1. Facebook 752,532
  2. Twitter 1,224,801
Sine Büyüka

Eurobasket Günlüğü - 9-10. Gün

Sine Büyüka · Tarih: 9 Eylül 2011

Umarım güzel haberler vermek kısmet olur dedik, ama haber dahi veremedik çünkü çok yoğun bir gün geçirdik. Geldiğimizden beri en çok koşturduğumuz günlerden biriydi.

Grupta maçlar İspanya-Almanya karşılaşmasıyla başladı. Son çeyreğe kadar başabaş giden bir mücadele oldu. Ama ilk yarıda Marc, ikincide Pau maça ağırlığını koydu. Karşılaşma sonunda Dirk Nowitzki'nin saçlarından çıkan dumanları neredeyse görebiliyordum. Çok sinirliydi. Hiçkimseyle konuşmadan -ki zaten röportaj vermekten çok hoşlandığını da sanmıyorum- soyunma odasına gitti.


Marca'dan Karina ile birlikte...

Arkasından ise saat 18.00'de bizim maçımız başladı. Üçüncü çeyreğe kadar top kayıpları dışında çok iyi savunma yaptığımız bir maç oldu. 3. çeyrekte istediğimiz oyunu oynayamayıp farkın 2'den 13'e çıkmasına engel olamadık. Son çeyrekteki alan savunmasına Fransa cevap veremeyince fark eridi ve maça yeniden ortak olduk. Ama son hücumlardan elimiz boş dönünce, Fransa da faul kaçırmayınca maçı galibiyetle kapatamadık.

Maç sonunda oyuncular kazanma noktasına getirdiğimiz maçı kaybettiğimiz için üzgünlerdi. Sinan, Fransa'yı böyle yorgun yakalamışken daha tempolu hücum edebileceğimizi söyledi. Diğer oyuncular da üçüncü çeyrekteki oyundan memnun değillerdi ama bu maça takılı kalmayıp önlerine bakacaklarını, Almanya maçına konsantre olduklarını belirttiler.

Tam o sırada o gün kötü bir oyun sergileyen Boris Diaw çıktı. Röportaj yapıp yapamayacağını sordum. Çok kibardı ve hemen "olur, tabi ki dedi" Türkiye'nin kendilerini çok zorladığını, 3. çeyrekten sonra rahat yenmeleri gerektiğini ama alan savunmasına geçen sene olduğu gibi bu sene de cevap vermekte zorlandıklarını söyledi. Kendi performansını nasıl sorsam diye düşünürken, "bügün biraz yorgun gibiydin" deyiverdim kibarca. O da hafif bir tebessüm ederek, "evet üst üste maçlar oynamak çok yorucu oldu ama bir dahaki maça geri döneceğim"  şeklinde konuştu.

Arkasından ise Litvanya-Sırbistan'la karşılaştı. Saras-Teodosic eşleşmesi tadından yenmedi gerçekten. Litvanya 100 sayı bıraktı Sırbitan potasına. Ama burada öyle bir kalabalık, öyle bir izleyici var ki, tarifi zor. Ekrandan nasıl gözüküyor bilmiyorum ama gece otele gittiğimde uyuyana kadar kulaklarım çınladı. Bir de Ivkovic rüyama girecek diye çok korktum ama neyse ki korktuğum olmadı. Sırbistan bench'inin hemen arkasında oturuyoruz çünkü ve bütün maç korkulu gözlerle, göz ucuyla kendisine bakmadan edemedim. Obradovic'le yarışır gerçekten.


Sine, Bo McCalebb ile röportaj yaparken...

