Abdullah Avcı: Zamanım ve fırsatım olmadı

Son olarak Beşiktaş'ı çalıştıran Abdullah Avcı, resmi bir teklif almadığını dile getirdi. Avcı, Beşiktaş'a yakışır futbolu oynatmak için zamanı ve fırsatının olmadığını da söyledi.

NTV Spor 10.06.2020 - 10:13
Abdullah Avcı: Zamanım ve fırsatım olmadı

Son olarak Beşiktaş'ı çalıştıran ve siyah-beyazlı takımdan sonra herhangi bir kulüple anlaşmayan Abdullah Avcı futbol gündemini değerlendirdi ve kendi geleceğiyle ilgili de konuştu.

DHA'ya konuşan Abdullah Avcı, Süper Lig'in genel durumunu ve şampiyonluk yarışını değerlendirirken resmi bir teklif almadığını da dile getirdi.

“ORGANİZASYONU İYİ OLAN TAKIMLAR BU SÜREÇTE ÖNE ÇIKACAK”

Koronavirüsten sonra saha içi ve saha dışında sistemini iyi kuran takımların bu süreçten daha az hasarla çıkacağını dile getiren tecrübeli teknik adam, “Takım çalıştırıyor olsaydım daha sağlıklı ve doğru bir karar verebilirdim. Oyuncularla birlikte hareket ettiğiniz için bu durum için daha net konuşulabilir. Şu an dünyada da yaşanmamış bir durum var. Herkes bunu deneyerek sonucunu görecek. Almanya ligine bakıldığında veri olarak oynanan süreçle bu süreç arasında bir fark yok. Burada da takım ve saha organizasyonları iyi olan takımlar bu süreçte daha da öne çıkacak” ifadelerini kullandı.

“ÖZ KAYNAK DÜZENİNE YATIRIM YAPILMALI”

Pandemi sürecinin futbol ekonomisine vereceği zararları herkesin bildiğini dile getiren Abdullah Avcı, "Bundan sonraki sürecin çok daha sağlıklı devam edebilmesi için kulüplerin şirket mantığıyla yönetilmesi gerekiyor. Kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapılmalı. Ülke futbolunda ödeme zorluğunun yaşandığı bir dönem yaşıyoruz. Bundan sonra öz kaynak düzenine yatırım yapabilirsen, bunu doğru geliştire bilirsen bunu yukarıda net bir şekilde oynatabilirsen, yarışırken yapabilirsen ki bunu Almanya yapıyor ve en çok genç oyuncu oynatan lig o zaman sende başarılı olabilirsin. Ligimizde şampiyonluğa oynayan takımların yaş ortalaması belli. Bu durumu kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede çevirebilecek fırsatlar var” şeklinde konuştu.

AVCI, ŞAMPİYONLUK YARIŞINDAKİ TAKIMLARI DA DEĞERLENDİRDİ

Şampiyonluk yarışındaki 4 takımı da değerlendiren Avcı, “Bu dönemde 10 haftalık bir süreç geçti. Bu dönemi takımların teknik-taktik olarak nasıl geçirdiği çok önemli. Bireysel oyuncu üzerinden değil de müsabakaların normal seyrinde de oyuncular sakatlanabiliyor. Galatasaray'da da buna benzer bir durum var, geçen sezon da Başakşehir ile biz yaşamıştık. Bugün seyirci çok önemli bir güç. Trabzonspor şu an lider, uzun zamandır buna odaklanmış bir halde ve son yıllarda da önemli bir ivme kazandı. Galatasaray'ın böyle bir kültürü var, Başakşehir de son iki sezondur yarışan bir takım. Sivasspor ise önemli bir çıkış yaptı ve hala yarışın içerisinde. Yarışta takım ismi vermektense saha organizasyonu, kadro derinliği iyi olan ve bu 10 haftalık süreci iyi geçirmiş takımın ön plana çıkacağını düşünüyorum. Oynanacak 2-3 haftalık süreçteki oyun yarışta gidişatı belirleyebilir. Galatasaray ve Trabzonspor için seyirci önemli bir güç ve seyircisiz dönemde önceden yaşamış birisi olarak Başakşehir daha avantajlı. Sahaya ne kadar bağlı kalacağı da önemli çünkü alınan sonuçlardan sonra duygulara göre mi hareket edilecek bunu ilerleyen haftalarda göreceğiz” açıklamasında bunuldu.

“EURO 2020’NİN ERTELENMESİNİ AVANTAJA ÇEVİREBİLİRİZ”

EURO 2020’nin bir yıl ertelenmesini milli takımın avantaja çevirebileceğine vurgu yapan Avcı, “Genç bir kadromuz var. Avrupa'da oynayan oyuncu sayımız arttı. Bu oyuncularımızın 3'ünde sakatlık durumu vardı. Yusuf Yazıcı, Merih Demiral ve sonradan da Cenk Tosun eklendi.  Avrupa'da futbol oynayan oyuncular ve verdikleri röportajları da okuyorum, teknik ve taktiğin gelişmiş olduğu bir durumun farkındalar. Genç bir kadromuz var, iyi bir ivme kazandık, önümüzdeki seneyi sakatlık yaşamadan geçirebilirsek, genç ama bir yıl daha Avrupa'da forma giymiş tecrübeli bir takım olacağız. Böyle devam ederse avantaja çevrilebilir diye düşünüyorum” dedi.

