Polat: 'Tek rakibimiz FB. BJK ve diğerleri geride olur'

Galatasaray Başkanı Adnan Polat NTV SPOR'a konuk oldu ve çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

NTV Spor 03.09.2010 - 01:53

'100 % Futbol Özel'de Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen'in sorularını yanıtlayan Galatasaray Başkanı Adnan Polat, sarı kırmızılı kulübün mali yapısından, sportif alandaki projelerine kadar çok önemli açıklamalarda bulundu.

Yeni yapılanmayla ilgili olarak, dünya devleriyle mücadele edecek seviyeye geleceklerini belirten Polat, sportif alanda son iki sezonda başarısız olduklarını ifade etti. Kısa süre öncesine kadar Galatasaray'ın meteliğe kurşun attığını ve artık milyar dolarlık projelere imza atan bir yapıya büründüğünü söyleyen Adnan Polat, Prekazi'nin getirdiği futbolcu ve Arda Turan hakkında çıkan transfer haberlerine de açıklık getirdi ve "Kimse Galatasaray kaptanını son dakikada yangından mal kaçırır gibi alamaz" dedi.

Beşiktaş'a transfer olan Fatih Tekke ile görüştüklerini ancak şartların oluşmadığını açıklayan Adnan Polat, Beşiktaş'ın yeni transferlerinden Quaresma'nın şu anda keyif verdiğini ancak siyah beyazlı ekibi 7 hafta sonra değerlendirmenin daha doğru olacağını ifade etti.

Bu sene futbolda tek rakiplerinin Fenerbahçe olduğunu vurgulayan Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Beşiktaş ve diğerlerinin daha geride kalacağını söyledi.

ADNAN POLAT '% 100 FUTBOL ÖZEL'DE ÇARPICI AÇIKLAMALAR YAPTI

"DÜNYA DEVLERİYLE MÜCADELE EDECEĞİZ"
Galatasaray'ın mali yapısında gerçekleşen yenilikleri anlatan ve özellikle Türk Telekom Arena'nın da devreye girmesiyle Galatasaray'ın dünya devleriyle mücadele edecek bir seviyeye geleceğini ifade eden Adnan Polat, geride kalan iki sezonla ilgili yaptığı sportif değerlendirmede başarısız olduklarını belirtti.

"SON İKİ SEZONDA BAŞARISIZ OLDUM"
Adnan Polat, Galatasaray'ın özellikle futbolda beklenen başarılara imza atamamasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada "Ben ve yöneticilerim sportif alanda başarısız olduk. Ben bu camianın lideri olarak geride kalan iki sezonda başarısız oldum" dedi.

"METALİĞE KURŞUN ATIYORDUK"
Bir süre öncesine kadar meteliğe kurşun atan bir kulüp olduklarını ancak artık milyar dolarlık projelere imza attıklarını açıklayan Adnan Polat, kısa süre içerisinde Galatasaray'ın para kazanan bir yapıya kavuşacağını ifade etti.

"KİMSE GALATASARAY KAPTANINI SON DAKİKADA ALAMAZ"
Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Arda Turan hakkında çıkan transfer haberleriyle ilgili de konuştu. "Galatasaray kaptanını kimse son dakikada alamaz. Bu parayla ilgili bir konu değil" diyen Polat, Atletico Madrid'den Arda'ya geldiği iddia edilen transfer teklifini hiç düşünmeden geri çevirdiğinin altını çizdi. Atletico Madrid'den geldiği iddia edilen faksla ilgili de bir açıklama yapan Polat, Atletico Madrid Başkanı ile görüşeceğini ve söylendiği gibi İspanyol ekibinin başkanının da bu tekliften haberi yoksa, konuyu bir sahtekarlık olarak takip edeceklerini belirtti.

"PREKAZİ'NİN GETİRDİĞİ FUTBOLCUYLA ŞARTLARDA ANLAŞAMADIK"
Galatasaray'ın efsane isimlerinden Prekazi'nin getirdiği ve Galatasaray'ın almadığı Jovanovic hakkında da konuşan Adnan Polat, Prekazi'yi İstanbul'a davet ettiklerini ve Florya'da toplantı yaptıklarını söylerken, Rijkaard'ın futbolcu hakkındaki "İyi bir futbolcu ama geride kalan 4 senede sadece 30 maç oynadı" raporunun ardından futbolcunun iki menajerine bu endişelerini ilettiklerini ve alınan açıklamaların ardından futbolcuyu sezon sonuna kadar kiralamak istediklerini belirtti. Futbolcunun menajerlerinin bonservis bedelini kendilerine ödenmesini istemelerinden sonra futbolcuyu almaktan vazgeçtiklerini söyledi.

"TEKKE İLE GÖRÜŞTÜK AMA ŞARTLAR BİZİM İÇİN UYGUN OLMADI"
Fatih Tekke'nin Beşiktaş'a transferi hakkında da konuşan Adnan Polat, "Tekke'yi 12 yaşından beri Galatasaray'a almak istiyorduk. Biz Fatih Tekke ile bu dönemde de görüştük ama şartlar bizim için uygun olmadı ve o da Beşiktaş ile görüştü ve şartların kendisi için daha uygun olduğunu gördü. Tekke de profesyonel bir şekilde Beşiktaş ile anlaşarak transfer oldu" dedi.

