"O lafın altında hep ezileceğimi düşünüyorum"

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, sezon sonuna kadar görevine devam edeceğini ve siyah-beyazlı takıma faydalı olmak için görev süresinin sonuna kadar tüm gücüyle çalışacağını söyledi.

NTV Spor

07.03.2019 - 14:38 | Son Güncelleme: 07.03.2019 - 17:34

BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde yaklaşık 2 saat süren basın toplantısında gündemdeki konularla ilgili değerlendirmede bulunan Şenol Güneş, "Başkan o gün de biliyordu bugün de biliyor. Gelecek yıl ben bu takımdan ayrıldığımda gideceğim yer milli takımdı, bunu siz de biliyordunuz. Görevim bitinceye kadar başkana ve yönetime saygısızlığım olmayacak. Hile yapıyım da kalayım diye düşünmedim. 50 yıldır böyle yaptım. Ayrılacağım son gün bile ilk günkü aşkla çalışacağım. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Eğer ayrılacaksam sezon sonunda ayrılacağım göründü zaten, o zaman işimi iyi yaparak sonuç alarak gitmek isterim. Bugün ayrılmam kulüp lehine olsa başkan bana bunu söyler. Bugün ayrılacağım demem için yeni bir şeyin gelişmesi gerek. Hiç kimse ile kavga etmek için burada durmuyorum." ifadelerini kullandı.

Oluşturulan ortam ile kendisine haksızlık yapıldığının altını çizen Güneş, "Dünya Kupası'na gittiğim dönemdeki (2002) aynı davranışları yeniden hissediyorum. O gün de yok sayıyorlardı, bugün de bizi yok sayıyorlar. Yaşayan bir çınar ağacıyız. 'Mayısı görmez diyenler' var inşallah onlar çok mayıs görürler. Benim yaşımdan rahatsız olanlar var, inşallah Allah onlara benim yaşımı nasip etsin. Kin ve nefret tohumlarının ötelendiği bir hayalim var. Kızgınlıklarım ve öfkelerim var ama hiçbirinizle ilgili kötü bir niyetim yok. Duygularımı dışarıya vurduğum bir gerçektir, kızgın görüntüm de ondandır." şeklinde konuştu.

"Bundan 4 yıl önce başkanımız Fikret Orman'ın çağrısıyla Beşiktaş'ta göreve geldim. Beşiktaş büyük bir camia ve markadır, ilklerin kulübüdür. Başarılarda son yılların en iyi takımıdır." diyen Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Beni kimse yalnız bırakmadı, büyük Beşiktaş taraftarı da beni bağrına bastı. Ben de onları çok sevdim. Kısa bir süre kalsa da her ne kadar buna çomak sokmak isteyenler varsa da gideceğim halde aynı duygularımı taşıyorum. Beşiktaş'ta olan bu sevgi yüreğimde aynı sıcaklığıyla kalacak. Tıpkı kendi şehrim Trabzon'da olduğu gibi. Orada da bizi hem efsane hem yok sayanlar oldu. Sahaya ismimin verilmesi değil daha önce yaptıklarım ve ilkelerim beni büyütür. Bugüne kadar hem taraftarlara, yönetime hem de sizlere açık olmaya çalıştım, gizli hesap yapar gibi gösterilmeye üzüldüm. Nasıl bir gizlilik ki Türkiye'nin en büyük kurumunun ve en büyük kulübünün başkanları biliyor, dışarıya açıklanmıyor. O kadar da bilmeyin kardeşim ya. Zaten düşüncemi açıkladım. Milli takımla ilgili düşüncemi siz de biliyorsunuz. Partizan maçı sonrasında soruldu. Beşiktaş'tan ayrıldığımda gideceğim kulüp istemem dedim, milli takım daha onur verici bir olay dedim."

Milli takımla anlaşma sürecinde gizli görüşme yapmakla suçlandığını hatırlatan deneyimli teknik adam, "O kadar gizli işler yapıyorum ki oyuncuları kandırıyorum onlar da bana saygı gösteriyor. Kişiliksiz adama kim saygı gösterir? Başardığımız her işi birlikte yaptık. Bugün mazeretlerin arkasına sığınarak başarısızlıkları örtmem. Başarısızlığı kimseyle paylaşmam, başarıyı da herkesle paylaşırım. Bugün yaşananlarla ilgili bir hayal kırıklığı yaşamıyorum. Sebeplerden sonuca gitmek yerine, sonuçlardan suçlu arama ilkemiz hep vardır. Sadece bir değişim süreci yaşandığını düşünüyorum Beşiktaş'ta. Bu olumsuzluk olarak değil yaşanacak bir durumdur. Üç tane Avrupa şampiyonluğu var Real Madrid'in ama bugün elenmiştir. Bazen başarısızlık gelebilir, bu bazen yenilenme sürecidir, bazen planların tutmamasıdır. Değişim sürecinin sancılı yaşanacağı bir gerçek. Bu sancıların azaltılması için herkes çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman ile kavga ettiği iddialarına da değinen Şenol Güneş, şu görüşleri paylaştı:

