14 değil, 28 yabancı olsun

Gençlerbirliği Teknik Direktörü Mesut Bakkal, "Yabancı sayısı serbest olmalı. 14 değil, 28 olsun. İsteyen oynatır, isteyen oynatmaz. İyi oyuncu yoksa, yabancı gelecek o zaman" diye konuştu

NTV Spor 16 Kasım 2017 - 12:34
Haber Oluşturma: 16.11.2017 - 12:34 1.Güncelleme: 16.11.2017 - 12:42
AA

Gençlerbirliği Teknik Direktörü Mesut Bakkal, Türk futbolunda yabancı sayısı tartışmalarına farklı bir açıdan yaklaştı.

Yabancı futbolcu sayısının serbest olması gerektiğini dile getiren Mesut Bakkal, "14 değil 28 tane yabancı olsun. Çünkü bu bir yarış. Bizler sorumluluğumuzu bilsek, hem hoca olarak, hem de futbolcu olarak kimseye ihtiyacımız olacağını zannetmiyorum. Alt yapıdan çıkmıyor ki, dışarıdan oyuncu getiriyoruz. Üst yapıda transfer yok ki, dışarıdan yabancı getiriyoruz. Demek ki tercih ediliyorlar. Bizim sorumluluğumuzu daha iyi bilip, ona göre dışarıyı engelleyelim. Kimseye muhtaç etmeyelim. Herhalde yöneticiler de çok getirme isteğinde değillerdir. Bir  Vagner Love gibi Türk bulduk da yok mu dedik?" diye konuştu.

Son dönemde Milli Takımın aldığı sonuçları da değerlendiren Bakkal, "Sorumluluğunu bilmeyen yerli oyuncuya dersini vereceksin. Arnavutluk mağlubiyetinin tek kurtarır tarafı, gençliğe dönüşümdür. İlk defa bir araya getirilen bir takım, ama ben affetmiyorum. Arnavutluk isterse 5 tane yeseydi. Ancak sahada o çırpınışları inanılmazdı. Bizim yabancı olayında niye serbest diyorlar aslında bence, sorumluluğunu bilmeyen yerli oyuncuya dersini vereceksin! Nasıl vereceksin biliyor musun? Bizler bazı şeyleri eksik yapıyoruz ki yabancı geliyor. Sorumlu davranacaksın. Kimseye ihtiyaç duydurmayacaksın. Antrenmanını doğru yapacaksın. Kendine daha iyi bakacaksın. Hoca getirip göndermeyeceksin. Kendi kötülüğünü bir başkasına atmayacaksın. Profesyonelce işini yapacaksın ve biz de yabancıya muhtaç kalmayacağız" ifadelerini kullandı.

Gençlerbirliği Teknik Direktörü, sözlerini şöyle tamamladı:

"Üzüldüm, Arnavutluk, İzlanda bu kadar mı? İnsanlar artık şuna bakıyor. Yenersiniz yenilirsiniz, ama mağlubiyetinde bir helali vardır. Helal mağlup olursunuz ve bir duruşunuz olur sahada. Mücadele edersiniz, direnirsiniz. Antalya seyircisi de orada bayraklar asılı durdu. Bu kadar olmaz ki. Takımlarda da aynı. Para kazanıyoruz hepimiz. Vermek ve ona göre davranmak zorundayız. Bunu da nasıl anlatacaksınız? Yabancıyı isteyen oynatır, isteyen oynatmaz; bu rekabet. Var mı başka şıkkı? Kim iyi oyuncu yetiştiriyor? Yoksa; yabancı gelecek o zaman. Yakında zaten, Türk hoca kalmayacak. Kalamayacak... Gidişat ona gidiyor. Yeni bir yapılanma şart diye düşünüyorum. Çünkü bu ülke hepimizin ülkesi... Milli Takım, hepimizin Milli Takımı. Yeni seçilen gurup fena değil ve yetenekli oyuncular var. Ama lütfen Milli Takım'a giden oyuncu orayı angarya görmesin. Ya da gitme, oynama, affını iste. Artık mücadele etmeden, koşmadan bu işler yok. Ama lig takımında, ama milli takımda; yok."