"BEŞİKTAŞ'A 7 HAFTA SONRA BAKALIM"
Rıdvan Dilmen'in "Beşiktaş'ın transferlerinden sonra rakibiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusundan sonra "Bence 3-5 hafta zaman verelim. Quaresma şu anda "evet" futbola keyif getirdi. Beşiktaş, popüler futbolculardan kurulu bir takım oluşturdu. Quaresma'nın seyir zevki yüksek ve faydalı. Ama biz Galatasaray'daki futbolculara bakalım Arda'ya, Kewell'a, Baros'a bakalım" dedi. Başkan Polat, Beşiktaş'ın 7 hafta gibi bir süre sonra daha iyi değerlendirebileceğini belirtti.

"BİZİM RAKİBİMİZ FENERBAHÇE. BEŞİKTAŞ VE DİĞERLERİ DAHA GERİDE OLUR"
Güntekin Onay'ın "Bu sene en büyük rakibiniz kim?" sorusuna kısaca "Fenerbahçe" diyen Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Beşiktaş ve son şampiyon Bursaspor'un da sorulmasından sonra, "Bizim tek rakibimiz Fenerbahçe, Beşiktaş ve diğerleri daha geride olur" dedi.

"HALDUN ÜSTÜNEL BEKLEDİĞİM GİBİ DAVRANDI"
Taraftarın sevdiği önde gelen isimlerden biri olan Galatasaray eski yöneticisi Haldun Üstünel hakkında da açıklama yapan Adnan Polat, "Kısa süre önce yine dedikodular çıktı Haldun ve bizimle ilgili. Daha yeni konuştuk kendisiyle ve bana "Başkan ne zaman ihtiyacın olursa seninleyim" dedi. Ben de kader birliği yaptığım Haldun Üstünel'den bunu beklerdim. Haldun ile ileride yine bir arada çalışmak isterim" dedi.

İŞTE ADNAN POLAT'IN AÇIKLAMALARININ TAMAMI;

"MAZERET YOK 2 SENE BAŞARISIZ OLDUK"
Galatasaray'a başkan olma nedenini gönül hikayesi şeklinde gösteren Adnan Polat, "Şimdi bu esasında bir gönül hikayesi. Bir sevgi, bir aşk. Galatasaray'a olan benim sevgim, ona gönlümü vermem. Orada 1992-1996'da Sayın Alp Yalman döneminde başkan yardımcılığı yapmam. Kulübüme hizmet etmek benim için büyük bir onurdu, tatmin meselesiydi ve ben bu şerefe nail oldum. 96'ya kadar görev yaptım. Kulübüme karşı olan görevimi yapıp tamamladığımı düşünüyorum. 2006'ya kadar 10 yıldır medyaya hiç çıkmadım. Kulüple ilgili bir istek geldiğinde de görevimi yaptım. Ancak 2006'da bir televizyon programında bir yardım kampanyası başlatmıştık, hatta 10 dakikada 2 milyon dolar toplayıp, Galatasaray'ın o günkü para problemini çözmüştük. O gün SMS ilen kamuoyu yoklaması yapılmıştı, 7 tane Galatasaraylı'nın ismi verilmişti 'Kimi Galatasaray'da tekrar görmek istersiniz? ' diye. Oraya gelen oyların %93'nde benim adım çıkmıştı. O programdan sonra rahmetli Özhan Canaydın bana geldi ve "Şu anda Galatasaray'ın sana ihtiyacı var, seni göreve çağırıyorum" dedi. Ben açıkçası çok direndim o dönemde geri gelmemek için, ancak rahmetli beni ikna edip 2 yıl onun başkan yardımcılığını yapmamı sağladı. Ama öyle bir görev verdi ki bana ben kulübün mali, idari ve sportif başkan yardımcısıydım. Başkanın protokol görevleri hariç bütün kendi görevlerini bana vermişti. Çok yoğun bir çalışma dönemiydi. Galatasaray'ın çok sıkıntılı bir dönemiydi. Öyle bir dönem ki, hatırlarsınız futbolcuların paralarını alamadığı için antrenmana çıkmadığı, alacaklıların kapıda olduğu, bankaların hesap açmadığı ve çek karnesi vermediği bir dönemdi. Çok zor bir dönemdi. Rahmetli Özhan Canaydın ile bu dönemi beraber atlattık. Açıkçası o 2 seneden sonra hedefim ayrılmaktı ancak Özhan Canaydın hastalığından dolayı rahmetli oldu. Ve görev bana düştü, biraz da işin kader tarafı da var tabii ki. Ben de 2008'de Galatasaray başkanı oldum. Bunun da tek nedeni Galatasaray'a olan sevgim. Benim için, bir insanın olabileceği en şerefli, en üstün mevkii Galatasaray başkanlığıdır. Ancak burada bulunmanın da sıkıntıları var, bunları da yaşamaya mecburuz. Bundan da şikayetçi değilim" şeklinde konuştu.