"Başkanla ne gibi bir kavgam olabilir, gerekirse görevime son verir. Beşiktaş'ın kadrosu, ekonomisi ve beklentileri ile çelişkiler yaşadığı doğrudur. Beşiktaş'ın avantajı bu sorunları aşacak başkanı, yönetimi ve camiası vardır. Büyük bir camia olan Beşiktaş'ta çalıştım bana şans verdiler, bu 4 yılda çok şey başardım öğrendim. Ayrılmak isteği benim önceliğim olan bir durum değildi. Ben buraya ayrılmak için gelmedim. Öyle olsa 2 yıl daha mukavele yapmazdım. Burada ayrılmak için değil daha büyük başarılar için görev yapmaya çalıştım. Bazen ayrılık istenmese de kaçınılmaz hale geliyor. Bazen de en güzel şekilde ayrılmamız gerekiyor. Hayat hesapla değil nasiple yaşanıyor. Burada birini suçlayarak söyleyeceklerimizin kimseye faydası yok. Zaman zaman fikir ayrılığımız olsa da başkanımız benim için çok değerli. 'Başkan çok konuşuyor, hoca çok konuşuyor' denile denile bugünlere geldik. 'Gitmesi gerekiyor' diyenler, 'bak gidiyor' diyor. 'Bu sefer hoca nereye gidiyor, milli takıma gidiyor, Allah Allah ben öyle düşünmemiştim' diyor. Gitmeme sevinmeleri gerekiyordu. 3 yıldır gitmemiz için takım içinde öyle büyük sorunlar olduğunu söylediler ki sanki herkesin gözü önünde dümen çeviriyoruz. Bu ihtimal kazandı. Herhalde başka yere gitmemi bekliyorlardı."

"BENİ FENERBAHÇE DÜŞMANI OLARAK GÖSTERENLERE SÖYLÜYORUM" 
Futbolun insanları birleştiren ortak bir unsur olduğuna değinen Şenol Güneş, şöyle devam etti:

"Beni Fenerbahçe düşmanı olarak gösterenlere söylüyorum. Bugün Ersun Hoca aradı, Ali Koç'la da görüşeceğim. Ben herkesle görüşeceğim. Beni bu haftaki maça çıkarken tehdit edenlere söylüyorum. Cemrenin düştüğü gün arkadaşım mezarlıkları temizliyordu. Dedi ki mezarlık hazır. Ben ölümü göze alırım, mayısı da görmeyebilirim ama namusumla giderim. Namussuzluk yapmam. 'Fenerbahçe sahasına gidemedi' diyenlere, beni korkaklıkla suçlayıp nasıl gidecek tehdidi yapanlar, bu bir şiddettir... Ben Türkiye'de şiddetin sebebiysem bu işi yapmam. Fenerbahçe'ye hiç saldırmadım. Eğer bir yanlış varsa karşıdan bana olmuştur. Dayak yiyen benim. Fenerbahçe camiasıyla hiçbir sorunum olmaz, Ali Koç çok saydığım sevdiğim bir insan. Fenerbahçe Türkiye'nin en büyük kulüplerinden bir tanesi. Benim niyetim herkese güzel bakmak."

"BORDO-MAVİ GİYDİĞİM İÇİN..."
"Şenol Güneş taraftarı yanına alıyor." iddialarına da yanıt veren Güneş, "Yanıma almışım taraftarı, oynuyormuşum, ben ne oyuncusuyum ya... Benim sermayem param değil, namusum da param değil. Beni sırf hatrıyla bir yere alırlarsa rahatsız olurum. Mutlaka bana kızan olacaktır ama kalbimin temizliğini size anlatamamaktan dolayı üzgünüm. Şu andaki saha sonuçlarındaki üzüntümü bana silah olarak kullananlara verecek cevabım olmadığı için üzgünüm. Bu takım daha iyi sonuçlar almalıydı, alamama sebeplerini çok iyi biliyorum ama çözümlenmesi gereken konular. Pepe dün akşam oynuyordu, nasıldı Pepe? Ricardo da Adriano da çok iyi oyunculardı. En iyi oyuncuları alabilirsiniz, aynı şeyde örtüşmezseniz... Benim beklentim ve bundan sonraki hayalim sizinle beraber yeni bir hayal kuralım. Yeni bir düzen kuralım. Kavganın kimseye yararı yok. Benim bağırmam gerekirken susmak... Sabır artık bana ağır geliyor. Bordo-mavi giydiğim için Fenerbahçe kavgasını başlatmışım. Sonra giymedim yine aynı şey oldu. Milli takımın başına geldiğim zaman sahibi olmayacağım, sahibi sizsiniz. Piramitin tepesinde milli takım var, tabanı sağlam olmadıktan sonra tepenin bir anlamı yok." dedi.