Maç 22.45 gibi bitti. O sırada yönetmenimiz Fırat aradı, canlı yayına Spor Gecesi'ne oyuncu alıp alamayacağımı sordu. Hem de Litvanyalıları! Kendisine yanımda birini 15 dakika nasıl tutacağıma dair bir fikri olup olmadığını sordum. O sırada tüm oyuncular kendi medyalarına dahi konuşmadan içeri kaçtı. Bir tek Litvanya'nın yayıncı kuruluşu Kalnietis'le konuşabildi. Sonra Mantas da kendisini bekleyen diğer televizyonları tersleyerek içeri kaçtı. O sırada bir muhabir gidip basın görevlisini "Bu nasıl iş, biz kimseyle konuşamayacak mıyız?" diye öyle bir azarladı ki, o da Ivkovic'le yarışırdı. Görevli beş dakika sonra Kalnietis'i kolundan tutup soyunma odasından geri getirdi. O sırada çoktan toparlanmış olan kanal artık çok geç olduğunu söyleyince, ben tırnaklarımı çocuğun koluna geçirdim. Sağolsun kırmadı ve kaldı ama çoğu Litvanyalı gibi İngilizcesi çok bozuk olduğundan biraz zor anlaştık. Dün de doğumgünüymüş, sonradan öğrendim. Keşke kutlasaymışım. Doğumgünü videosu da çekmişler, ilgilenenlere: http://www.youtube.com/watch?feature=youtube_gdata_player&v=efSyNqiZqcw

Maç bittikten sonra ise insanlar bir süre salondan ayrılmadı. Valanciunas'a bir şarkı yapmışlar, salonda onu çaldılar ve tribünde dansettiler .) Şöyle (korkunç) bir şarkı hiç bir oyuncuya nasip olmadı: http://www.youtube.com/watch?v=WV9c0pBH5dM

Sonra Spor Gecesi bağlantısının ardından otele döndük.

**************

Sabah uyanıp kupa bülteni için salona geldik. Yayınlarımızı yapıp öğle saatlerinde Vilnius büyükelçisi Ömer Altuğ'un milli takıma verdiği yemeğe gittik. Bu arada eski şehri de görmüş olduk. Vilnius'un merkezi güzelmiş. En azından bir dokusu var. Bizim kaldığımız civar gibi değil.

Elçilik binası da çok güzel. Masadaki Türk yemeklerini görünce bir an midemde kelebekler uçuştuğunu hissettim. Cennetten bir gün! Herkes tabaklarını doldurdu ve sohbete daldı.


Hepsini ben yedim : )

Yemekte Kerem Tunçeri yoktu. Rahatsız olduğunu söylediler. Moralinin bozuk olabilceğini tahmin ediyorum ama ona her zaman çok ihtiyacımız var. Umarım kendisini iyi hissediyordur. Diğer oyuncularla da biraz sohbet ettik. Moraller yerindeydi.

Akşam üzeri Gürcistan-Mekadonya maçı öncesi Zaza'yı gördük. Ekip olarak sohbet ettik. Sonrasında yayına da aldık. Çok tatlı biri. Türkçesi de zaten süper. Başta biraz çekindi röportajı Türkçe yapmaya ama başlayınca benim kadar konuştu. Takımımıza da şampiyonada iyi dileklerde bulundu.

Maçtan sonra yayınları bitirip Almanya antrenmanına gittik. Basın sözcüleri Christoph'tan koç Bauermann'la konuşmak için izin almıştık. Oraya vardığımızda oyuncu alıp alamayacağımı sordum, o da kendileri isterlerse neden olmasın dedi. Dirk'u sordum, şansımı denememi söyledi. Şu ana kadar izlediğim her antrenmanın sonunda oyuncuların şakalaştığını, şut yarışması yaptığını, bir şekilde eğlendiğini görmüştüm. Ama Almanlar ya yumurta kapıya geldiğinden, ya da mizaçlarından bilemiyorum, son derece ciddi ve tatsız yaptılar çalışmayı. Çalışma sonunda ise Dirk'e yanaşıp 1 dakikası olup olmadığını sordum. Sormamla birlikte yanımda bir kız belirdi ve Dirk'le konuşamayacağımızı söyledi. Ben de en azından sormak için izin aldığımı belirttim. O arada Nowitzki soyunma odasına kaçmıştı bile ve kız Dirk dışındakilerle konuşabilirsin, o olmaz diyerek bizi dışarı çıkardı. Biz de Chris Kaman'la konuştuk.