"MALİ İDARİ VE EKONOMİ SAĞLAM OLMALI"
Sportif başarının sürekli olması için mali yapının sağlam olmasının gerektiğini söyleyen Polat "Şöyle düşünüyorum ben, eğer sürdürebilir bir sportif başarı hedefliyorsanız, mali, idari, ekonomik olarak sağlam bir yapıya sahip olmanız lazım. Yani eğer bankalar size bütün yönetim kefil olmasına rağmen 3-5 milyon dolar kredi vermiyorsa, herhangi bir kulübe gittiğiniz vakit transfer için sizden bir teminat mektubu isteniyorsa, sizi herhangi bir otel kamp için almıyorsa, herhangi bir havayolu size özel bir uçak vermiyorsa, bu tip problemlerle uğraşırken sportif alanla ilgili bir mesai veremezsiniz. Bunların hepsi 4 sene içinde yaşanan şeyler. Bunu düzeltmek için yapısal bir değişime gidilmesi gerekir. Galatasaray'da da bu noktadaki önemli projeler neydi? İdari olarak bir revizyon gerekiyordu. Ortada idari bir mekanizmanın ve denetleyen bir mekanizmanın da bulunmaması, nakit akış planının olmaması, biraz karanlıkta el sallamaya benziyorudu. Ben de o zamanlar, Galatasaray bir tünelin içinde ve ortalık kapkaranlık demiştim . Aradan geçen zamanda ise demiştim ki "Biz tünelin sonunda bir ışık görüyoruz ama o güneş ışığı mı  karşıdan gelen bir trenin ışığı mı onu bilmiyoruz". 8 aylık dönemin sonunda ise "Galatasaray tünelin içinde ama güneş ışığını gördüm " dedim. Şimdi de diyorum ki "Galatasaray bu tünelden çıkmıştır." Neden çıkmıştır?  Çünkü bizim 5 tane önemli projemiz var. İdari yapılanma ki bununla ilgili çok ciddi çalışmalarımız oldu, bunun başlayabilmesi için dünyada eşi benzeri görülmemiş bir model vardı, bu model şimdi Fenerbahçe ve Trabzonspor'da da var. Beşiktaş'ta yok çünkü Fenerbahçe ve Trabzonspor, biraz Galatasaray'dan kopya etmişler. Geliri olan bir şirket var Sportif A.Ş, gideri olan bir şirket var Futbol A.Ş, geliri olan şirket sürekli kar ediyor, gideri olan şirket sürekli zarar ediyor. Geliri olan şirket %37 oranda halka açık. Gelirlerinizin yaklaşık %37'sini halka dağıtıyorsunuz. Biz, bu iki şirketi birleştirmek için 4 yıldır çalışıyoruz. Geliri gideri olan, varsa karı olan, yoksa zararı olan, karı halka dağıtabilen normal bir şirket haline getirmek istiyoruz. Bunları birleştirmek için yoğun bir mesai harcıyoruz. 1 ay önce Sermaye Piyasası Kurulu birleşmemize müsade etti. 31 Ağustos'ta da iki şirketin genel kurulu yapıldı ve birleşme kararları alındı. Tahmin ediyorum önümüzdeki 3-5 gün iş gününde birleşme hikayesi tamamlanacak. Ben hep söyledim, bu birleşme Galatasaray'ın 10 şampiyonluğuna bedeldir diye. Galatasaray'ın önü açılmıştır, tünelden çıkmıştır. Bundan sonra Galatasaray gelirlerini, kendi ihtiyaçları için harcayacak, karı varsa hissedarlara dağıtacak yoksa dağıtmayacak. Galatasaray bu işlemlerden sonra daha şeffaf olacak ve daha rahat denetlenebilecek. "

Statla ilgili açıklamalarda bulunan Adnan Polat "4 sene evvel rahmetli Özhan Canaydın'la birlikte stad yapımına başlarken, önce "Burada stat mı yapılır?" denildi, daha sonra "Buraya stad yapılmaz" denildi, 4-5 ay sonra ilk maçımızı oynayacağız, herhalde o zamanda "Hepimiz de yapardık" bunu diyecekler. Desinler. Önemli değil. Bu stad işi bizim için büyük bir handikaptı, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu'nda 7 yıldır oynuyor, Galatasaray'dan da (7 sene boyunca) her yıl 30 milyon euro fazla para elde ediyor. 210 milyon euro yani. Sadece amatör sporlara yatırsalar, tabii ki bizden daha başarılı olurlar. Ki öyle oldu. Buna rağmen futbolda 7 senelik dönemde bizden daha fazla şampiyonluk elde edemediler. Ekonomik anlamdaki haksız rekabet, Fenerbahçe'nin becerisiydi  tabii kii onları öne geçirdi. Seyrantepe'de müthiş eser ortaya çıktı diye düşünüyorum. Orada şimdi sadece tek sorun Cendere yolundaki bağlantı yolu. Çünkü o bağlantı yolu yapılmazsa maç günleri büyük bir kaos ortaya çıkar. 1. köprü, 2. köprü maç günleri hepsi tıkanır. Biz konu hakkında gerekli mercilere başvurularımızı ve uyarılarımızı yapıyoruz. O da hallolursa hiç bir sorun kalmayacak. Şu an baktığımızda 5 önemli projeden birleşme bitti, Riva ruhsatını aldı, stat bitmek üzere, idari yapılanma bitmek üzere en önemlisi nakit olarak en büyük rakibimizlen aynı gelir düzeyine sahip olduk. 4 sene evvel gelirimiz 74 milyon dolardı şimdi ise 184 milyon dolar, amacımız ise 250 milyon dolar. Şimdi bu Türkiye standardında büyük bir gelir gibi gözüküyor ama Real Madrid, Manchester United'a baktığımızda gelirler 300 milyon euronun üzerindeki kaynaklarla idare ediliyor. Avrupa kulüpleri ile mücadele etmek istiyorsak, bu gelirleri sürekli hale getirmemiz gerekiyor. Bu da oralara gidiyor. Kaldı ki 2012 kriteleri de bu yönde bizi zorlıyor. Biz geleceğin planlamasını yaparak gidiyoruz, günü kurtarmaya çalışmıyoruz." şeklinde konuştu.

