IFAB CEO'su konuştu: Alanyaspor-Fenerbahçe maçı...

Dünyada futbol oyun kurallarını değiştirme ve yeni kuralları uygulama konusunda tek yetkili kurum olan IFAB (Uluslararası Futbol Birliği Kurulu), ülkemizde özellikle VAR sisteminin uygulanmasıyla birlikte daha fazla bilinmeye başladı. Son olarak Aytemiz Alanyaspor-Fenerbahçe karşılaşması sonrası ortaya çıkan kural hatası tartışmaları ve bu konuda görüşünün sorulması gündeme gelen IFAB, ülkemizde daha da popüler hale geldi.

NTV Spor

10.12.2019 - 18:27 | Son Güncelleme: 10.12.2019 - 18:31

Peki, bu IFAB nasıl bir kurumdur? Kim tarafından kurulmuştur? Tam olarak ne yapar? Kimler tarafından yönetilir? Kurallar konusunda işleyiş nasıldır? VAR konusu nasıl ortaya çıktı?

IFAB’ın 39 yaşındaki Alman CEO’su Lukas Brud, gazeteci Hüseyin Özkök'ün sorularını yanıtladı.

Brud; Video Yardımcı Hakem (VAR) ve Fenerbahçe'nin ilk iki golde kural hatası yapıldığına dair itirazda bulunduğu Aytemiz Alanyaspor maçıyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile görüş alışverişinde bulunulup bulunulmadığı konularıyla ilgili konuştu.

"Aytemiz Alanyaspor-Fenerbahçe maçı ile ilgili olarak TFF, IFAB’ın görüşünü sordu mu?" sorusunu yanıtlayan Brud "Resmi olarak herhangi karşılıklı bir yazışma olmadı. Sadece bizim hakem departmanımız ile telefonda görüş alışverişinde bulunuldu. Ama resmi ve yazılı bir yazışma olmadı. Bizim teknik konulardan sorumlu hakem yöneticimiz dünyadaki bütün hakem kurullarıyla her gün görüş alıverişlerinde bulunuyor. Bu çok normal. Sanırım, bu konuda da TFF hakem kurulu ile bir görüş alışverişi oldu. Dünyanın her yerinde kurallarla ilgili çeşitli sorular oluyor. Bu nedenle bizim hakem kurulumuz ile iletişime geçip bazı spesifik pozisyonlar ile doğru veya yanlışlar üzerinde konuşuyorlar. Bu bağlamda resmi olmayan bir konuşma gerçekleşmiş olabilir ama ne konuşulduğunu ben bilmiyorum. İlk önce şunu anlamak gerekiyor. Bir maçın tekrarı için temel oyun kurallarının yanlış uygulanmış olması gerekiyor. Bu ancak şöyle olabilirdi ki bu da yerel federasyonun inisiyatifindedir. Kulüplerin muhatapları kendi ülke federasyonlarıdır. Çünkü karar verici onlar. Eğer bir hatalı karar verilmişse, maçın tekrarı söz konusu olmaz. Alınabilecek tekrar kararlarıyla da IFAB’ın hiçbir ilgisi yoktur. Eğer bir hakem maç sırasında gördüğü bir pozisyon ile ilgili anlık bir karar vermişse, o maç tekrar edilemez. Eğer yanlış bir karar varsa bu durum böyle değerlendirilir. Sadece Türkiye’de değil herhangi bir ülkede bir maçın tekrar edilmesi için uygulamada bir yanlışlık yapılmış olması gerekiyor. Mesela oyun başlaması gerektiği gibi başlamıyor başka bir şekilde başlıyorsa bu kural hatası olabilir. Diyelim ceza sahasında bir faul oldu, hakem faul verdi ve yapan oyuncuya sarı kart gösterdi. Ama oyun faul atışı ile değil de aut atışı ile başladı. Bu oyunun yanlış şekilde devam etmesi demektir. Böyle bir durumda, o da belki, maç tekrar edilebilir. Bir karar doğru veya yanlış olabilir. Önemli olan oyunun doğru şekilde bir önceki karar doğrultusunda devam etmesidir. Tekrar edeyim. Eğer ceza sahasında faul sonrası, kart çok da önemli değil, oyun aut ile başlarsa bu temel oyun kurallarına tamamen aykırı bir uygulama olur. Bu durumda maç tekrarı için bir itiraz nedeni olabilir. Tekrar ediyorum. Bir hakemin hatalı kararı bir maçın tekrarını gerektirmez" dedi.

