"Fenerbahçe şampiyonluk yarışında olur mu olmaz mı bilmem"

NTV yorumcusu Rıdvan Dilmen, yeni sezon öncesi takımların son durumunu masaya yatırdı. Sabah gazetesindeki köşe yazısında Dilmen, "Şampiyonluk yarışı için 4 aday görünüyor. Fenerbahçe yeni bir başkan ve yeni bir teknik direktörle heyecan yakaladı. Ama şampiyonluk yarışı içinde olur mu, olmaz mı bilmem. Kulüpler, eli kolu bağlı olduğu için gizemli transferler yapıyorlar." ifadelerini kullandı.

NTV Spor 15 Temmuz 2018 - 11:16

YARIŞTA OLUR MU OLMAZ MI BİLMEM
Galatasaray 800 bin Euro'ya Henry Onyekuru diye bir oyuncuyu kiralıyor. 25 milyon Galatasaray taraftarına sorsan yüzde 99'u onun yerine daha tanınan bir oyuncu ister. Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor ve Anadolu kulüplerinde de aynı durum var. Güler misin, ağlar mısın? Artık zamana bırakacağız. Taraftarlar hiçbir zaman ekonomik durumla ilgilenmemiştir. Hepsi şampiyonluk bekleyecek. LİGDE şampiyonluk yarışı için açıkçası 4 aday görünüyor. Galatasaray, Başakşehir, Beşiktaş aynı başkan ve teknik adamla devam ederken Fenerbahçe yeni bir başkan ve yeni bir teknik direktörle heyecan yakaladı. Ama şampiyonluk yarışı içinde olur mu, olmaz mı bilmem. Şunu iddialı söyleyebilirim; Fenerbahçe en büy��k transferi zaten taraftarlarıyla yaptı. Geçen sene alınan deplasman puanları bu sezon toplanır mı, kuşkum var. Ama içeride kaybettikleri puanların yarısını kaybetmezler. Kulüpler eli kolu bağlı olduğu için hakikaten gizemli ve gizli transfer yapıyorlar bu arada da maçlar başlamak üzere.

COCU'YA 3-4 TAKVİYE GEREKİR
Phillip Cocu için ilk izlenimleriniz nedir? Başarılı olabilecek mi?
Fenerbahçe'nin yeni teknik direktörü Cocu'yu eleştirebilmemiz için maçları beklemeliyiz. Hatta 1.5-2 ay bir zaman geçmeli. Ancak şunu söyleyebiliriz; Cocu, oyun disiplinine sahip bir kadroya geldi. Muhakkak Ali Bey (Koç) ve sportif direktör Comalli, Cocu'ya 3-4 oyuncu almalılar. Cocu'nun en büyük avantajı şampiyonluk yarışında olan hatta 4 yıl şampiyonluk yaşadığı PSV'den, yine şampiyonluğun en büyük adayı olan ve her zaman şampiyonluğu isteyen Fenerbahçe'ye gelmesidir. Cocu'nun Hollanda'da yaşadığı 4 şampiyonluk, defansif teknik direktör olduğu geyiğinin ne kadar yanlış olduğunu gösterir. Defansif hocalar, 4 yıl şampiyon olamazlar.

BEŞİKTAŞ'IN PATRONU ŞENOL GÜNEŞ'TİR
Beşiktaş'ın eski yıldızları Guti ve İlhan Mansız, Şenol Güneş'in yardımcıları oldu. Geçen sezon Güneş'in yardımcısız çalıştığı için şampiyonluğun kaçtığı yorumları yapılmıştı. İki yardımcının katkısı ne olur?
Guti dünya çapında bir futbolcuydu. İlhan Mansız da futbolu ve tarzıyla gençlerin model aldığı bir isimdi. Milli Takımımızın da formasını başarıyla giydi. Normalde teknik adamların yardımcıları pek tanınmaz ve bilinmezler. Guti ve İlhan Mansız tabii ki bir hava getirecekler. İkisinin de birkaç dil bilmesi işlerini kolaylaştıracak. Ama şu kesin ki Beşiktaş'ın lideri Şenol Güneş'tir... Şenol Hoca'nın Mehmet Kulaksızoğlu gibi Şeref Çiçek gibi değerli yardımcıları zaten vardı. Yardımcıda aranan en büyük özellik düzgün insan olmasıdır ki, İlhan öyle biri. Guti de Beşiktaş'ta çalıştı. Buranın kültürünü ve insanlarını biliyor. Onların yapacağı gelecekleri için doğru bir ismin yanında eğitim görecekleri gerçeğiyle hareket etmeleridir. Spekülasyon yapılmasına Şenol Hoca izin vermez.

VAH TÜRK FUTBOLU VAH
Deniz bir gün biter, bitecek derken, bitti. Eli kolu bağlı kulüpler gizemli transferler yapıyorlar ama maçlar başlamak üzere!

Süper Lig'de yeni heyecan başlıyor. Ancak henüz taraftarları heyecanlandıracak transfer yapılmadı. 3 büyükler genç isimlere yöneliyor. Bu durumu nasıl değerlendirirsiniz?

Vah Türk futbolu vah... Türkiye son yıllarda yatırımları ve ekonomisiyle adından söz ettiren bir ülke... Ulaşım, eğitim, sağlık alanlarında müthiş yatırımlar var. Türk futbolu da gelir olarak dünyada 6. sırada olmasına rağmen, FIFA sıralamasında 36.'lığa kadar düştü. Gelirler arttıkça (stat ve sponsorluk) saha başarısı geriledi. Bugüne dek kim yönettiyse çok kötü yönetti. Bunun bireysel değil, genel bir problem olduğu aşikâr. TFF 2-3 yıl önce başladı, "Deniz bir gün bite,r biterse yanarız" açıklamalarını yapmaya. Geçtiğimiz yıllarda "Deniz bitti" dediler. Sonra 3 kat borçlanıldı ama yine "Deniz bitti" dendi. Biz kendi evimizi temizlemez, kendi kurallarımızı uygulamazsak bugün yaşananlardan da şikâyet etmeye hakkımız olmaz. İnsanda önce Allah korkusu bunun yanında da kanun korkusu olacak. Kanunda yaptırım olmayınca çilekler, böcekler yerine genç oyuncularla teselli bulunmaya çalışılır. Aslında gençlerin önünün açılması beni mutlu ediyor ama "Deniz bitecek" diye diye denizi bitirdik. Milyarlarca borç içinde kaldı kulüpler, UEFA'nın ağzına bakıyoruz.,"Ne olacak, ceza verecekler mi?" diye... Yasa konusunda konuşmak dahi istemiyorum.