Yukarı Çık

Maçlara elektronik kartla giriş eleştirildi

Google'da NTV'yi tercih et
Maçlara elektronik kartla giriş eleştirildi

6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda yer alan ve yeni sezonda uygulamaya geçilmesi planlanan elektronik kart sisteminde, taraftarların kişisel verilerinin toplanmasının hem devlet, hem federasyonlar, hem de kulüpler açısından sakıncalı durumlar ortaya çıkaracağı iddia edildi.

6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda yer alan ve yeni sezonda uygulamaya geçilmesi planlanan elektronik kart sisteminde, taraftarların kişisel verilerinin toplanmasının hem devlet, hem federasyonlar, hem de kulüpler açısından sakıncalı durumlar ortaya çıkaracağı iddia edildi.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kadir Gürten, yeni sezonda eski biletin yerini alacak uygulamanın, ileride devletin, federasyonların ve kulüplerin başını ağrıtabileceğini söyledi.

Elektronik kart uygulamasında taraftarların kişisel verilerinin toplandığına dikkati çeken Gürten, ''6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Kanunu'nun 5. maddesinin 11. fıkrasında, 'Elektronik kart oluşturulmak amacıyla alınacak kişisel bilgiler, federasyon bünyesinde oluşturulan merkezi veri tabanında tutulur. Bu veri tabanı Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı erişimine açıktır'' ibaresi yer almaktadır. Bu ve devamı hükümlerin ileride hukuki sorunlar doğuracağını düşünüyorum'' dedi.

Kanunun 5. maddesinin 11. fıkrasının elektronik kart uygulaması hakkında bilgi verdiğini belirten Kadir Gürten, ''Madde, elektronik kart ile elektronik kart kapsamında satışı gerçekleştirilecek biletlerin basım, satış ve dağıtımına ilişkin yerel uygulamalar, kulüpler tarafından, sistem üzerinden merkezi satışlar ise ilgili federasyonlar tarafından gerçekleştirilir'' diyor. TFF ve diğer federasyonlar, üzerinden belli bir zaman geçmesine karşın konuyla ilgili kamuoyunu aydınlatmadılar. Yerel uygulamalarla kulüplerin sattıkları kombine biletler kastediliyor. Bunlar da artık elektronik kart şeklinde satılacak. Tek tek maçları göz önüne aldığımızda ise TFF bunu gerçekleştirebilir ama diğer federasyonlar mali olarak bunun altından kalkamaz. TC kimlik numarası, fotoğraf ve adı ve soyadının bulunduğu çipli bir kart kişilere verilecek. TFF'nin konuyla ilgili bazı bankalara ve ödeme sistemi kuruluşlarıyla anlaştığı veya anlaşacağı yönünde spekülasyonlar var. Net bir açıklama yok. Sayın Yunus Egemenoğlu'nun, TFF internet sitesinde de kısa bir özeti yer alan bir sempozyumda yaptığı 'Şimdiki biletleri hatıra olarak saklayabilirsiniz. Bu sezon son kez kağıt bilet alıyorsunuz. Bundan sonra bilet yerine, 5 yıl geçerli olacak kartlar satılacak. Stada girişlerde bu kartlar okutulacak. Bu bir yenilik değil. Ülkemizde 46 milyon kredi kartı var. Sistemin mantığı aynı. Hedeflediğimiz sayı başlangıçta 7 milyon, sonrasında ise 10 milyon. Tüm bilgiler de bu tek kartta olacak' şeklindeki açıklaması şimdiye kadarki en ayrıntılı açıklama diyebiliriz'' dedi.

Yrd. Doç. Dr. Gürten, Türkiye'de kişisel verilerin korunması ile ilgili yasanın henüz bulunmadığını ifade ederek, ''Ancak 12 Eylül 2010 tarihindeki Anayasa değişikliği ile Anayasa'nın 20. maddesine konuyla ilgili bir fıkra eklendi ve tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ilgili hükümleri ile birlikte kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, temel hak ve özgürlüklerden birisi olarak Anayasal güvence altına alındı. Hukuka uygun olmayan düzenleme ve uygulamalar, tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi açısından sıkıntı yaratabilir. Taraftar bilgilerinin yani kişisel verilerin hukuka aykırı olarak toplanması veya teknik tabirle işlenmesi yani kullanılması durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bir başvuru olması halinde, devlet tazminata mahkum olabilir. AİHS açısından yaklaşık 15 milyon insanın özel bilgilerinin toplanması hukuka uygun yapılmazsa açıkçası federasyonlar değil, devlet eliyle dahi olsa ileride sorun olacaktır'' diye konuştu.