“RESMİ TEKLİF ALMADIM”

İsminin sürekli farklı kulüpler anılmasıyla ilgili olarak da konuşan başarılı teknik adam, “Resmi bir teklif alsam bunu gayet net söylerim. Teklifle ilk önce dolaylı yoldan konuşulur, bunu daha önceden de ifade ettim. Dünyanın ve ülkemizin bu yaşadığı bu süreçte öncelik insanların sağlığına kavuşması. Biz görev alacakmış gibi ekip halinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm ekibimle fikir alışverişi yapıyoruz. Analizler yapılıyor, takip ettiğimiz takımlar var. Yeni oyunlar ve oyuncular var. Bir teknik ekibin yarın çalışacakmış gibi hazır olması lazım. Bizde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Samimiyetimle söylüyorum; teklif aldığımda bunu paylaşacağım. Önemli olan çalışacağın yerde üretmektir. Böyle bir kısıtlamamız yok. Dolaylı yoldan yurt içi ve yurt dışı konuşmalar var. Bunu zaman içinde en iyi şekilde değerlendireceğim” açıklamasında bulundu.

“BEŞİKTAŞ’A YAKIŞIR OYUNU OYNATMAM İÇİN O ZAMANIM VE FIRSATIM OLMADI”

Beşiktaş’ta önemli deneyimler elde ettiğini ve önemli bir kulüpte görev aldığını söyleyen Avcı, “Hiçbir keşkem olmadı. Çok önemli bir kulübe gittim. Duygusuyla, tutkusuyla taraftarıyla, stadıyla atmosferiyle geçmişiyle ve tarihiyle önemli bir kulüptü ve hiç bir pişmanlığım olmadı. Beşiktaş'a gittiğimde saha içinde kalan ve bunu detaylı bir şekilde, o kulübün geçmişine ve şanına yakışır bir şekilde bir oyun oynatmaya çalıştık. Hem savunmada, hem de hücumda en ufak detayına kadar oyunlarla paylaştık. Sonrasında olumluyu da yaşadım Beşiktaş taraftarı böyledir. İstifayı da yaşadım Abdullah Avcı tribüne tezahüratını da yaşadım. Güzel duygulardı. Oyuncularımla bir şeyleri geliştirebilmek, güçlü bir oyun oynatabilmek için hem teoride, hem de pratikte oyunun çok tekrarları gerekiyor. Beşiktaş'a yakışır oyun için o zamanı ve fırsatı yakalayamadım ama 6 aylık süreçte önemli deneyimler kazandım. Hiç bir pişmanlığım da olmadı” diye konuştu.

“6 AYDA 2 YÖNETİMLE ÇALIŞTIM”

Beşiktaş’tan ayrılmanızda yönetimin ile aranızda güven problem mi vardı şeklinde yöneltilen soruya Avcı, “Bunu bilmiyorum onu diğer tarafa sormak lazım. 6 maçta üst üste kazanma serisini bir yeni yönetimle yaşadık. Ben ilk kez kongre yaşadım, 6 aylık süreçte 2 yönetimle çalıştım. Bu durum bir kulübün içindeki dinamikler açısından kolay değil. Olumluyu da olumsuzu da iki dönemde yaşadık. Büyük takımlarda hemen sonuç almak gerekiyor ki biz ayrılırken şampiyonluk yarışının içerisindeydik. Bunlar bir deneyim ve güzel duygular da yaşadık. Hiç pişmanlığım yok” dedi.

“EMRE DE, ARDA DA, NURİ DE SPORTİF DİREKTÖR OLARAK BAŞARILI OLUR”

Son günlerde gündeme gelen sportif direktörlük kavramı için Emre Belözoğlu, Arda Turan ve Nuri Şahin gibi isimlerin başarılı olabileceğini dile getiren tecrübeli teknik adam, “Almanya'da bunun örnekleri var. Üst düzey oyunlarda görev almış, uluslararası görevler de bulunmuş oyuncular var. Emre Belözoğlu, Arda Turan, Nuri Şahin gibi isimler var. Hepsiyle de hem ilişkim, hem de çalışmışlığım var. Almanya'da da böyle hangi yolu tercih edeceksen onun eğitimini alarak yola devam ediyorsun. Son zamanlarda uluslararası organizasyonlarda görev almış oyuncularımız da var. Yabancı dilleri de var. Bu üniversitede eğitmenlik de olabilir, sportif direktörlük de olabilir. Bu isimlerin kulüplere çok önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum” diye konuştu.