2 yıldır başarısız olduklarını ve mezaret aramadıklarını söyleyen Adnan Polat "4 yıldır futbolun içindeyim. 2 sene futbolu birebir yönettim. 20:45'i hatırlarsınız o sezon şampiyon olduk. Sayın Özhan Canaydın'ın rahmetli olmasından sonra ben başkan oldum 2.5 aylık dönemde antrenörsüz şampiyon olduk. Son iki senede şampiyon olamadık. Bu benim için çok büyük hayal kırıklığı. Son 2 senede esasında her türlü transferi yaptık. Bunu mazeret olarak ortaya koymak istemiyorum ama biz bir 3. bir 5. olduk. Bizim için çok kötü bir derece. Biz ikinci olsak bile bizim için kötü bir derece. Birden fazla nedeni var. Bu başarısızlıklara baktığımız vakit, başta ben olmak üzere Haldun Üstünel, Murat Yalçındağ, Adnan Sezgin ve teknik ekip bu durumun sorumlularıyız. Ama başta ben olduğunu söylemek istiyorum. Ancak futbolda top kaleye girmek istemeyince girmiyor. Hatırlayın biz 2 sene evvel defanssız oynamak zorunda kaldık, geçtiğimiz sezon forvetsiz oynadık bu sezon Sabri milli takıma gitti sakat, Çağlar milli takımın sol kanat oyuncusu ameliyat oldu, Pino'yu aldık bence olağanüstü bir futbolcu taraftar onu çok sevecek, adalesinde yırtık oluştu. Bir anda 4 tane önemli oyuncumuzdan yoksun kaldık. Transferler geçikti diye biz o mağlubiyetleri almadık. Ya da Avrupa'dan elenmedik. Bizim takımımız o zaman da yeterliydi. Ama bazen, işte düşünün ki son saniye de top 60 metreden gelip, Hakan Balta'nın sırtına çarpıp adamın önüne düşüyor. Dışarı da gidebilirdi. Biz 2 sene başarısız olduk. Bunun da 1. sorumlusu benim" dedi.

"ATLETICO MADRID'İ UEFA'YA ŞİKAYET ETMELİYİZ"
Arda'yı Atletico Madrid'e transferi ile ilgili bir soruyu da yanıtlayan başkan, "Orada şöyle birşey oldu. Transfer döneminin bitmesine 24 saat kala Arda'nın menajeri beni arayıp, "Arda'ya büyük bir kulüpten önemli bir teklif var" dedi. Ben de " 24 saat kala kimse Galatasaray kulübünün kaptanını alamaz. Teklifi duymak bile istemiyorum" dedim. Ayrıca Arda'da milli takımda diye ona da haber vermeyin dedim. Ancak gördüm ki benden önce tüm medyaya haber verilmiş. Arda'ya en az 3-4 kere gidilmiş. Söylenen o ki Atletico Madrid'in bir yöneticisi Arda'yla Swiss Otel'de görüşmüş. Bu durum doğruysa Atletico Madrid'i UEFA'ya şikayet etmemiz gerekir. Bizle temasa geçmediler. Ben de Atletico Madrid Başkanı'nı da arayacağım. Eğer onun haberi yoksa burada tamamen bir sahtekarlık var demektir. Zaten herkes Arda'nın Galatasaray'la önemli bir kupa kaldırmadan Galatasaray'dan gitmeyeceğini biliyor. Bunu ben de söyledim, Arda da söyledi. Özellikle Türk Telekom Arena'da kaptan olarak kupa kaldırmasını çok istiyorum. Ben hiçbir futbolcuma esir muamellesi yapmıyorum. Eğer gönlünde başka bir yere gitme isteği varsa, ekonomik şartlar uygunsa Arda olsun başkası olsun yolunu açarım. Bunu futbolcularıma da söyledim. Ancak yangından mal kaçırır gibi son gün son dakikada gelip futbolcumuzu almaya çalışanlar hayal görüyorlardır" şeklinde konuştu.

Güntekin Onay'ın "Keita'yı neden sattınız?" sorusuna da cevap veren Galatasaray Başkanı "Keita'nın satılması kesinlikle idari bir karardır. Rijkaard da bu konuda bize bu konuda yeşil ışık yaktı. Kalmasını istemedi. Sebebi çok basit, Keita her gittiği milli maç sonrasında geç geliyordu. Düşünün Kewell olsun, Elano olsun verilen tarihte dönerken, Keita 2 gün sonra geliyordu. Bu durum da takımın içinde büyük bir sıkıntı yaratıyordu. Bu 2-3 kez tekrarlandı. Ancak bardağı taşıran son damla en son oynadığımız Gençlerbirliği maçı öncesinde yaşandı. Maçtan 2 gün önce Keita bize haber vermeden Paris'e gitmiş sonrasında Fildişi kampına katılmış. O şekilde bizi bırakıp gitmesi, arkadaşlarını o şekilde yalnız bırakması sonrasında teknik heyette toplandık ve böyle bir futbolcunun Galatasaray'da kesinlikle kalmaması konusunda görüş birliğine vardık. Keita da doğru karar verdiğimizi de dünya kupasında Kaka'ya yaptığı haraketle kanıtlamış oldu. Bizim için sadece fiziği iyi olması, süratli olması, teknik olması yetmez ahlaklı olması da önemli. Bu yüzden Keita'yı sattık" dedi.

