“Galatasaray TFF'yi ibra etmiş değildir"

Galatasaray Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Av. Dr. Rezan Epözdemir, "Biz şunu arzu ediyoruz Galatasaray Spor Kulübü olarak adalet ve hakkaniyet zemininde bir yarışma olsun. Hak eden kazansın, rekabetçi bir anlayış egemen olsun. Hukuk kurulları başkaca parametreler, kazananın belirlenmesinde belirleyici olmasın" dedi.

NTV Spor 30.07.2021 - 18:31

Galatasaray Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Av. Dr. Rezan Epözdemir, kulüp televizyonunda Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulunda yapılan statü değişikliği sürecini anlattı. Epözdemir, çıkan yangınlarda yanan ormanlar için sosyal sorumluluk projeleri hayata geçireceklerini vurgulayarak, "Hem yüreğimiz hem ciğerlerimiz yanıyor gerçekten. Çok talihsiz ve çok üzücü bir süreç yaşanıyor. Biz hem Mağazacılık A.Ş.’de hem de bütün itibariyle bir sosyal sorumluluk projemiz var. Yakın zamanda kamuoyu ile paylaşacağız. Onu da hayata geçireceğiz bu süreçle ilgili özellikle. An itibariyle net ölü sayısını da bilmiyoruz. Allah rahmet eylesin, Allah geride kalanlara sabır versin. Umut ediyorum bir an önce kontrol altına alınır bu talihsiz olay. Biz Galatasaray olarak sporda, futbolda ve diğer alanlarda da olduğu gibi birçok sosyal sorumluluk projesine imza atıyoruz. Arkadaşlarımız çalışıyorlar, bir sosyal sorumluluk projesi hazırlığındayız. Onu da çok kısa sürede kamuoyuna duyuracağız. Allah geride kalanlara sabır versin. Kayıplarımıza Allah rahmet eylesin diyorum" diye konuştu.

"HUKUK KURULLARI BAŞKACA PARAMETRELER, BELİRLEYİCİ OLMASIN"
Galatasaray olarak tarafsız, hakkaniyetli ve bağımsız bir yapı arzuladıklarını vurgulayan Epözdemir, "Türk futbolunun çok önemli sorunları var. Sayın başkanımızda bunları ifade etmişti müteaddit defalar. Kulüpler Birliği Vakfı da en son Türkiye Futbol Federasyonu’na bir başvuru yaptı. Limit problemi var, yabancı sayısı, yayın haklarıyla ilgili çok ciddi bir travma var. Kulüplerin, özellikle de 4 büyük kulübün ve Galatasaray’ın tabii ki hukuk kurullarının bağımsızlığı, adalet dağıtması ve tarafsızlığıyla ilgili çok ciddi endişeleri var. Bunlarla ilgili Kulüpler Birliği Vakfı olarak Türkiye Futbol Federasyonu’na bir yazı göndermiştik bu sorunlar çözülsün diye. Özellikle yayın haklarıyla ilgili bir Süper Lig A.Ş.’nin kurulması ve bir kanun değişikliğiyle birlikte Türkiye Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği Vakfı’nın bunu parlamentodan geçirmek suretiyle bundan sonraki yayın hakları sözleşmesinin, bu meselenin aktörü olan aslında hukuken de taraf olması gereken kulüplere devredilmesi birinci talepti. Çünkü yayıncı kuruluş ödemeleri yapmayınca kulüpler de müzayaka halinde kalıyor. Edimlerini ifa edemiyor, temerrüde düşüyor. Dolayısıyla bu çok ciddi bir travma yaratıyor, ekonomik travma yaratıyor. Kulüpler bununla ilgili bir hukuki yola başvurmuyor, başvuramıyor sözleşmenin tarafı değil kulüpler. Türkiye Futbol Federasyonu tarafı. Biz öneri olarak, Kulüpler Birliği bunun tarafı olsun bir Süper Lig A.Ş. kurulsun, Kulüpler Birliği Vakfı’nın temel önerisi buydu ve bu yayın hakları Kulüpler Birliği Vakfı’na devredilsin. Süper Lig A.Ş.’ye yeni kurulacak tüzel kişiliğe devredilsin diyorduk. Bununla ilgili de Genel Kurul’da Türkiye Futbol Federasyonu başkanının bir açıklaması oldu. Bu talebin kabul edileceğine dair bir açıklaması oldu. Bu önerimizi biz Sayın başkanımızla birlikte Gençlik ve Spor Bakanlığı’na yapmış olduğumuz ziyaretimizde de ifade etmiştik Sayın bakana da. O da müspet karşılayabileceklerini Federasyon ve kulüplerin bu konuda uzlaşı ve konsensus olması halinde böyle bir aksiyon alınabileceğini söylüyordu. İkinci talep bence en önemli sıkıntılardan biri Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu’nun tarafsız ve bağımsızlığı. Geçtiğimiz senelerde Türkiye’de herhalde bu konuda en fazla muzdarip olan kulüp bizizdir. Hocamıza, oyuncularımıza, yöneticilerimize çok önemli cezalar verildi. Bu cezalara itiraz edildi ki cezaların önemli bir kısmı da hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsizdi. Fakat bu itirazların tamamı bizim anlamlandırmakta güçlük çektiğimiz şekilde, algılayamadığımız şekilde reddedildi. Biz şunu arzu ediyoruz Galatasaray Spor Kulübü olarak adalet ve hakkaniyet zemininde bir yarışma olsun. Hak eden kazansın, rekabetçi bir anlayış egemen olsun. Hukuk kurulları başkaca parametreler, kazananın belirlenmesinde belirleyici olmasın. Bunun için de adil, hakkaniyetli, tarafsız, bağımsız, silahların eşitliği ilkesinin egemen olduğu bir yapıyı tahsis etmek lazım" açıklamasında bulundu.

