gösteriyordu. Almeida’nın rakip kaleye yaptığı koşu, rakibi bir kişi eksiltip bir de penaltı kazandırınca, stattaki atmosferi büsbütün değiştirdi.
Penaltının ardından, rakibin de eksik kalmasıyla Beşiktaş ipleri eline aldı. Abdullah Avcı’nın kendisinden bir Hakan Şükür yaratma hevesinde olduğu Mustafa Pektemek, uzun savunmacıların arasında nasıl kafa golü atılır gösterdi: Yatarak.
Carvalhal
Tayfur Havutçu’nun şimdilik serbest kalması kulüp için büyük moral oldu ve taraftar Havutçu’yu yine pas geçmeyip vefa örneği göstererek bağrına bastı: Beşiktaş’ın çocuğu Tayfur Havutçu.
Havutçu’nun yokluğunda, vekaleten ve beklemediği bir anda görevi üstlenmek zorunda kalan, başarısı nedeniyle “Acaba Tayfur Hocaya kulüp içinde başka bir pozisyon mu önerilse?” sorusunu sorduran Carvalhal de bence en az Tayfur Hoca kadar Beşiktaş’ın çocuğu oldu. Takımı ligde ve Avrupa’da getirdiği nokta, Edu’nun golünden sonra kameralara takılan Beşiktaşlı bir çocuğun sevinciyle havalara uçuşu ve maç sonrasındaki “Amacımız bu ülkenin futboluna hizmet etmek ve Avrupa’da daha çok Türk takımının olmasını sağlamak. Bu kadar sık maç oynamamalıyız; bu şekilde ülke futboluna katkı sağlamakta zorlanıyoruz” açıklaması, kendini ağırdan satmayan, güler yüzlü hali Çarşı’nın ilgisini bekliyor.
Taraftar
Beşiktaş taraftarı İnönü’deki son iki maçta tek ses olmaktan uzak bir görüntü çizdi bence. Hemen her öbekten farklı sesler çıkıyor ve bu bölünmüşlük gürültüye dönüşüyor. Oysa görsellik açısından başarılı bir performans ortaya koyan tribündeki taraftarın böylesi önemli bir maçta, özellikle ilk yarıda oyunu doğrudan etkilemesi beklenirdi.
Bununla birlikte, bir İngiliz gazetecinin yazdığı yalan yanlış haber yüzünden kendini Eboue nezdinde aklama arayışına giren taraftarın, bir UEFA maçında sahaya yabancı madde atması hiç de akıl işi değil. İngiliz haber kaynakları daha maç oynanırken “Tibünlerde düşmanca bir atmosfer var” demeye başlamıştı bile.
Bir Türk takımının bu seviyede bir gruptan lider çıkmasına ilk kez tanık olduk; coşkuluyuz. Ama… Her zaman olduğu gibi böyle bir başarı sahaya atılan yabancı maddeleri ve bunun getireceği cezayı görmezden gelmemize yetecek maalesef. Belediye maçında sahaya giren taraftardan sonra yönetim ve taraftar gruplarının gerekli tedbiri almadığı açıkça ortada...
Kabul etmek lazım, Beşiktaş ilk yarıda resmen döküldü. Takımın bu sezonki en iyi transferlerinden biri olarak görülen Egemen yine öyle bir geri pası verdi ki Stoke City oyuncuları kendi çabalarıyla bu kadar tehlikeli olamamıştı. Neyse ki, aynı Egemen maçın iki dakikada 0-2 olmasını önleyip Fernandes’e maçın adamı olma yolunu açtı. Aksi halde, iki farkla mağlup haldeyken sahada iki Fernandes bile olsa galip gelmek mümkün olmazdı.
Almeida Beşiktaş’ın bu sezon en çok eleştirilen oyuncusu. Ama penaltı pozisyonunda öyle bir hamle yaptı ki, rakibin en kariyerli oyuncusunun penaltı yapmaktan başka çaresi kalmadı. İkinci golü yemekten kıl payı kurtulduğumuz pozisyon Beşiktaş’ın oyuna ortak olabileceğini gösteriyordu. Almeida’nın rakip kaleye yaptığı koşu, rakibi bir kişi eksiltip bir de penaltı kazandırınca, stattaki atmosferi büsbütün değiştirdi.
Penaltının ardından, rakibin de eksik kalmasıyla Beşiktaş ipleri eline aldı. Abdullah Avcı’nın kendisinden bir Hakan Şükür yaratma hevesinde olduğu Mustafa Pektemek, uzun savunmacıların arasında nasıl kafa golü atılır gösterdi: Yatarak.
Carvalhal
Tayfur Havutçu’nun şimdilik serbest kalması kulüp için büyük moral oldu ve taraftar Havutçu’yu yine pas geçmeyip vefa örneği göstererek bağrına bastı: Beşiktaş’ın çocuğu Tayfur Havutçu.
Havutçu’nun yokluğunda, vekaleten ve beklemediği bir anda görevi üstlenmek zorunda kalan, başarısı nedeniyle “Acaba Tayfur Hocaya kulüp içinde başka bir pozisyon mu önerilse?” sorusunu sorduran Carvalhal de bence en az Tayfur Hoca kadar Beşiktaş’ın çocuğu oldu. Takımı ligde ve Avrupa’da getirdiği nokta, Edu’nun golünden sonra kameralara takılan Beşiktaşlı bir çocuğun sevinciyle havalara uçuşu ve maç sonrasındaki “Amacımız bu ülkenin futboluna hizmet etmek ve Avrupa’da daha çok Türk takımının olmasını sağlamak. Bu kadar sık maç oynamamalıyız; bu şekilde ülke futboluna katkı sağlamakta zorlanıyoruz” açıklaması, kendini ağırdan satmayan, güler yüzlü hali Çarşı’nın ilgisini bekliyor.
Taraftar
Beşiktaş taraftarı İnönü’deki son iki maçta tek ses olmaktan uzak bir görüntü çizdi bence. Hemen her öbekten farklı sesler çıkıyor ve bu bölünmüşlük gürültüye dönüşüyor. Oysa görsellik açısından başarılı bir performans ortaya koyan tribündeki taraftarın böylesi önemli bir maçta, özellikle ilk yarıda oyunu doğrudan etkilemesi beklenirdi.
Bununla birlikte, bir İngiliz gazetecinin yazdığı yalan yanlış haber yüzünden kendini Eboue nezdinde aklama arayışına giren taraftarın, bir UEFA maçında sahaya yabancı madde atması hiç de akıl işi değil. İngiliz haber kaynakları daha maç oynanırken “Tibünlerde düşmanca bir atmosfer var” demeye başlamıştı bile.
Bir Türk takımının bu seviyede bir gruptan lider çıkmasına ilk kez tanık olduk; coşkuluyuz. Ama… Her zaman olduğu gibi böyle bir başarı sahaya atılan yabancı maddeleri ve bunun getireceği cezayı görmezden gelmemize yetecek maalesef. Belediye maçında sahaya giren taraftardan sonra yönetim ve taraftar gruplarının gerekli tedbiri almadığı açıkça ortada...
Yorum yazabilmek için giriş yapmalı ya da kayıt olmalısınız.