Rıdvan Dilmen'in transfer döneminde yapılan hatalar ve Mehmet Topal ile ilgili sorusunu da cevaplayan Polat "Lig bittikten sonra teknik heyetle bir toplantı yaptık. Rijkaard ile Neeskens, kendi aralarındaki ev ödevlerini yapmışlar. Onlarla 6 saat süren bir toplantı yaptık. Burada takıma yeni takviyeler nerelere olacak, alternatif a,b,c öncelik sırasına göre ve gitmek isteyen oyunculardan hangisine izin verileceği konularını görüştük. Rijkaard gitti geldi, ancak Neeskens hep kaldı. Onunla hep görüştük. Bu arada biz dünya kupasını bekledik, futbolcu izleyeliriz dedik. Ve Haziran sonunu bekledik. Size göre geç olabilir ancak bizim önümüzde Temmuz ve Agustos ayı vardı. Önümüzdeki Avrupa'da oynayacağımız maçlar öncesinde Keita'nın ve Leo Franco'nun satılacağına karar vermiştik. Burada giden diğer futbolcu Uğur ile Emre Güngör oldu. Mehmet Topal ise 2 senedir Avrupa'ya gitmek için adeta yalvarıyordu. Ben de bir söz vermiştim onlara, "Eğer burada mutlu değilseniz, gitmek istiyorsanız ve Galatasaray'ı tatmin edecek bir teklif gelirse ben sizin önünüzü kesmeyeceğim. Ancak benim sizden tek isteğim burda kaldığınız sürece hizmetinizi en üst düzeyde göstereceksiniz" demiştim. Mehmet Topal çok iyi bir futbolcu ama geldiği ilk sene hariç kendini hiçbir zaman takıma veremedi. Avrupa'ya gitmek istediği için bunu yapamadı. Galatasaray'ı kafasında bitirmişti. Bu şekilde olmasının Galatasaray'a katkısı olmayacağını düşündük ve iyi bir teklifte de onu göndereceğimizi söyledik. Valencia bize 4.5 milyon euro teklif etti, biz 6 milyon euro istiyorduk, Mehmet Topal'ın 900 bin euroluk alacağı vardı, gelip bize "Ben bu alacaklarımdan vazgeçiyorum" dedi. Artık o oyuncuyu tutmanın hiçbir yararı yoktu." dedi.

"CANA ÇOK YARARLI OLACAK"
Rıdvan Dilmen'in Cana ile ilgili sorusuna ise Adnan Polat "Cana 1 yılık izlenerek alınan bir oyuncu değil. Ancak Gerets bizden ayrıldıktan sonra biz onla sürekli konuşuyoruz. Bu konuda ona danıştık, o da bize "Kesinlikle alın, 3-4 hafta bekleyin daha sonrasında inanılmaz bir futbolcu kazanacaksınız" dedi. Ayrıca İngiltere'deki teknik heyetlerde bize aynı şeyleri söyledi. Tugay Cana'yı çok iyi tanıyordu, o da kesinlikle alınması gerektiğini söyledi. Cana'da daha biz istediğimizi göremedik. Herkesin sakat olduğu dönemde geldi ve tam kendini göstermeye başlarken o da sakatlandı, 2 hafta uzak kaldı. Biz Cana'dan eminiz, 2-3 hafta sonra bize çok katkısı olacak. Biz aldığımız her futbolcuyu Rijkaard'a sorarak alıyoruz. Eğer "Cana'yı almayalım" deseydi almayacaktık. Biz Pino'yu da hocayla görüşerek aldık. Mehmet Batdal'ı bonservis bedeli olmadan aldık. Hocayla görüştük, uzun boylu forvet istiyordu, beraber karar verip aldık. Sol beke ihtaycımız vardı, milli takımın sol beki Çağlar'ı aldık. Rijkaard ve Neeskens onu Denizlispor'da ve milli takımda izleyip çok beğenmişti. Bizim alıp da deneyip, kazanabilirmiyiz dediğimiz bir Serdar Özkan var, bir de Musa var. Musa, Bank Asya 1. Ligi'nde en iyi ikinci oyuncu seçilmiş 17 yaşında bir futbolcu. Eğer tutarsa çok iyi bir oyuncu kazanırız diye aldık. Topal'ı biz ikinci ligden alıp tuttuysa, Musa'dan da ümitliyiz." şeklinde cevapladı.