"TÜRK FUTBOLUNDA DEVRİM MAHİYETİNDE BİR ADIM ATILMIŞ OLDU"
Disiplin ve Tahkim Kurulu ile birlikte UÇK'nın artık TFF'den bağımsız bir şekilde işleyeceğinin altını çizen Rezan Epözdemir, şunları söyledi:

"Galatasaray Spor Kulübü’nün devreye girmesiyle, başkanımızın açıklamaları, Kulüpler Birliği’ndeki tavrı, Kulüpler Birliği Vakfı’ndaki tüm başkanların dik duruşu neticesinde TFF de yapıcı bir adım attı. Uzlaşma kültürü egemen kılındı ve umut ediyorum yargılama kurulların bağımsızlığı ile ilgili yapılan bu değişme ve gelişmeden sonra, ikinci çalışmada yayın hakları ile ilgili Galatasaray’a ve diğer kulüplere verilen taahhütler yerde getirilecek diye ümit ediyorum. Bunun da fikri takipçisi olacağız. Bu metnin değiştirilmesi gerekiyordu. Zaten Kulüpler Birliği Vakfı’nın bir metni vardı. Bize TFF hukukçularıyla birlikte sabaha kadar bunu yetiştirelim dendi. Biz de sabah 8.00’e kadar meslektaşım Hazer Akil Bey ile metni birlikte yazdık. Ona da bu vesile ile teşekkür edelim. Sabah 8.00’e metnin revize edilmiş halini yetiştirdik ve onu Genel Kurula getirdik. İkinci problem o metni Genel Kuruldan geçirebilmek. Statüyü değiştirmek çok zor. Delege tam sayısının 2/3 ile değiştirebiliyorsunuz statüyü. Çünkü statü çerçeve metin. 1/5 ile teklif ediyorsunuz. 1/5 imzayı Kulüpler Birliği Vakfı buldu, tek tek imzalattı. Sonrasında oylama ile gündeme aldık değişikliği. TFF kendi önergesini ve değişiklik talebini çekti. Son maddede önerge görüşmelerinde ben kalktım genel kurulda metni anlattım. Orada futbol ailesinin vicdanı olan delegelere metnin ne anlama geldiğini, kurulların nasıl tarafsız bağımsız hale geleceğini, TFF’ye bağımlı olmaktan kurtulacağını adalet ve hakkaniyet zemininde karar vereceğini anlattım. Oylama faslına geçildi. Divan Başkanı bireysel mi yoksa toplu oylama mı yapalım dedi. Biz de statünün 25. Maddesi açık, toplu oylama yapmak zorundasınız dedik. Nihayetinde toplu oylama yapıldı. Türk futbolunda devrim mahiyetinde bir adım atılmış olundu. UÇK, Disiplin ve Tahkim Kurulu, TFF yönetimi ile değil, bir sonraki genel kurullarda seçilecek. Dört yıl süre ile görev alacak. TFF’den tam olarak bağımsız ve tarafsız olacak. TFF ile organik, ekonomik ve fiziki bir bağı olmayacak. Hukuk kurulları aday komisyonları tarafından gönderilen 39’ar kişilik listelerden seçilecek. Özlük ve huzur haklarını, maaşlarını bizim başvururken ödediğimiz harçlardan alacaklar. TFF’den direkt almayacaklar. Tam bağımsız şekilde karar alma mekanizması bu suretle işleyecek."