"TFF Başkanı Nihat Özdemir, bir toplantıda hakemlerin gri pozisyonlarda VAR’a gitmelerinin hem kendileri hem de kamuoyu vicdanını rahatlatacağını söyledi. Gerçi daha sonra öyle demek istemediğini ve yanlış ifadede bulunduğunu öğrendim. Yöneticilerin VAR Protokolü konusunda böyle keskin görüşler bildirmesine genel olarak nasıl bakıyorsunuz?" sorusuna cevap veren Brud şunları söyledi:

"Bazen yöneticiler kuralların tamamına ezbere hakim olamayabiliyorlar. Temel olarak biliyorsunuz protokolde VAR sadece açık ve bariz hatalarda müdahale edebiliyor. Ama bazı durumlarda VAR hakeme 'sanırım bunu yanlış değerlendirdin' diyebilir. Veya 'buna sarı verdin ama bu aslında kırmızı kartlık bir hareket' de diyebilir. 'Elle oynama vardı ama sen görmedin' şeklinde uyarabilir. Yani burada yorumlama ve tüm ihtimallerin değerlendirilmesi çok önemli. Ayrıca eğer bir hakem gördüğünden çok emin değil ama doğru gördüğünü düşünüyor buna karşın VAR da kendi düşüncesi doğrultusunda çok net konuşuyorsa o zaman hakem kendisi de pozisyonu izleme kararı alabilir. Tabi gri alanlar da çok sıklıkla karşımıza çıkıyor. Ancak burada açık olmayan pozisyonları veya hakemin vermiş olduğu kararları tasdiklemeye çalışmanın ve bunun için de monitörü kullanmanın bir anlamı yok. Bu oyunu gereksiz yere kesintiye uğratıyor. Ama eğer hakemler pozisyonu görmüşler ve kararı görerek vermişler ama gördükleri pozisyondan çok emin değilse ve birden VAR “sanırım bunu görmedin bir bakmanı öneriyorum” derse hakemin bu öneriye uymasında ve pozisyonu yeniden görme imkanına sahip olmasında bir sakınca yok. Bu kesinlikle problem değil. Önemli olan sonunda bizim yarısı doğru veya tamamen yanlış bir karar yerine tamamen doğru karara ulaşmamız. Eğer hakem monitörden pozisyonu inceliyorsa sonunda da doğru karara mutlaka ulaşması da gerekir."

"VAR sistemini hayata geçirme kararı nasıl ve ne zaman alındı?" şeklindeki soruya " IFAB bu konuda çalışmalara benim yönetimimde hakem meslek grupları ve FIFA’nın teknoloji departmanı ile birlikte 2014 yılında start verdi. Denemelere 2016 yılında uygulamaya ise 2018’de başladık" yanıtını veren Lukas Brud "Diyelim ki bir ülkede VAR sistemi çok kötü uygulanıyor. Sürekli büyük tartışmalar oluyor. Peki, böyle bir durumda IFAB o ülke federasyonuna VAR’ın imajı bozulmasın diye kullanım yasağı getirebilir mi? Yoksa kötü uygulama her ülkenin kendi sorunu mu? Çünkü Türkiye’de böyle bir iddia da ortaya atıldı. Hatta bunun Jap Uilenberg tarafından söylendiği iddia edildi" sorusun ise "Bizim çok detaylı denetlediğimiz bir eğitim ve hazırlık standardımız var. Eğer performans iyi değilse bunu birlikte düzeltiyoruz. VAR’ın uygulama iznini ancak aşırı derecede yanlış yapılan uygulamalarda iptal ederiz" şeklinde yanıtladı.

Önümüzdeki yıllarda VAR'ın sahadaki hakemden daha çok karar vermesinin söz konusu olmadığını belirten Brud "VAR sadece yardımcı bir unsur ve maçın hakemi değil. Protokol bu konuda çok açık" dedi.

Brud "Türkiye Süper Lig’de geçen yıl VAR müdahalesi çok fazlaydı ve herkes bundan şikayetçiydi. Bu sezon ise bu sayı oldukça düşük bu da eleştiri konusu oluyor. TFF bu nedenle internet sayfasında bunun protokol gereği olduğu konusunda açıklama yapmak durumunda kaldı. Bir maçta ortalama kaç müdahale IFAB’a göre ideal?" sorusunu şöyle cevapları:

"VAR kullanım istatistikleri tüm dünyada çok benzer. Ortalama 2,5 – 3 maçta 1 müdahale oluyor. İnceleme ise maç başına 7-10 arası gerçekleşiyor. Önemli olan zaten doğru olan bir kararın tasdik etmek adına incelenmemesi. Bunu kesinlikle önlemek gerekiyor. Diğer her şey VAR gibi yeni bir şeyin doğal gelişimi ile alakalı."