Transferde esas önceliklerinin orta sahada oyun kurucu bölgesinde olduğunu söyleyen Polat "Bizim esas önceliğimiz 10 numara bölgesindeydi. Burda da 3 tane de alternatif vardı. Üçüyle de aynı anda görüşüyorduk. Önceliğimiz Misimoviç'ti. Wolfsburg kendi transferlerini tamamlamadan, Misimoviç'i satmayacağını söyledi. Biz hocanın birinci tercihini almak için sonuna kadar sabır gösterelim dedik. Wolfsburg'un alacağı futbolcunun pazarlığı uzadı. Biz de düşündük acaba ikinci tercihimizi mi alalım? diye. İkisi de kıymetli futbolculardı. Bekledik ve Misimovic'i aldık. Bence de iyiki beklemişiz, Galatasaray çok iyi bir 10 numara kazandı bence. Insua da iki aydır gündemimizdeydi. İlk başta Liverpool bize vermedi, sonrasında bir teknik direktör değişikliği oldu Liverpool'da, Roy Hartson geldi galiba. Hartson'la İsviçre Milli Takımı teknik direktörlüğü zamanından Adnan Sezgin'in bir arkadaşlığı vardı. İşte uzun uzun görüşmeler sonrasında Insua'yı 21 yaşındaki Arjantinli Milli oyuncuyu renklerimize kattık. Bir de Premier Lig'de bu sezon bir karar alındı, dünya kupasındaki başarısızlıktan sonra aldılar galiba bu karararı.. Federasyona takımlar 25 kişilik kadro vermek zorunda. Ben baktım kulüplerin kadrolarına 40'tan fazla futbolcu var. Bir anda her kulüpte 15'ten fazla futbolcu boşa çıktı. Böylece transfer fiyatları da çok düştü. Yoksa biz Insua'yı bu kadar düşük fiyata nasıl getirelim? Zaten bu 4 futbolcuyu bir de uzun santraforu Rijkaard bizden istemişti. Bende kendisinin yazıp çizdiği, birinci öncelik şuraya, ikinci öncelik şuraya şeklinde çizdiği raporu vardı. Dünya kupası başlayana kadar Neeskens burdaydı, onunla birlikte takip ediyordu. Her gün konuşuluyordu. Ondan transferde geç kaldığımızı düşünmüyoruz. Galatasaray'ın Avrupa'da elenmesinin nedeni takımın yetersizliği değil, Galatasaray'ın o anda oynayacak ve oyunu çevirecek oyuncularının hepsinin aynı anda sakat olmasıydı. Sivas maçında sağ kanatta oynayacak oyuncumuz yoktu. 8 aydır top oynamamış Ali Turan ile Emre Çolak'ı orda oynatmak zorunda kaldık. Hatta Serdar Özkan sahada ateşlendi. Yani öyle bir talihsizlik oldu. Oradaki 4 tane futbolcunuzun 3 tane alternatifi sakat. Siz hiç gördünüzü mü bir futbolcunun ayağının altının yarıldığını, ayak zarının yarıldığını 2 ay sahalardan uzak kalacağını? Biz de Mehmet Batdal'da oldu." dedi.

Sağlık heyetiyle ilgili açıklamalarda bulunan Adnan Polat,  "Sağlık heyetine gelince, 2 senedir bu sakatlıklar bizim canımızı çok sıktı. Biz Acıbadem'den ayrıldık ve Medical Park sağlık sponsorumuz oldu. Onlarla çok ciddi bir çalışma yaptık ve yeni bir sağlık heyeti kurma kararı aldık. Bu sağlık heyetimizin de 1 ay sonra ne kadar başarılı olup ne kadar başarısız olduğunu göreceğiz. Sabahtan akşama kadar bütün sağlık heyeti çalışıyorlar. Doktorumuz da, bütün fizyoterapistler de haftanın 7 günü Florya'dalar. Onlardan güzel geri dönüşler bekliyoruz" dedi.

"RİJKAARD'A YENİ SÖZLEŞME ÖNERECEĞİM"
Rijkaard'ın sözleşmesinin sonuna kadar kalacağını söyleyen Polat " Ben geçen Nisan ayında Rijkaard'a 2 senelik sözleşme uzatmayı teklif ettim. Bana cevabı şu oldu; "Ben önce şu aldığım parayı hak etmem lazım, bunu kazanmam lazım ki, sizle bu sözleşmeyi uzatmayı konuşabileyim". Bu da demek oluyor ki, her şartta ne olursa olsun bu sezon sonuna kadar Rijkaard bizle beraber. Eğer kabul ederse de Nisan ya da Mayıs'ta ona ben yeni sözleşme teklif edeceğim, sözleşmesini uzatacağım. Bizim gündemimizde bir teknik direktör sorunu yok. Medya yazıyor fakat öyle bir şey yok, onlar istediğini yazabilirler. Aramıza kesinlikle bir iletişim sorunu olduğunu düşünmüyorum. Son 15 günde en az 5 defa toplantı yaptım Rijkaard'la.. Bu büyük projeler sonlanmaya başladı bundan sonra ben Rijkaard'la ve futbolla daha çok ilgileneceğim. Şu anda kadromuza bakarsak, kadroda bulunan 27 futbolcunun 2 ya da 3'ü dışında hepsi milli futbolcu." şeklinde konuştu.