''TFF DIŞINDAKİ FEDERASYONLAR BU YÜKÜN ALTINDAN KALKAMAZ''
Kadir Gürten, elektronik kart uygulaması konusunda Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) bu mali yükün altından kalkabileceğini, ancak diğer federasyonların bu yükü kaldıramayacağını savundu.

TFF'nin dışındaki federasyonların bu uygulamayı ne kadar gerçekleştireceklerinin tartışılır bir durum olduğuna dikkati çeken Gürten, ''Futbolu ve TFF'yi bir kenara bırakırsak, diğer federasyonların bu elektronik kart uygulamasını ne kadar gerçekleştirecekleri tartışılır bir konudur. Örneğin bir Dans Sporları Federasyonu veya bir Eskrim Federasyonu konuyla ilgili nasıl bir tutum içinde olabilirler. Düzenledikleri müsabakalar için bu şekilde bir uygulamaya gerek var mıdır? Bu müsabakaları izlemeye gelen seyirciler de tüm özel bilgilerini bir karta aktarılmasına razı olur mu? İlgili federasyonların mali yapısı bu uygulamaya imkân verir mi? Bunlar ilgili federasyonlar değil de devlet eliyle de olsa sıkıntılı bir durum yaratacaktır. O nedenle TFF başta olmak üzere birkaç büyük federasyon dışında diğer federasyonlar tarafından muhtemelen bu kart uygulaması yapılamayacak. Ayrıca devletin bu işi federasyonlara devretmesi ise ileride büyük sorunlar doğuracaktır'' değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin 2004 yılından bu yana holiganizm ile mücadele için yasal düzenlemeler yaptığını ifade eden Kadir Gürten, ''Devlet, spor alanlarında şiddeti ve düzensizliği önlemeye çalışıyor. Kanunda birçok değişiklik yapıldı. Özellikle futbolda, güvenlik açısından stadyumlarda altyapı olarak artık bir sorun yok. Bunun yanında stadyumlara girişte iki kez güvenlik çemberinden geçiyoruz. Özellikle önemli müsabakalar öncesinde binlerce polisin görev aldığı, iki tane güvenlik çemberinden geçildiği, içeride özel güvenliğin ve kısmen güvenlik güçlerinin olduğu, bazı statlarda 30-40, hatta bazılarında 80-100 kamera olduğu bir ortamda sporda şiddeti ve tribün terörünü engelleyememek ve bu konuda başarılı olamamak sonrasında kişisel verileri toplamanın da faydalı olacağı kanaatinde değilim. İşin biraz kolayına kaçılıyor diye düşünüyorum'' dedi.

''ELEKTRONİK KART, KANUN TASARISI GENEL KURULA GELDİĞİNDE YOKTU''
Kadir Gürten, 6222 Spor Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulu'na geldiğinde içeriğinde elektronik kart uygulamasının federasyonlara devredilmesi ve kartların pazarlanması konusunun bulunmadığını, görüşmeler sırasında 7 veya 8 milletvekilinin önerisiyle bu konunun kapsama dahil edildiğini kaydetti.

Gürten, ''Bu kanun TBMM'ye getirildiğinde elektronik kart düzenlenmişti, ancak bu uygulamanın yürütülmesi federasyonlara devredilmemişti ve kartların pazarlanması kanunda yer almıyordu. Genel kurulda 7-8 milletvekilinin önergesiyle gündeme alınıyor ve kabul ediliyor. O haliyle geçiyor. İlgili federasyonlardan da açıklama gelmiyor. Bunları, kişi hak ve özgürlüklerini sınırlayarak yapmak demokratik bir ülke için uygun değil. Elektronik kartın hukuki altyapısı var çünkü elektronik kart kişisel verilerin korunması hukukuna ilişkin. Anayasa'nın 20. maddesi kişisel verilerin korunmasının sınırlanması kanunla düzenlenir diyor ama çerçevesini çizmiyor. Ucu açık. Kanunla sınırlanabilir denmesi Anayasa'nın 13. maddesi ve AİHS ve AİHM kararları ile birlikte değerlendirilmelidir. Çünkü kişi hak ve özgürlükleri asıl, sınırlama istisnadır. Elektronik biletin hukukiliğini tartışıyoruz. Bu kişisel bilgileri devlet tutsa bile hukuka uygun hareket etmediği takdirde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ne kadar uygun, bunu tartışıyoruz. AİHM bu konuda çok hassas davranıyor. Kişisel verileri devlet de tutsa ilgili federasyonlar da tutsa sadece kamu düzeni veya suçun önlenmesi gerekçeleri kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının sınırlanmasını mümkün kılmıyor ve hukuken problemli bir durum ortaya çıkıyor'' şeklinde konuştu.