“KİMSEYE SÖZÜMÜZÜ KESTİRMEYİZ”
TFF Genel Kurulunda sözlerinin kesilmeye çalışılmasına da değinen Rezan Epözdemir, ‘’Orası biliyorsunuz TFF Genel Kurulu. Genel Kurula insanlar niye giderler? Varsa ilgili kurumla ilgili eleştirilerini, değerlendirmelerini ve tespitlerini yapmak için giderler. Biz Galatasaray Spor Kulübü olarak zaten TFF Hukuk Kurulları’nın tam ve gereği gibi çalışmadığını ifade etmiştik. Disiplin Kurulu Başkanı ile Tahkim Kurulu Başkanı ortak. Birlikte eser yazıyorlar. Birinin verdiği kararı diğeri denetliyor. Orada Disiplin Kurulu Başkan Vekili, kamu tüzel kişiliğinde çalışıyor; TFF Yönetim Kurulu üyesi dönüp sevk ediyor. Disiplin müfettişleri ona bağlı. Orası karar veriyor. Her ikisi de kamuda çalışıyor. Lisans Kurulunun üyesi bir bankanın yönetim kurulu üyesi. Hem regülasyonu sağlayacak hem de orada Lisans Kurulu regülasyonunun denetimini yapacak. Orada böyle bir kural ve kurulların işlemediği bir bakış açısı vardı. Biz burada tarihe not düşmek için çıkıp Genel Kurul’da bunları anlattık. Belki de anlatan tek kulübüz. Çıktım ve ben anlattım. Zannediyorum bu değerlendirmelerimiz TFF’nin Sn. Başkan Vekili’nin hoşuna gitmedi. O da ayağa kalktı ve ‘’Federasyonumuz burada eleştirilemez Divan Başkanı’’ dedi. Bir hukukçunun böyle bir itiraz öne sürmesi son nokta! Türk hukuk enstitüsünde son nokta! Biz Fenerbahçe-Galatasaray maçını mı anlatacağız anlamadım ki! Federasyon Genel Kurulunda tabii ki varsa eleştirileriniz federasyonun uygulamalarını eleştireceksiniz. Ama bunu yaparken biz uzlaşmacı, nezaketli, birleştirici, kimseyi tahkir ve tezyif etmeden, kişilik haklarını ihlal etmeden, hakaret etmeden, yapıcı şekilde anlatıyorduk. Fakat bu önerge görüşülürken ‘’Federasyonumuz eleştirilemez!’’ şeklinde ilginç bir çıkış oldu. Biz bir yandan adil yargılanma, silahların eşitliği, kurulların tarafsız ve bağımsızlığının egemen kılınmasını yapalım diyoruz; diğer yandan TFF Genel Kuruluna katılmış bir delegenin ifade özgürlüğünü kısıtlamaya çalışıyoruz! Böyle bir şey olabilir mi? TFF delegesinin, bir Galatasaray Spor Kulübü mensubunun, Galatasaray Spor Kulübü Başkan Yardımcısının veya herhangi bir aktörünün hiç kimse sözünü kesemez" ifadelerini kullandı.

“GALATASARAY TFF’Yİ İBRA ETMİŞ DEĞİLDİR”
TFF Genel Kurulunda mevcut yönetimi ibra etmediklerini ve çekimser kaldıklarını vurgulayan Epözdemir, "Galatasaray Spor Kulübü olarak bir tavır alınması gerekiyordu biz de tavrımızı şöyle şekillendirdik: Biz bu Türkiye Futbol Federasyonu’nu ibra etmiyoruz. Çünkü Galatasaray’a geçmişte yapılanlar ortada. Tartışmaya mahal vermeyecek kadar aşikar. Kesinlikle ibra etmiyoruz ve çekimser kalıyoruz.’’ dedik ve daha sonra gidip oradaki hukukçu ve Divan’daki arkadaşlara bu çekimser tavrımızı ifade ettik. Net bir şekilde oraya da derç etmek amacıyla söyledik. Dolayısıyla Galatasaray Spor Kulübü, ibra oylamasında TFF’yi ibra etmiş değildir. Sonuç değişmeyecekti ama biz yine de tarihe not düşmek için geçmişte kulübümüzün maruz kaldığı haksızlıkları da betimlemek için oradaki delege arkadaşlarımızla birlikte Sayın Başkanımız önderliğinde bir ibra etmeme kararı aldık ve çekimser kaldık bu sürece" şeklinde konuştu.

Sayfa Yükleniyor...