Son günlerde çıkan Rijkaard'ın tercüman sorunu ile ilgili de açıklamalarda bulunan Adnan Polat "Böyle 5-6 dil konuşan insanlar. Özellikle yabancı ülkede kendi lisanını konuşmadığı vakit, hele takımın içinde futbolcuların bir kısmı İngilizce, bir kısmı İspanyolca, bir kısmı Almanca, bir kısmı Türkçe konuştuğu vakit zaman zaman böyle şeyler olabiliyor. Mesela Rikaard'la biz İngilizce konuşuyoruz. Arada İspanyolca konuşmaya başlıyor, ben de "İngilizce konuş anlamıyorum" diyorum. Yani olabiliyor böyle şeyler. Bunları hoşgörü ile karşılayın, yani arkasında bir şey aramayın. Mesela, Mustafa inanılmaz derecede Flamenkçe konuşuyor. Türkçesi yetersiz. Kelime kelime tercüme ediyor, öyle yapmaması lazım. Rijkaard artık zaman zaman Mert'i zaman zaman Mustafa'yı kullanır. Mustafa yavaş yavaş forma giriyor, çünkü biz de onu kampa aldık. Şu an artık Rijkaard için herşey hazır, şu andan sonra Rijkaard hiçbir şey söyleyemez. Arzu ettiği tüm futbolcular alındı. Yanında da Neeskens var, iki tane fizyoterapist, yeni tesis müdürü herşey hazır. Hiçbir eksikleri yok. Onlar da bana memnuniyetlerini bildirdiler. Ben inanıyorum ki bu, tahmin ediyorum ki bu mevcut takımımızla şampiyon olacağız. Biz sakatlıklardan dolayı şansız bir dönem yaşadık, hepimiz çok üzüldük tabii. Fenerbahçe'de iyi futbolcular aldı, ama takım olmak için zaman gerekir. Biz takım olarak hazırız iyiyiğiz, bu milli maçlardan sonra daha da hazır olacağız. Sakatlar da düzelecek, iyi bir takım olacağız şeklinde konuştu." dedi.

Rıdvan Dilmen'in "Rijkaard kaleci istedi mi?" şeklindeki sorusunu da cevaplayan Adnan Polat "Ufuk ve Aykut gibi kalecilere şans vermek lazım. Risk almadan birşey olmuyor.  Biz yüzmeyi öğretmek için dışardan konuşmuyoruz, onları suyun içine atıyoruz. Ben Galatasaray'ın bundan sonra daha iyi bir grafik sergileyeceğini düşünüyorum. Herkes iyi, transferlerimiz de iyi. Bizim ihtiyacımız olan nedir? Galatasaray taraftarının eskiden olduğu gibi, Ali Sami Yen'i eskiden olduğu gibi 'Cehennem'e çevirmesidir. Galatasaray taraftarı zaman zaman protestolar yaptı. Bence daha akl-ı selim davranıp takımı desteklemeleri lazım. Son 15 dakikaya 2-0 mağlup da girebilirsiniz. Eğer siz takımı yuhalar,  baskı altında bırakırsanız, takım da bu maçları kaybedebiliyor. Taraftar takımına sahip çıkmalı, her şartta desteklemeli, çünkü biz bu çocuklarla yola çıktık. Ben taraftar haksız demiyorum, ancak taraftarın o takımı protesto ederek bir yere varamayacağını bilmesi lazım. Çünkü taraftar bir takımın ruhudur. Taraftar elini çektiği vakit, takım da ruhunu kaybediyor. Gelen misafir takıma 'Cehennem'i yaşattıklarında bizim o maçı kaybetme şansımız yok." şeklinde konuştu.

JOVANOVİC KONUSU
Galatasaray'ın efsane futbolcusu Cevat Prekazi'nin önerdiği Jovanovic ile ilgili açıklamalarda bulunan Adnan Polat "Biz Belgrad'a gittiğimizde, Prekazi bana bu oyuncunun kasedini verdi. Ben de bunu teknik heyete verdim izlediler. Rijkaard bana "Bu iyi bir futbolcu fakat, son 4 senede 30 maç oynamış, bunun nedenini bulmamız lazım. 24 yaşındaki iyi bir futbolcu ancak sezon başına 7-8 maç oynamış. Bu çok düşük bir rakam." dedi. Biz tabii transfer yoğunluğundan Prekazi'yi davet edemedik. Sonra telefonla konuştuk, İstanbul'a davet ettik. Bana Prekazi'nin söylediği "Jovanovic'in bonservisi elinde, menajeri de yanımda alıp getireyim".. Aldı, geldiler. Florya'da ağırladık, bana Prekazi'nin söylediği "Bu futbolcu çok iyi bir futbolcu, menajeri burada siz konuşun. Ben işin ekonomik taraflarına karışmam" şeklindeydi. İki tane menajeri vardı, onlara Rijkaard'ın sorduğu soruyu yönelttim. "Neden bu futbolcu 4 sezonda 30 maç yapmış". Onlar değişik açıklamalar yaptılar, kendi kulüpleri içindeki teknik heyetin, başkanların, değişik insanların politikaları yüzünden böyle olduğunu söylediler. Bu cevap bizi tatmin etmedi. Bu arada futbolcunun bonservisine 1 milyon dolar, kendisine de yıllık 500 bin dolar istediler. Biz de şöyle bir teklifte bulunduk "Biz futbolcunun 500 bin dolarını verelim, bunu sezon sonuna kadar 300 bin dolara kiralayalım, eğer beğenirsek seneye 1 milyon dolar verip satın alalım", yani onların 1 milyon dolar istedikleri oyuncunun bonservisine 1 milyon 300 bin dolar verelim dedik. Menajeri şöyle bir baktı ve "Kiralık olarak siz bize 500 bin euro verin, sezon sonu almaya kalkarsanız 1 milyon euro verin" bir anda teklif 1.5 milyon euroya çıktı. Biz de dedik "Peki biz bunu kime ödeyeceğiz", o da dedi "Bana ödeyeceksiniz", biz de dedik "Kusura bakmayın karşımızda bir kurum olmazsa böyle bir parayı ödeyemeyiz. Ayrıca 1 milyon dolardan 1 milyon euroya nasıl çıkartıyorsunuz bu teklifi?" dedik. "Siz kiralamak istiyorsunuz" dedi. "Peki" dedik, ve onları oteline geri gönderdik. Prekazi'nin kırgın olması için bir neden göremiyorum çünkü, Prekazi işin ekonomik tarafına karışmadı, böyle bir yaklaşımdan sonra da bizim o futbolcuyu almamız söz konusu değildi" dedi.