“REZERV LİG GÜZEL PROJE”

Türkiye Futbol Federasyonu’nun Rezerv Lig planlamasının önemini anlatan Avcı şöyle konuştu:  “Rezerv ligin açılımının şu an ülkemizde nasıl olduğunu bilmiyorum. Benim açımdan şöyledir; U21 Ligi'nde de çalışmış birisi olarak o dönemi de yaşadım. o dönem adı Profesyonelliğe Aday Futbolcular Ligi'ydi (PAF). A Milli Takım'da görev aldığım dönemde yaptığım çalışmalarda Süper Lig takımlarının amatör kümeden değil tamamen en alt profesyonel ligden başlatılması ve bunun da bir sınırlaması olması. Her kulübün bünyesinde 150-200 sporcu var. Bu sporcuların hepsinin o takımın A takımda yer alacak gibi bir durum yok. 19 yaşına kadar oyuncu A takıma çıkıyorsa çıkıyor. Çıkamıyorsa 19-23 yaş arası rezerv ligde ve profesyonel müsabaka ortamında deplasmanlı ortamda oynamasıdır. 23 yaşına kadar oyuncuyu rezerv takımında takip edersin, 21'de geri alabilirsin, 23'de geri alabilirsin. 23 yaşından sonra olmuyorsa başka kulüplere göndere bilirsin. Belki federasyon tarafından oraya 2 kontenjan oyuncu kullanılabilir. Rezerv ligin amacı profesyonel ligden başlamasıdır. 19 yaşına kadar A takıma sıçrama yapamıyorsa 19-23 arası orada değerlendirirsin ya geri alırsın ya da gönderirsin. O amaçla yapılırsa güzel olur diye düşünüyorum.”

"2’NCİ LİG VE 3’ÜNCÜ LİG KULÜPLERİ REKABET EDEBİLİR”

2’nci Lig ve 3’üncü Lig takımlarının rekabeti zorlayacağı için karşı çıktığı rezerv lig hakkında Avcı, şunları söyledi: “Süper Lig kulübünün alt yapısından yetişen oyuncularla adılar götürdüler.  Algı ya da isimlerden dolayı böyle bir şey olabilir ama çok rahat rekabet yapabilirler. 19-23 yaş arası oyuncuların rekabet ortamı içinde gelişmesi planlanıyor. Aynı zamanda takımlar kendi antrenörlerini de oraya göndererek kendi oyun felsefesine uygun olarak oyuncuların gelişmesini sağlayabilirsin. Aynı şekilde antrenörünün de gelişmesini sağlayabilirsin” dedi.

AVCI’DAN STAJYER ANTRENÖR PROJESİ

Avcı, Beşiktaş’ta hazırladığı Stajyer Antrenör Projesi için de şunları söyledi: “Bu Beşiktaş’ta 6 aylık bir süreç. Bunu daha önceden de planlamıştık. Onlar benim mesai arkadaşlarım ve çok da iyi yerlerde görev yapıyorlar. Bu beni son derece mutlu ediyor. Rekabet kaliteyi ve saygıyı da getiriyor. Nuri Şahin de bana karşı antrenör olmak istiyor. Bir kulübede Nuri Şahin bir kulübede Abdullah Avcı olursa güzel olur. Beşiktaş’ta bu projeyi öne çıkaracaktık ancak yoğunlukta müfredatı hazırladık. Teknik taktiğin, zihinsel performansın ve maç analizinin olduğu bir müfredat bu. Beşiktaş’ta şunu yaratacaktık; Ümraniye’de 17 ve 19 yaş takımları da orada çalışıyor, bu futbolcular orada saha pratiklerini de yapacaktı ve bize geri bildirim verecekti. Oyuncularla konuştuğumda hoşlarına gitti. Özellikle Necip ve Atiba bu konuda çok açıktı. Hemen müfredata katılıp uygulamak istediler. Ayrılmamdan kısa bir süre önce bu müfredatları onlar da verdik. Umarım uygulanır öyle bir hevesleri var. Necip Beşiktaş alt yapısında yetişmiş birisi ve böyle bir hedef koyması çok güzel. Atiba’nın bu konuyla ilgili ciddi düşünceleri var. Bu uygulamaya devam edeceğim.”

“MİLLİ TAKIM HEDEFİ HER ZAMAN VAR”

Türkiye A Milli Takım Teknik Direktörlüğü’nün her zaman hedefi olduğunu belirten Avcı,  “Genç milli takımla başladım, sonrasında A Milli Takımda görev aldım. Milli takımın başında çok değerli hocamız Şenol Güneş var. Hem hocam hem de hala iletişimde olduğum çok sevdiğim bir insan. Önlerinde de EURO 2021 Avrupa Şampiyonası var. Duygularım onlarla beraber. Biz de Başakşehir ve Beşiktaş’ta ilk 11’den 5-6 oyuncu verdik. İlerde böyle bir şeyin olması çok normal. Hedefimin olması da normal ama bu hocamın başarılarını ve süresini tamamlamasından sonra” dedi.

Sayfa Yükleniyor...