"AMACIN DIŞINA ÇIKILMAMASI GEREKİR"
Yrd. Doç. Dr. Gürten, ''Kişisel veriler hangi amaçla toplanıyorsa o amacın dışına çıkılmaması gerekir'' dedi.
''Taraftarlar için bir tane elektronik bilet, bir de elektronik çipli kart uygulaması yapılır'' diyen Gürten, ''Elektronik çipli kartta kişisel veriler toplanır. Bununla ilgili kişilerin her türlü spor müsabakasına gidebileceği kayıt altına alınmış olur. Eğer federasyon ve kulüpler taraftarların kişisel bilgilerini pazarlama konusu yapacaklarsa açıkça kişilerin rızalarının alınması gerekli. Kişinin bilgilerinin anlaşma yapılacak ödeme sistemine, bankaya veya kredi kartı kuruluşuna gideceği hakkında ayrıntılı bir bilgi verilmesi gerekli. Bunların ayrıca ticari olarak kullanılacağı, bir kredi kartına da sahip olunacağı, bunu isteyip istemediğinin açık bir şekilde bilgilendirilmesi ve rızasının alınması gerekir. Rıza göstermeyene, banka veya kredi kartı niteliği taşımayan bir elektronik kart verilmesi uygun olur. Ancak böyle bir durumda bile hukuka uygunluğun tam olarak sağlanacağını söyleyemiyoruz. Çünkü kişisel veriler hangi amaçla toplanıyorsa o amacın dışına çıkılmaması gerekir. Çünkü bu konuda hem AİHM'nin kararları var hem de 1981 yılında imzaladığımız Avrupa Konseyi Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulmasına Dair Sözleşme'nin açık hükmü var'' diye konuştu.

"BU YASAYI AVRUPA ÜLKELERİNİN BENİ HAYLİ ŞAŞIRTTI"
Kadir Gürten, Yunus Egemenoğlu'nun bir süre önce Avrupa Konseyi'nde bir sunuş yaptıklarını internet sitesinden açıkladığını belirterek, ''Bu sunuşta, 6222 sayılı kanunun Konsey üyesi Avrupa ülkeleri ve ilgili birimler tarafından çok beğenildiğini söylemişti. Bu biraz garibime gitti'' dedi.

Hem Avrupa Konseyi'nin hem de AB'nin de kişisel verilerin korunması konusunda çok hassas olduğuna dikkati çeken Gürten, ''Üyesi olduğumuz Avrupa Konseyi'nin bizim de imzaladığımız sözleşmesi var. Böyle bir elektronik bilet uygulamasının olacağını o toplantıda konsey üyelerine anlattılar mı? Onlar da beğendiler mi? Açıkçası çok şaşılacak bir durum ortaya çıkıyor. Bunun yanında AB'nin de kişisel verilerin korunması konusunda çok hassas davrandığını ve bu konuda direktifleri olduğunu belirtmek gerekir. Üyelik müzakerelerini sürdüren bir ülkenin bu düzenlemeleri de göz önünde tutması gerektiği kanaatindeyim. Benim isteğim gerekirse bu konuda federasyonların sistemden çıkartılıp, İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bu konuda tam yetkili olması daha uygun olur'' değerlendirmesini yaptı.

"BİLGİLERİN YASAL OLMAYAN YOLLARDAN AKTARILMASININ CEZASI VAR"
Söz konusu uygulama ile ilgili bu uygulamayı yürütecek kişilere de Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 136. maddesinde ağır yaptırımlar bulunduğunu belirten Gürten, ''Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesi federasyon yönetici ve çalışanlarına da ile kulüp yönetici ve çalışanlarına ağır yaptırımlar getiriyor. Kanunda, 'Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, 1 yıldan, 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır' hükmü vardır. İşini pazarlama ve ticari kaygılarından vazgeçip, devletin daha ciddi kontrolüne verip, öyle bir uygulamaya geçilmesi daha faydalı olur. Bütün bu saydığım nedenlerden dolayı elektronik bilet ya da kart uygulaması özellikle de bunun kulüplere gelir getirici ticari bir niteliğe büründürülmesi çok basit kanuni düzenlemeler ile yürürlüğe konabilecek bir uygulama değildir. Birey temel hak ve özgürlüklerini sınırladığı için üzerinde ayrıntılı çalışılması gereken düzenlemeler gerektirir. Elbette spor kulüplerinin daha fazla gelir sahibi olmasını hepimiz isteriz. Ancak bunu yaparken özel hayatın gizliliği ve korunması gibi en temel haklardan birisinin göz ardı edilmesi kabul edilemez. Kanaatimce milyonlarca seyircinin kişisel verilerinin toplanması ve hatta bunun ticari bir amaç için kullanılması hem ciddi çözüm getirmeyecek hem de demokratik bir ülkede bireyleri tribünlerden uzaklaştıracaktır'' dedi.