Beşiktaş'a imza atan Fatih Tekke'nin önce Galatasaray ile görüşüp görüşmediği yönündeki soruya Adnan Polat " Ben Fatih Tekke'yi 12 yaşından beri Galatasaray'a almayı istiyordum. 12 yaşında Trabzonspor altyapsındaydı, almaya çalıştık o zamanki başkan Sadri Şener bunu öğrenmiş izin vermemişti. Son dönemde Adnan Sezgin bana Fatih'in Galatasaray'a gelmek istediğini söyledi. Ben de durumunu öğrenmesini istedim. Sonra görüşüp şartları öğrendikten sonra bize uygun olmadığına karar verdik. Beşiktaş ile anlaşmış oraya gitti. Biz görşüp bilgi aldık, ekonmik olsaydı almayı düşünüyorduk olmadı. Fatih normal olarak Beşiktaş'a gitti." dedi.

Şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin Fenerbahçe olacağını söyleyen Adnan Polat, Beşiktaş'ın çok popüler futbolculardan oluşan bir takım oluşturduğunu söylerken "Beşiktaş popüler futbolculardan oluşan bir takım kurdu. Ancak gerçek futbollarını görmek için 7. haftayı beklemek lazım. Şu ana kadar Quaresma'yı çok iyi buluyorum. İzlenmesi çok zevkli bir oyuncu. Bence bizim şampiyonluk yarışındaki en önemli rakibimiz Fenerbahçe olur. Beşiktaş, Bursaspor, Trabzonspor daha geride diye düşünüyorum." şeklinde konuştu.

"HALDUN ÜSTÜNEL BEKLEDİĞİM GİBİ DAVRANDI"
Taraftarın sevgilisi olan Galatasaray eski yöneticisi Haldun üstünel hakkında da açıklama yapan Adnan Polat, "4 sene kader birliği yaptığım, çok sevdiğim, kardeşim gibi gördüğüm bir insandı. Her zaman inandığım, güvendiğim bir insandı, hala da öyle. Keşke görevine devam etseydi. Yönetim prensipleri konusunda anlaşamadığımız için görevinden ayrıldı. Görevinden ayrılması aramızda bir kırgınlık olduğu anlamına gelmez. Kısa süre önce yine dedikodular çıktı Haldun ve bizimle ilgili. Daha yeni konuştuk kendisiyle ve bana "Başkan ne zaman ihtiyacın olursa seninleyim.Şu an dışardayım.Yönetimde değilim, her zaman senin yanındayım, emrindeyim. Buradan bile elimden ne gelirse yaparım. Televizyonda çıkar haberlere inanma" dedi. Ben de kader birliği yaptığım Haldun Üstünel'den bunu beklerdim. Haldun'un ayrılmasına çok üzüldüm çünkü onun ayrılmasını hiç istemiyordum. İnşallah ileride yine bir arada çalışmak isterim. Çünkü Galatasaray'ı çok seviyor, çok emeği oldu, maddi manevi çok şey verdi. Keşke ayrılmasaydı" dedi.

"ELANO GİTMEK İSTEMİYOR"
Elano'nun çok önemli bir sakat geçirdiği içinn şu ana kadar hazır olamadığını söyleyen Adnan Polat, "Elano, dünya kupasına 2 gol attı, asist yaptı. Çok iyi oynadı. Ben geçen gün Elano ile konuştum, bana 41 gün yattığını söyledi. Sonra geldi, tabii sakatlığı daha yeni geçmişti. Uzun süre sakat olan bir oyuncunun kondisyon yüklemesi için süre gerekli. Rijkaard her gün onunla ilgili rapor aldı. Bursa maçında ona 15 dakika şans verildi, ancak hazır olmadığı için Elano o maçta da kendini gösteremedi. Bu yüzden Rijkaard ona 1 hafta daha zaman verdi, ancak biz Karpaty'e gittiğimizde, "Elano satılacak ondan getirilmedi" şeklinde haberler yapıldı. Halbuki fizik kondisyon olarak hazır olmadığı için alınmadı kadroya. 10 gün sonra Elano tamamıyla hazır olduğunu söyleyebilirim. Futbolcu satışına gelirsek, ben hep söylüyorum biz de satılacak futbolcu yok ama dünya üzerinde satılmayacak hiçbir futbolcu yok. Bir futbolcunun satılması için önce futbolcunun gitmek istemesi lazım, sonra alıcı kulübün satıcı kulüple ekonomik olarak anlaşması lazım, alıcı kulübün oyuncuyla anlaşması lazım, bu şartlar oluşursa her zaman transfer olabilir. Bu her futbolcu için geçerlidir, Elano için de geçerlidir. Elano bana gelip gitmek istiyorum derse, o zaman ben ona bir yol ve alternatif bulmaya çalışırım." şeklinde konuştu. 

Sayfa Yükleniyor...