 Şenol Güneş, A Milli Takım'ın başına geçme süreci hakkında da şu yorumu yaptı:

"Milli takım yalanla dümenle olan bir şey değil. Yıldırım Demirören'le görüştüğüm zaman gizli olmaz. Federasyon başkanı başkalarıyla da görüşüyor. Anlaşma zaten sizin gözünüzün önünde olacak. Yıldırım Bey daha önce 'Ne zaman geliyorsun?' dediğinde başkan benim için değişen bir şey yok. 'Beşiktaş'ın görevlisiyim, şu anda da ayrılmam mümkün değil' dedim. 'Ben seni martta bekliyorum' dedi. Bu konuşmanın üzerinden zaman geçti, arkasından yine görüşme oldu. Beşiktaş'ta kalıp kalmayacağım sizler benden daha iyi biliyorsunuz. Yönetimin beni istemediğini herkes söylüyor. Ben de bundan emin olmalıyım. Gelecek yılla ilgili düşüncemi devreye sokabilirim. Kulüp '3 yıl daha devam etme kararı aldık' demişti ama teklif gelmedi. Gideceğim diye yanlış iş yapamam aynı şekilde devam edeceğim. Bir hatam var, bunu hata olarak gösterebilirsiniz. 'Martta gelmeye sıcak bakmıyorum' demiştim. Bana ısrarla o söylendi. O zaman ben hala o sözümün içinde eziliyorum. Milli takıma gelen hoca için izin alınmazmış, tebliğ edilir. Milli seferberlik gibi. Buna da karşı çıktığımı söyledim ama yeni bir konu öğrendik. O lafın altında hep ezileceğimi düşünüyorum. Ama haziranda başladığım maçın ilk iki maçını kim oynayacak. Yeni bir antrenör mü alacaklar, mevcut mu devam edecek? Benim de katılacağım düzen en mantıklı geleni oldu. Beni en çok rahatsız eden tek konu budur. İki takımı çalıştırma konusu beni en rahatsız eden konudur. Benim dikkatim hiç dağılmadı. Ne zaman o görev tam tebliğ edildi, dikkatim iki gündür dağıldı. Milli takıma martta gelmeye sıcak bakmıyordum. Milli takımda iki maça çıkacağım, çıkarken de bir yenilik yapmayı düşünmüyorum. Bu iki maçta bünye içerisinde bu iki maçı taşıyacak şekilde sorumluluğu alarak bir haftalık gideceğim. Bu bir görev."

Türk futbolunun deneyimli isimlerden faydalanması gerektiğini aktaran Güneş, "Varsak benden faydalan. Fatih Hoca, Mustafa Denizli, Şenol Güneş size ne yapmış. Başarılı olduğu için mi, doğru yol gösterdiği için mi sizi rahatsız ediyor. Yenileri tabi gelsin. Aynı şey takım için de geçerli, geçiyorsa gençler oynasın geçemiyorsa oynamasın. Fatih Terim, Şenol Güneş suçlu da sen haklı mısın? Dünya Kupası'nda milli takımda da aynı şeyi yaptılar. Beni yalnız bıraktın giderken, beni hain ilan ettin. Etme ne olur. Başka bir yol bulalım." diye konuştu.

"SAĞ OLSUN CUMHURBAŞKANI ARADI"
Milli takımda göreve getirilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da kendisini aradığını hatırlatan Güneş, son olarak şunları söyledi:

"Geçen Cumhurbaşkanı sağolsun aradı. Kimseye de söylemedim. Benden bir görev bekliyor. Benim için değil, ülke için bekliyor. Diyor ki, 'Şenol Bey sen iyi işler yapmıştın, tecrüben de var gel bunu Türkiye için kullan.' Bunu böyle alalım. O bu heyecanla bunu söylerken, ben bu heyecanla bunu yapmaya çalışırken, şu anda kısa bir sürem var, beni değersizleştirerek ne yapılmak isteniyor? Kulüp başkanı açıklıyor, karını-zararını bilmez mi? İsterse benimle seneye de anlaşır. Öyle uygun görüyor. Sattı diyorsun arkadaşım, neyi sattım ben ya. 50 yıldır satmadığım şeyi şimdi mi satıyorum. Taraftarı, kulüp mü sattı ha... Bak bakalım benden daha iyi Beşiktaşlı var mı? Sayın Cumhurbaşkanı'na aynı şeyi söyledim, 'Ben ortak değer olmayacaksam, buraya katkı sağlamayacaksam buraya gelmem' dedim. Cumhurbaşkanına saygı duyuyorum ama fikrimi de söylüyorum. Çocuğuma iş istemedim, ihale istemedim ama söylediklerim kim olursa olsun farketmez. Ama sen beni şiddeti artıran biri olarak savcılığa veriyorsun. Ayıp ya. Hayalim var, hayallerim var. Kazanma hırsı ile yaşayan bunu içinde sindirmeye çalışan biriyim. Eğer patlamıyorsam bunu takıma zarar vermemek için yapıyorum. Bazen hırsınız haklılığınızın önüne geçince zarar verirsiniz. Orada da kendimi durdurmaya çalışıyorum."

Şenol Güneş, toplantının ikinci bölümünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Sayfa Yükleniyor...