Pierre van Hooijdonk: 2004'te inanılmazı başardık

Fenerbahçe'de üst üste iki şampiyonluk yaşayan ve ‘Çubuklu’ ile geçirdiği yılları “harika” sözcüğüyle tanımlayan Hollandalı yıldız Pierre van Hooijdonk, elde ettikleri ilk zaferin hikayesini anlattı.

NTV Spor 23.04.2020 - 11:20

Fenerbahçe’de sadece iki sezon (2003-05) forma giymesine rağmen iki kez Süper Lig şampiyonluğu yaşayan, taraftarların ‘Aziz Pierre’ lakabını taktıkları Hollandalı eski futbolcu Pierre van Hooijdonk, Fanatik gazetesine açıklamalar yaptı.

2003 yılında Feyenoord’dan Sarı-Lacivertliler’e gelen Van Hooijdonk, ilk sezonunda 34 lig maçında 24 gol attı, son sezonu ise yine şampiyonluk görmesine rağmen Başkan Aziz Yıldırım ve teknik direktörü Christoph Daum’la yaşadığı sorunlarla kötü son buldu. O günlerle ilgili konuşan Hollandalı, "Fenerbahçe’deki yıllarım genel anlamda benim için harikaydı. 2003 yılında geldim ve takım ligde bir önceki (2002-03) sezon 6. olmuştu. Birçok oyuncu gitmişti” dedi.

İşte van Hoojdonk'un açıklamaları:

‘Nobre’nin gelmesi büyük güç kattı’

“Ardından 4-5 tane ama işlerini çok iyi yapan yabancı oyuncular ve sağlam gençlerle birlikte mükemmel bir takım olduk, unutulmaz bir şampiyonluk yaşadık. Özellikle Luciano ve Tomas’ın yanı sıra bir de ocak ayında Nobre’nin gelmesi, bize büyük güç katmıştı. Aslında sezona iyi başlamamıştık. Şampiyonluğu kazanacağımıza biz bile inanmıyorduk. Çünkü lider Mircea Lucescu’lu Beşiktaş’la aramızda 11 puanlık fark vardı. Onların kaybetmesi, bizim ise sürekli kazanmamız gerekiyordu. Ama ikinci devrenin ilk maçında Beşiktaş, 5 kırmızı gördüğü karşılaşmada Samsunspor’a 4-0 yenilince, her şey bir anda değişti. Gaziantep, Galatasaray ve Gençlerbirliği’ni üst üste yendik, bu sırada Beşiktaş mağlubiyetler yaşadı.”

‘Ceza verdi, ‘ödemem’ dedim’

“Ligin bitmesine 4 hafta kala Beşiktaş’ı, deplasmanda 3-1 yenerek, zirvedeki yerimizi sağlamlaştırdık. Beşiktaş adeta kendini bitirdi, biz de kendimize inandık. Bu şampiyonluk inanılmaz bir hikayeydi. Bunu da Ali Güneş, Volkan Demirel, Selçuk Şahin, Tuncay Şanlı ve Serhat Akın gibi genç oyuncularla başardık. Bu gençler, baskıyla çok iyi başa çıktılar. Hocamız Christoph Daum’la ilk yıllarımız ise çok kötü değildi ama ikinci sezonumda işler değişti. Bir maçtan sonra bana para cezası verdirdi. Ben de ödemeyeceğimi söyledim.”

'Türk mantalitesini çözmüştü’

“İlk devrenin sonlarına doğru da bir sakatlık yaşamıştım ve 3 haftayı geçmeden sahalara dönecektim. Ama basına benim sakatlığımın uzun süreceğini söylediler ve Ocak ayında Nicolas Anelka’yı transfer ettiler. Sonra da benim yanıma gelip, ‘Yabancı kuralından dolayı gitmen gerekiyor’ dediler. Ben de tepkimi koydum ve bir yere gitmeyeceğimi söyledim. Mecburen o dönemki Brezilyalı sol bek Fabiano Lima’yı göndermek zorunda kaldılar. Bundan sonra da Daum beni asla 11’e almadı. Açıkçası Daum son derece akıllı bir adamdı ve Türk mantalitesini çok iyi çözmüştü. Hep politik davranıyor ve bu sayede de işini iyi yapıyordu!”

"Aziz Yıldırım gelince Daum tuvalete gitti"

“Aziz Yıldırım, Fenerbahçe tarihinin en önemli başkanlarından biri olabilir. Ancak kendisiyle kulüpte forma giydiğim dönemde çok iyi bir ilişkimiz olmadı. Diğer insanların ne düşündüğü umrumda değil ama Yıldırım’ın, başkalarına da saygı duyması gerekiyordu. Ben demokrasiden yanayım. Lider her zaman liderdir ama başkalarına yaklaşım şekli de önemli. İkinci sezonumda UEFA Kupası 3. Turu’nda Real Zaragoza’ya ilk maçta evimizde 1-0 yenildik ve İspanya’daki rövanşta devreyi 1-0 (2-1 yenildiler.) mağlup kapatmıştık. Bir anda Yıldırım soyunma odasına geldi ve bu anda Daum da tek kelime etmeden tuvalete doğru gitti. Yıldırım, tüm oyunculara bağırıp bir şeyler söyledi. O an, hem kulübün başkanı hem de teknik direktörü gibiydi!”

‘Hayatımda ilk kez şahit oldum’

“Yanımdakilere, başkanın Türkçe neler dediğini sordum. Baya bir saymış takıma. O zaman 34 yaşındaydım ve hayatımda ilk kez böyle bir olaya şahit oluyordum. Daum o an belki bizi korusaydı, kovulacaktı! Fenerbahçe’de 2 kez Şampiyonlar Ligi’ne kalmayı başardım ve 2 kez de lig şampiyonluğu yaşadım. Daha sonra Daum’u eleştiren bir röportaj verdim ve başkan da kalan alacaklarımı bana vermedi. Sonra FIFA’lık olduk. Daum’la ise 1 yıl daha sözleşme uzatıldı. Hikaye de böyle bitti.”

Sayfa Yükleniyor...