Hemen ardından bizim antrenman başladı. Çalışmanın son 10 dakikasına girdik. İçeri girdiğimizde Sinan'ın bileğinin burkulduğunu ve antrenmanı yarıda bıraktığını gördük. Ama şu anda durumu iyiymiş, ciddi bir sorun yokmuş çok şükür. Antrenman sonunda ise Emir bir açıklama yaptı. Slovenya'da bir gazetede yayınlanan röportajında söyledikleri sayfaya milli takımımızda zorla oynadığı şeklinde yansımıştı. Emir bunun bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını, söylediği şeyin, Türkiye milli takımından teklif gelene kadar hiçbir milli takımda oynamayı düşünmediği olduğunu belirtti.

Arkasından dışarı çıktığımızda yaklaşık bin kadar öğrencinin, yol boyunca kortej oluşturup Litvanya milli takımını beklediğini gördük.

Oyuncuları antrenman salonuna girerken alkışlarla içeri uğurladılar ve moral verdiler. Ben de hemen günlük için Ümit Avcı'nın telefonuna organizasyonu kaydettim. Sonra buraya da koyacağım. Resmen hepsine halk kahramanı muamelesi yapıyorlar. Bütün takım süperstar gibi yürüyor yolda.

İçeride Saras ile Ömer Onan ve Oğuz Savaş koridorda karşılaştı. Saras, oyunculara "Nasıl yemekler güzel miydi? Baklava yediniz mi?" diye sordu. Kendi aralarında konuşurlarken basın da görüntü almaya başladı. O sırada çaktırmadan araya soktuğum mikrofonu Saras ısırır gibi yaparak uzaklaştırdı .) "Mikrofon ha?!" diye takıldı sonra da. "Ne yapayım sohbet çok iyiydi dayanamadım" dedim. Güldü ve içeri gitti. Daha önce kendisiyle kötü tecrübeleri olan gazeteci arkadaşlarım oldu. Mesela Hoopshype editörü Jorge, Saras röportajının hayatındaki en kötü röportaj olduğunu söyler hep. Ama burada Jasikevicius, Türk medyasına kendi basınına olduğundan bile daha sempatik. Hepimize röportaj veriyor, selam vermeden geçmiyor, şakalaşıyor.

Röportajların ardından tekrar salona döndük. Slovenya-Yunanistan maçı öncesi birşeyler atıştırıp maçı izledik. Arkasından Spor Gecesi'ne bağlanıp odaya döndük.

Yarın yine önemli bir gün. Rakibimiz Almanya. Şu ana kadar parkeye yansıyan oyuna bakarsak, Almanya'yı yenmememiz için hiçbir sebep yok. Umarım istediğimiz basketbolu tam olarak sahaya yansıtırız.

Şimdi uyku vakti. Yarın güzel bir gün olur umarım hepimiz için.

Yorum yazabilmek için ya da .

Merhaba

ntvspor.net sitesi tüm kullanıcılara ücretsiz olarak sunulmaktadır. Siteyi üye olmadan ziyaret edebilir ve sayfalarını gezebilirsiniz.

Ancak kullanıcılar için hazırlanmış kişiselleştirilebilir özellikleri kullanabilmek için siteye üye olmanız gerekmektedir. Böylece;

  • Sayfaları istediğiniz gibi özelleştirebilir
  • Haberlere yorum yapabilir
  • Beğendiğiniz haberleri saklayabilir
  • ve arkadaşlarınızla daha rahat iletişime geçebilirsiniz.

Kullanıcı Sözleşmesini kabul ediyorum

okudum

* Zorunlu alanlar boş geçilemez.
Öneriniz gönderiliyor...