IFAB CEO'su Lukas Brud'e VAR ile ilgili yöneltilen sorular ve Alman futbol adamının bu sorulara verdiği cevaplar şöyle:

"Sert faullü müdahalelerdeki grilik konusu çok tartışılıyor. Burada doğal olarak hakemin sahadaki algısı çok önemli. Ancak çok sayıda insan bunu anlamıyor ve kendi gördüğünün açık, bariz ve net olduğuna inanıyor. Futboldaki gri alanlar konusunda futbol severleri ikna etmenin yolu ne size göre?"
"Oyun kurallarını daha iyi anlatmak. Maçtan sonra iletişim ve açıklamalar yapmak. Önemli olan kararların anlaşılabilmesi. Çünkü en çok tartışmayı anlaşılamayan kararlar yaratıyor. Her gün gördüğümüz bir durum bu."

"Hakem ile VAR arasındaki iletişim bazı ülkelerde açıklanıyor. Bildiğim kadarıyla bu eğitim amacıyla yapılabiliyor. Türkiye’de medya özellikle tartışmalı maçlardan sonra konuşmaların açıklanması için TFF’ye büyük baskı yapıyor. IFAB bu konuya nasıl bakıyor. Günün birinde Amerikan futbolundaki gibi konuşmaların canlı yayınlanabileceğini düşünüyor musunuz?"
"Amerikan futbolundaki canlı konuşmalar için asla olmaz diyemem. Bunun olup olmayacağını ileride göreceğiz. Ama şunu söyleyebilirim ki, her halükarda iletişimin daha iyi hale gelmesi için çalışıyoruz. Yakın bir gelecekte de bazı opsiyonları test edeceğiz. Şu anda başka bir şey söyleyemem. Ama verilen kararları daha iyi anlayabilme isteği olduğu kesin. Bu herkes için geçerli."

"Dünya futbolundaki en büyük problem el konusu. Siz bunun en azından bir bölümünü “top gollük bir atakta hücum oyuncusunu eline çarparsa bu her halükarda eldir” diyerek çözdünüz. Aynı şey için iki değişik karar futbolun eşitlik ilkesine aykırı değil mi? El topa çarptığında her şekilde el ile cezalandırılır diyerek bu işi toptan halledemez misiniz?
LB: Burada bir fark var. Çünkü futbol, bir gol veya gol pozisyonunun isteyerek veya istem dışı bir elle oynama sonrası olmasını istemiyor. Ama eğer top oyuncunun kendi ceza sahasında istem dışı eline çarparsa bunu diğerinden ayırmak gerekiyor. Eğer sizin dediğiniz gibi olursa bütün rakip oyuncular özellikle ceza sahası içinde savunma oyuncusunun eline çarptırarak penaltı almaya çalışır."

"VAR protokolünde yakında bir güncelleme yapılacak mı? Önemli yeni değişiklikler olabilir mi?"
"Hayır. Şu anda herhangi bir değişiklik için bir planımız yok."

"Türkiye’de gol çizgisi teknolojisi kullanılmıyor. Eğer topun gol çizgisini geçip geçmediği tartışması olursa buna VAR müdahale etmek zorunda. Yani VAR için ekstra bir iş. Acaba IFAB “VAR uygulayan ligler gol çizgisi teknolojisi de kullanmalı gibi bir” mecburiyet getiremez mi?"
"Hayır bunu biz mecbur kılamayız. Gol çizgisi teknolojisi pahalı bir sistem. Bu nedenle federasyonları bu yardımcı teknolojiyi kullanmaya zorlayamayız."

"VAR sisteminin kaç yıl içinde iyi bir standarda ulaşıp minimum problem ile işleyeceğini düşünüyorsunuz?"
"Çok iyi düzeyde bir standart yakalayabilmemiz için 2-3 yıla daha ihtiyaç olacak. Ama şu anda normal şekilde işliyor. Biz insanlar yaradılış olarak işler bazen iyi gitmediğinde o hatalara odaklanıyoruz. Oysa VAR kararlarının çok büyük bir bölümü doğru ve önemli olduğu halde buna teşekkür etmiyoruz. VAR ile hatalı kararların büyük çoğunluğu engellenebilir. VAR olmadan bu asla olmazdı. Çok kişi bunu unutuyor."












Sayfa Yükleniyor...